Reklam
  • Reklam
AMEL ve VEFA AYI
Reklam
Yrd. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Yrd. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

AMEL ve VEFA AYI

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

AMEL ve VEFA AYI

         Önümüzdeki çarşamba günü Şaban ayının biri olacak. Yani bu yazıyı kaleme aldığım şu saatler artık Recep ayının son saatleri. Umarım saatler sonra uğurlayacağımız Recep Ayı bizden memnundur.

         Üç aylar Yüce Allah(c.c.) ‘ın seçtiği güzide aylardır. Yüce Yaratana yaklaşmak için vesile olan aylardır. İlâhî feyz ve bereketin yeryüzünü şenlendirdiği bu mübarek aylar, mü'minler için en kârlı ve kazançlı fırsattır. Değerlendirebilenlerimize ne mutlu. İşte bu senenin de üç aylarından birincisi bizi terk ediyor. Acaba bu sene Ramazana erişebilecek miyiz? Diyelim erişebildik. Acaba gelecek yıl yine Recep Ayını idrak edebilecek miyiz?

         Karşılamak üzere olduğumuz Şaban ayı için Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) “Şaban benim ayım” diyerek, “Şaban günahları siler, Ramazan ise (oruç tutan müslümanları) temizler” (Gunye, 1 /187)buyurmuşlardır.

         Başka bir hadîs-i şerîfte: “Şaban, Receb ile Ramazan arasında bir aydır. Fakat insanlar onun fazîletinden gafildir. Halbuki onda kulların amelleri, Rabbü’l-Alemîn’e yükselir. Ben de oruçlu olduğum halde amelimin Allah’a yükselmesini severim.” buyurulmuştur. (Gunye, 1/187).

         Ebu Nasr babasından, babası dahi, Sâbit’den naklen; Enes’in r.a. şöyle dediği anlatılmıştır:
Rasûlüllah (s.a.v.) efendimize oruçların en faziletlisi sorulduğu zaman şöyle buyurdu: “Ramazan ayına tazim için, Şâban ayında tutulan oruçtur.”

         Abdullah r.a. Rasûlüllah (s.a.v.) Efendimizin şöyle buyurduğunu anlattı:
“Bir kimse, Şâban ayının son pazartesi gününü oruçlu geçirir ise, günahları bağışlanır”.

         Diğer vakitlerde kılınan bir rekât namazın sevabı on ise, Şaban ayında üç yüzden fazladır. Okunan her bir Kur'ân harfi için üç yüz Cennet meyvesi vardır.

         Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam diğer aylara göre bu ayda daha çok ibadet ve taatte bulunurlardı.

         Basta Hz. Âişe Validemiz olmak üzere Sahabilerin beyanına göre Peygamberimiz bazan Şaban ayının tamamını, çok kere de çoğu günlerini oruçlu geçirirdi. Bu hususta Hz. Âişe'nin (r.a.) şöyle bir rivayeti vardır:

"Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam bazı aylarda çok oruç tutardı. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç iftar etmedi sanırdık. Bazı aylarda da çok iftar ederdi. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç oruç tutmadı derdik. Resulullahın Aleyhissalâtü Vesselam Ramazan'dan başka bir ayın orucunu tamamladığını görmedim. Şaban'daki kadar, kendisinde, çok oruçlu olduğu bir ay da görmedim"(5) Buhari, Savm: 51.

         Receb ve Şaban aylarının beklide en önemli yönleri, rahmet ayı olan Ramazanı karşılayan aylar olup Ramazan ayının müjdecisi olmalarıdır. Dinimizde ayrı bir değeri olan üç ayların, kişide insanî özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol altına alınmasında rolü büyüktür. Zira Receb ve Şaban aylarının feyzinden ve bu aylarda bulunan Regaib, Mirac ve Berat gecelerinin rahmetinden istifade yolunu tutan bu kişi Ramazan ayında ise her türlü kötülükten kendini uzak tutar ve insanî taraflarının güçlenmesine gayret eder. Nihayet Kadir gecesinde yapacağı ibadet ve tevbe ile manevî hazza ulaşır. Bu vesile ile, bu aylarda bol bol istiğfar etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kur'ân okumak ve dua etmek en uygun davranışlardır.

         “Şaban amel ve vefa ayıdır.”

“Şaban muhabbet ayıdır.”

“Şaban hizmet ayıdır.”

“Şaban zâhidlik ayıdır.”

“Şaban ayında kötülükler kalkar.”

“Receb afetlerin geri bırakıldığı, Şaban taatların yapıldığı, Ramazan ikramların beklendiği aydır.”

         Ne diyelim Şaban ayını anlatmak için kütüphaneler dolusu kitaplar dahi yazılsa, yine de yeterli olmaz. Biz de Şaban ayı ile ilgili aktaracaklarımızı burada noktalayarak:

-Yarabbi bu yıl yaşamakta olduğumuz üç aylardan en iyi şekilde istifade edebilmemizi;

-Sevdiklerinle bir ve beraber olabilmemizi;

-Ramazana erişebilmemizi;

-Senin istediğin mana ve ölçüde bayram ede bilmemizi bizlere nasip eyle; diyelim.

 

Dr. Ali Bestami Kepekçi / 13/08/2007

Bu yazı 8792 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar