Güneşle Konuşan Ali (a.s.)

Hz. Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa'nın (s.a.v) dilinden İmam Ali (a.s) Efendimizin faziletlerini anlatmaya devam ediyoruz…


Güneşle Konuşan Ali (a.s.)

"Müslümanların efendisine ve Muttakilerin imamına merhabalar olsun!"

İbn-i Abbas Resûlullah'tan şöyle nakletmiştir: "Eğer insanlar Ali b. Ebi Talib'in sevgisinde birleşselerdi, Allah cehennem ateşini yaratmazdı."

Resûlullah buyurdu ki: "Mü'min sahifesinin başı, Ali b. Ebi Talip'in sevgisidir."

Allah Resûlü, "Hangi şeyden sorup duruyorlar birbirlerine? O büyük haberden mi" (Nebe 1-2) ayetlerinin tefsirinde şöyle buyurmaktadır: "Kabirlerinde Ali'nin velayeti kendilerine sorulacaktır. Doğuda veya batıda, karada veya denizde bulunan her ölüye, öldükten sonra Münker ve Nekir isimli melekler mutlaka Emir'ül-mi'minin'in velayetini soracaklar. Onlar ölüye şöyle hitap edecekler: "Rabbin kimdir? Dinin nedir? Peygamberin kimdir? İmamın kimdir? (İhkakul Hak s.485)

Abdullah b. Mes'ûd'dan şöyle nakledilmiştir: "Biz Peygamber (s.a.a.) ile birlikte olduğumuz bir sırada, Hz. Ali (a.s.) içeri girdi. Resûlullah ona hitaben şöyle buyurdu: 'Ey Ebe'l-Hasan, Allah katındaki değerini sana göstermemi ister misin?' Hz. Ali (a.s.), 'Evet, anam babam sana feda olsun ya Resûlallah!' deyince, 'Yarın sabah olduğunda, Benimle birlikte güneşin karşısına çık; o, Allah-u Teâlâ'nın izniyle seninle konuşacaktır' buyurdu. Kureyş ve Ensâr'ın hepsi toplandılar. Resûlullah sabah namazından sonra Hz. Ali'nin elinden tuttu ve beraber dışarıya çıktılar. Dışarıda oturup güneşin çıkmasını beklediler. Güneş doğduğunda Resûlullah (s.a.a), 'Ya Ali, konuş güneşle, o memurdur ve seninle konuşacaktır' buyurdu. Hz. Ali güneşe şöyle hitabetti: 'Allah'ın selâmı, rahmet ve berekâtı senin üzerine olsun, ey Allah'ın söz dinleyen, itâatkar yaratığı.' Güneş de şöyle cevap verdi: 'Ve aleykesselâm ve rahmetullahi ve berakatuh. Ey vasîlerin en üstünü; Allah sana dünya ve ahirette, hiçbir gözün görmediği ve hiçbir kulağın duymadığı özellikler vermiştir!' Hz. Ali, 'Bana verilen nedir ki?' deyince şu cevabı verdi: 'Onları söylemem için bana izin verilmemiştir; yoksa insanlar fitneye düşerler! Ama dünyada verildiğin ilim ve hikmetten dolayı ne mutlu sana! Ahirette ise sen Allah-u Teâlâ'nın, Kur'ân'da övdüğü şu kimselerden olacaksın: Şimdi hiç kimse kendileri için, yaptıklarına karşılık gözler aydınlığı olacak şeylerden neler gizlenmiş olduğunu bilemez. (Secde, 17-18). Öyle ya iman eden kimse, fâsık olan gibi olur mu? Onlar eşit olamazlar. Evet, sensin Allah'ın imana has kıldığı mü'min.'

Güneşin Hz. Ali ile üç kez konuştuğu rivâyet edilmiştir." (Es-Sâkıb-u fil-Menâkıb, s.255).

Adem Birinci

(Kilis Postası Haber Merkezi)