DEDEMİN TANDIRI
Aysel Masmanacı Beşoğlu

Aysel Masmanacı Beşoğlu

DEDEMİN TANDIRI

27 Aralık 2020 - 00:27

Biz ,  Kilis'in  Akcurun Mahallesi ‘ nin başlangıcı olan ,taş yapılı, havuşlu, iki tabakalı, duvarlarında kuş penceresi ,  tazarı , haznası ,çıkması, evin altında mağarası bulunan  tavanı ağaç direkli , tarihi   bir evde doğduk , büyüdük.

Evimiz   dört  daireden ibaret  bir evdi. Daire olarak tasvir ettiğim , bize, amcamlara ve  dedemle ninemin  ayrı  yaşadığı dört  ayrı yek gözlü  oda.

Bizim ailemiz , anne-baba ve beş çocuk, yedi kişi + amcamlar da  yedi kişi+ dedem + Ninem= 16 kişi  bir evde yaşadık.  Havuşa açılan tek mutfak, tek banyo ve tek WC. Hergün WC kuyruğu,  banyo sırası,  annemle yengemin yemeklerini yapmak İçin didiştikleri tek taş ocaklı mutfakları....

Ninemin mutfağı ayrı, dedemin mutfağı ayrı.. ninemin mutfağından tahta süllümle  çıkılan penceresi ,  tahta cumbalı yatak odası ...

Dedemin de  odası ,  içinde  tandır  bulunan yer odası....

 11 yaşıma kadar bu büyük ve içinde  16 kişinin yaşadığı,havuşunda kocaman bir curun,  eni 1 m. lik  asırlık   bir dut ağacı, et ve yemeklerin korkmaması İçin içine salladıkları  lastik kovalı bir kuyusu,  kuyunun etrafını çevreleyen erik ve elma ağaçları ,  hanımeli  ve  öbek öbek yere sallanan yaseminlerin süslediği   ve sekinin tamamını kaplayan kundak kundak koruk salkımlarının sallandığı asmalı havuşlu bu evde yaşadım. 

Bu üç aile  kendi evinin yemeğini ayrı yapar. Kendi odalarında yemeklerini yer,  ancak çay ya da kahve içmek için yaz mevsimi ise  geceleri sekide toplanırlar , çay içerler, muhabbet ederler. Kışın  da  dedemin  odasındaki  üstü yorgan örtülü yer tandırına ayaklarını sarkıtarak  ısınıp sohbet ederlerdi. Dedem ,  ak sakallı, nur yüzlü  , yüzü güleç bir ihtiyardı. Ama kalabalığı sevmez, çocuk sesine tahammül edemezdi.  Odasına kimsenin gelmesini istemezdi.

Karlı bir kış günüydü. Odun tasarrufu İçin yine dedemin odasına toplanmış ayaklarımızı tandıra sallamıştık.  İki ablam, iki kuzenim ben ve dedem ayaklarımızı sarkıtarak tandırın altına girdik, yorganı yarı belimize çektik.

Ben Öğretmenimin müsameremizde okumam için verdiği şiiri ezberliyorum, ablam kuzenlerime gördüğü bir filmi anlatıyor. Kızlar kahkaha atınca  dedem  tandırın içinde ayakları ile ablamın ayaklarına bastırarak ablamın ayağını  ateşe   bastırıyor ...

Daha ablam can havliyle bağırmadan önce dedem bağırıyor:

“- LAN   ŞU   AYAK   KİMİN? LAN ŞU AYAK YANORRRR...”

Ardından ablam can havliyle bas bas bağırarak ayağını hızla çekiyor...

“ - Uy ayağımmm.... yandım anam. yandımmmm  !!!

Herkes suçu birbirinin üstüne atıyor...

Bir tartışma, bir kavga; yok ayağımı sen yaktın, yok ben yakmadım....

Dedem bıyık altından kıs kıs gülor...

 “ - Ulan eyzikırıklar... şu sıcak yerde billokma kızınordunguz... başım beynim getti !  Sizi rahatlık mı  depor ? Yallah bakım alayıngız da evinize kaçın gedin   yallah !!!!  Ayağımın altında üzüm... herkeş evine düzüm düzüm...”

Ablam tek ayak üstünde seke seke ağlayarak eve gitti...

Ötekiler de anında fırladı evlerine dağıldılar.


AYSEL MASMANACI BEŞOĞLU

Eğitimci şair ve yazar

Bu yazı 1984 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar