Kilis'teki üniversite kampüsünde gerçekleşen programa, Kilis Valisi Tahir Şahin, 11. Tugay Hudut Komutanı P. Kur. Albay Ersin Özbalcı, Rektör Prof. Dr. Zekeriya Akman, çok sayıda akademisyen, kamu kurumu temsilcisi, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerden katılım sağlandı. Konferansın ana konuşmacısı ise İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Fatih Kanter’di.
Etkinlik, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitler anısına yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Zekeriya Akman, 15 Temmuz’u “milletin varlığına ve iradesine yönelmiş açık bir ihanet” olarak tanımlayarak, bu karanlık gecenin unutulmaması gerektiğine dikkat çekti. “Gaflet tembihle, cehalet eğitimle giderilir; ama ihanetin ilacı yoktur” sözleri, salondaki izleyicilerde derin bir etki yarattı.
Konferansta söz alan Prof. Dr. Kanter, konuşmasında bireysel ve toplumsal kimlik ekseninde “milli kimliğin” nasıl şekillendiğini çok katmanlı bir yaklaşımla ortaya koydu. Millî kimliğin ancak güçlü bir toplumsal hafıza ile korunabileceğini vurgulayan Kanter, Cengiz Aytmatov’un eserlerinden “mankurtlaşma” kavramını örnek göstererek kültürel hafızanın silinme riskine dikkat çekti.
Kanter’in konuşmasında tarihî örnekler de öne çıktı. Milli Mücadele yıllarına ve Kırgız halk edebiyatındaki Manas Destanı’na atıfla, kahramanlık anlatılarının ortak kimlik bilincine katkısını vurguladı. 15 Temmuz gecesinde sergilenen direnişin de modern zamanların bir destanı olarak bu anlatılarla aynı çizgide değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Konferans sonunda, Prof. Dr. Kanter’e teşekkür belgesi Rektör Prof. Dr. Zekeriya Akman tarafından takdim edildi. Ardından, “15 Temmuz Karma Sergisi”nde emeği geçen Geleneksel El Sanatları Bölümü öğretim elemanlarına teşekkür belgelerini ise Kilis Valisi Tahir Şahin sundu.
Bu tür etkinliklerin, 15 Temmuz’un sadece bir tarih olarak değil, aynı zamanda toplumsal kimlik inşasında bir dönüm noktası olarak kavranması açısından büyük önem taşıdığı bir kez daha ortaya konmuş oldu.









