Reklam
  • Reklam
YA SİZ NEREDE YAŞIYORSUNUZ?
Reklam
Yrd. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Yrd. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

YA SİZ NEREDE YAŞIYORSUNUZ?

00 0000 - 00:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:42

AKP ilk iktidara geldiğinde, hatta seçim meydanlarında seçmenden 3 yıl süre istemişti. 3 yıl kemerlerin sıkılacağını, ama 3 yılın sonunda her şeyin güllük gülistanlık olacağını ifade etmişti. Hepimiz bir umutla bekledik.

Geçen 3 yılın sonunda oluşan tablo nasıl? İsterseniz hiç uzağa gitmeyelim. Herkes kendisine sorsun. Ortam ne kadar güllük gülistanlık. Ekonomide ne iyiye gitti. Alım gücümüz arttı mı? Gelirimiz ne kadar arttı? Cebimizdeki para ne kadar arttı? Eğer ticaretle uğraşıyorsak, artık daha mı rahat tahsilât yapıyoruz veya çeklerimizi, senetlerimizi daha mı güzel ödüyoruz? İşçi çalıştıran bir müessese sahibi isek, bu 3 yıllık süre içerisinde kaç işçimizi istemeyerek de olsa işten çıkarmak zorunda kaldık. Ne kadar yatırım yapabildik.

Tabii eğer Türkiye’de belli bir kesimin elinde olan basından bu haberleri dinlerseniz her şey çok güzel. Ama kendi kendinizi dinlerseniz, durum hiç de içaçıcı değil. Bir esnaf dostumla 2-3 gün önce sohbet ediyordum. Bakın aynen ne diyor:

“İşlerim çok kötü. Her gelen gün de bir öncekini aratıyor. Ben bu sıkıntıları çekerken basını takip ediyorum. Her şey güllük gülistanlık. Bir an kendimden şüphe ettim. Acaba ben mi bir yerde hata ediyorum. Her kesin işi çok iyi bir benimki kötü dedim. Gedikpaşada ayakabıcı imalatçısıyım. Meslektaşlarımla bu düşüncemi paylaşmaya başladım. Baktım hepsi benim gibi düşünüyor. O zaman bizim sektörde bir sorun var diyerek, sektör değiştirmeye karar verdim. Başladım, başka sektördeki esnaflarla görüşmeye. Ne yapalım, bir ekmek parası arıyoruz. Bir baktım ki; basının anlattığı Türkiye Cumhuriyeti, bizim yaşadığımız yer değil. Tüm sektörlerde durum aynı. Herkes kan ağlıyor. Senetleri protesto olanı mı dersin; çekleri yazılanı mı dersin; aldığı kredi kartının borcunu ödeyemediği için evine, işyerine haciz geleni mi dersin; vergisini ödeyemediği için işyerini kapatmak zorunda kalanı mı dersin; işçi çıkartanı mı dersin; işten çıkartılmak zorunda kalanı mı dersin. En son dedim ki vay halimize.”

Ekonomideki gerçek tabloyu yaşayan bir esnafın dilinden sizlere aktarmaya çalıştım. Birçoğumuz veya birçoğunuz, arkadaşımdan farklı değilsiniz sanırım. Umut ederim, siz bir takım basının anlattığı yerde yaşıyorsunuzdur. O zaman ne mutlu size!

Bu yazı 418 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar