Reklam
  • Reklam
Kırlangıcın hikayesi
Reklam
Yrd. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Yrd. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Kırlangıcın hikayesi

29 Ekim 2010 - 03:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:41

Zamanın birinde yalnız yaşayan bir adam varmış. Hiçbir dostu, kapısını çalacak bir komşusu da yokmuş. Dört duvar arasında yaşayıp gidermiş tek başına...

Adamın bu yalnızlığını dışarıdan izleyen bir kırlangıç, çok içerlemiş adamın bu haline.

Uzaktan uzaktan onu sevmeye başlamış. Ve bir gün penceresinin camını tıklatmış adamın.

Adam şaşkınlıkla camı açmış ve sormuş: Ne istiyorsun? diye.

Kırlangıç "beni evine al, seninle yaşayayım" demiş.

Adam şiddetle reddetmiş ve kapamış pencereyi.İkinci gün kırlangıç yine gelmiş adamın penceresine."Lütfen beni evine al, ister bir kafese koy, ister elinde sev, okşa, çünkü ben seni seviyorum" demiş. Adam yine aynı inatçı eda ile reddetmiş kırlangıcı. Ve üçüncü gün kırlangıç yine konmuş pencereye. Aynı yakarış:

 "Bak" demiş adama kırlangıç.

"Artık havalar soğudu sıcak ülkelere göç edeceğim. Bu sana son gelişim. Altı ay oralardayım, burada olmayacağım, Lütfen al beni evine , ister kafese koy , ister elinde sev okşa ! Ama reddetme beni çünkü ben seni seviyorum.?

Adam soğuk bir edayla:

?Nasıl alayım seni evime, olur mu böyle şey demiş? ve yine kapamış pencereyi.

Ve kırlangıç uçmuş gitmiş.

...

Aradan bir zaman geçmiş... Adamın gözü gelip giden kırlangıcı arar olmuş. Arada bir de olsa ona gelen biri vardı zira. İlk defa ona bir kuş da olsa birileri "seni seviyorum. " demişti.

Bu sihirli iki kelimeyi başka hiçbir kimseden duymamıştı. Şimdi hepten yalnız kalmış ve yaptığından pişmanlık duymuş. Bekler olmuştu kırlangıcın yolunu. Bir ay geçmiş , iki ay geçmiş derken altıncı ay da geçmiş Ve havalar ısınmış.

Adamın gözü ufukta kırlangıç sürülerini arar olmuş.

Nihayet sürüler gelmeye başlamış ve adam pencerede sürülere bakıp kırlangıcını aramaya başlamış. Bir tane geçmiş..ikisi üçü derken kendi kırlangıcı yokmuş aralarında.

Son bir kırlangıç kalmış sürünün sonunda ve adam heyecanla sormuş kırlangıca:

- Sizden bir arkadaşım vardı,beni seviyordu pencereme gelirdi.Benimle yaşamak istiyordu, nerede göremedim onu sürüde.

Kırlangıç sormuş. Ne zaman oldu bu olay?

"Altı ay önce" diye cevaplamış adam.

Kırlangıç "o zaman siz kırlangıçlarla ilgili gerçeği bilmiyorsunuz. Kırlangıçlar altı ay yaşar"...

Birçoğumuzun bildiği kırlangıcın hikayesini bir de ben gündeminize getirmek istedim. Biz insanlar hep böyleyiz. Çoğu zaman kaybetmeden sahip olduğumuz şeylerin değerini bilemeyiz. Bazen kaybettiğimiz şeyleri tekrar buluruz, yani kazanırız belki ama; çoğu kez bu değerlere ulaşmak, geri dönmek mümkün olamaz.

Bazen sahip olduğumuz değerler, bazen önümüze çıkan fırsatlar bir bir önümüzden kayar, ama biz onları anlayamaz, tabir caizse elimizin tersi ile iteriz. Ama sonradan. Ne fayda ! Fırsat kaçmıştır. Ve bu fırsat; belki de önümüze çıkabilecek son şanstır !

Biz biz olalım, sahip olduğumuz değerlere kaybetmeden önce sahip çıkalım.  Vatanımız, sağlığımız, anamız, babamız, dostlarımız. Şansımızı kaybetmeden sahip çıkalım. Hep mutlu olabilmek için bir çok şeyi deneriz ya. Fakat gözümüzün önündeki fırsatları küçük mutlulukları hiç göremeyiz. Gelin bu küçük mutlulukları gözleyelim; bugünümüzü kaçırmayalım. Belki bugün son günümüzdür.

Dr. Ali Bestami Kepekçi / 17.09.2010

Bu yazı 574 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar