Reklam
  • Reklam
Ramazan İklimi
Reklam
Yrd. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Yrd. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Ramazan İklimi

20 Temmuz 2012 - 03:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:42

Ramazan; muhabbet ayı, sevgi ayı.
Ramazan; dinimizce yüce ve kutsal kabul edilmiş mübarek ay.
Ramazan; on bir ayın sultanı.
Ramazan; feyiz ve bereket ayı.
Ramazan; af ve mağfiret ayı.
Ramazan; sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın toplum hayatında yoğunluk kazandığı, ibadet hayatımızın zenginleştiği ay.
Ramazan; Peygamber Efendimizin ifadesi ile ?Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş.?
Ramazan; kalplerin dirildiği, gönüllerin aydınlanıp coştuğu, nefislerin kırıldığı, insani vasıfların tekrar hatırlandığı manevi yaşamı dolu olan bir ay.
Ramazan; hac ibadeti hariç İslam?ın beş erkanından dördünü edâ ettiğimiz ve ibadetlerle süslediğimiz müstesna bir zaman dilimi.
Ramazan; Allah?ın biz müminlere sunduğu büyük bir ihsanı ve nimeti.
Ramazan; manevi hayatımızda seçkin yeri olan ay.
Ramazan; gelmesi ile iyiliklerin çoğaldığı, kötülüklerin azaldığı, yoksullara ve düşenlere yardım ellerinin uzandığı ay.
Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) Ramazan ayı girerken ashabına hitap ederek Ramazan ayının kutsiyet ve faziletini şöyle belirtmiştir:
?Ey insanlar! Yüce ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize bastı, o ayda bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır.
Allah o ayda oruç tutmayı farz kıldı. Geceleyin ibadet yapmayı nafile kıldı.
O ayda bir farz işleyen diğer aylarda yetmiş farz işlemiş gibi sevap alır.
O, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı ise cennettir.
O, yardımlaşma ayıdır. O ayda müminin rızkı bollaştırılır.
O ayda kim bir oruçluyu iftar ettirirse bu, günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. Aynı zamanda oruçlunun sevabı kadar sevap verilir. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey noksanlaşmaz.
O öyle bir aydır ki evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden ateşinden kurtuluştur.?(Terğib ve Terhib, II, 430/13)
Üçaylar, Recep, Şaban derken Allah?a şükürler olsun, bu yıl da Ramazan-ı Şerif?e erişmeyi Rabbim bizlere nasip etti.
Hani o varya iftar sofralarında bir araya gelişimiz, ailemizle, komşularımızla, çalışma arkadaşlarımızla, tanıdıklarımızla, aramızdaki muhabbeti ne de güzel artırmaktadır değil mi?
Dünya meşgalesi, özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için birçok kere yemek sofraları dahil, kendi ailemizle bile bir araya gelmemizi sağlayamamaktadır. Ramazanda ise, özellikle bu yıl, iftarın geç olması sebebiyle bu daha rahat sağlanacak, iftar sofraları sevgimizin, muhabbetimizin, aramızdaki birlik ve beraberliğin artışı için bir vesile olacaktır.
Teravih namazları da her gün inananların beraberliğini sağlamakta, İslam Dininin insanlar arasında yerleştirdiği en önemli toplumsal yapı taşı olan İslam kardeşliğinin, gönül birlikteliğinin gerçekleşmesini sağlamaktadır.
Yine bu ayın zekat ve fitre ayı olması hasebiyle de fakirlerin sevindirilmesi de toplumumuzdaki birlik ve beraberliğin sağlanması açısından ayrı bir öneme sahiptir.
Ramazan, toplum olarak aramızda bulunması gereken sevgiyi inşa etme, geliştirme ve en yüksek seviyeye çıkarmak için büyük bir fırsattır. Sevgili Peygamberimiz,
?Canım kudret elinde olan Allah?a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız!? buyurarak Müslümanlar arasındaki olması gereken sevginin önemine dikkat çekmiştir. Bu sebeple gönül bağıyla birbirimize bağlanmış birer mümin olarak birbirimizi sevmeli, birbirimizin sıkıntılarını hafifletmeli, birbirimize kin tutmamalı, aramazda sevgi ve saygıyı çoğaltmak suretiyle birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendirmeliyiz. Zaten günümüzde, bugün kendisine en çok ihtiyaç duyduğumuz şey birlik ve beraberliktir. Birlik ve beraberliğin oluşmasında ise ihtiyaç duyacağımız şey, aramızdaki iman kardeşliğinden zuhur eden sevgi ve muhabbettir.
Bu muhabbet ikliminde Müslüman olmamızın gerekliliği olan birbirimizi sevmek fiilini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışalım. Unutmayalım ki; dünya saadeti de, ahret saadeti de hep buradan geçmektedir.
Yüce Rabbimiz (c.c.) birbirimizi Allah rızası için sevmeyi; Zatını gerçek manada sevmeyi başaranlarla bir ve beraber olmayı; birbirimize kendi rızası için yardımcı olmayı, hatalarımızı bağışlamayı ve sonunda cennete ve Cemalullaha ulaşmayı nasip etsin.
Allah (c.c.) encamımızı hayreyleye.

Dr.Ali Bestami Kepekçi / Kilis Postası Köşe yazısı

Bu yazı 450 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar