KIBRIS' TA BİR MUZ KABUĞUNUN AZİZLİĞİ (3. BÖLÜM)
Aysel Masmanacı Beşoğlu

Aysel Masmanacı Beşoğlu

KIBRIS' TA BİR MUZ KABUĞUNUN AZİZLİĞİ (3. BÖLÜM)

09 Temmuz 2021 - 05:51

Yerden doğrulmaya çalışırken dolmuşun birden hareket ettiğini gördü. Seden dolmuşta, Nazan hanım yerlerde... İki bey gelip kolundan tutup kaldırırken ayağının altında yere soyulup atılmış bir muz kabuğunu gördü. O sırada telefonu çaldı. Acıyan bileğini zorlayarak çantasından telefonu çıkardı. Kızı çığlık çığlığa bir de O' nu azarlıyordu:

"Anne neredesin sennn... Dolmuşu durduramadım neden peşime yetişemedin??? Kadıncağız sırt ve bacak ağrısından adamların yardımlarıyla zor doğrulmuş, boğazına bir düğüm tıkanmış gibi, konuşacak hali kalmamıştı. Cevap alamayınca :

" Bekle... Olduğun yerde kal, ben öbür durakta inip yanına geliyorum." 15 dakika sonra Seden geldi :

" Eyvahlar olsunnn!! Ne bu hal?

"Kızım korkma bir şeyim yok, iyiyim.

" iyiymiş... Şu haline bak! Elekteik çarpmış gibisin yaaa... Diken diken olmuş dağılan saçlarını eliyle düzeltti, toz içinde kalan üstünü  başını silkeledi. "Vahhh.. yemek takımı da gitti..."

" Ya halen yemek takımı diyor, anne delirtme şimdi beniii...Hadi seni bir Doktora götüreyim.

" Kızım kırığım çıkığım yok çok şükür... Öyle olsa ayağımın üstüne basamazdım."

"Baksana dizlerin kanamış..."

" Yok bir şeyim! "

 Hemen geçen bir taksiyi durdurdu Seden.  Önce annesini bir hastaneye götürecekti. Nazan hanım reddedince, taksiciye Gazimağusa' ya  gideceklerini söyledi. Taksiye bindiklerinde şöför taksinin sağ tarafındaki direksiyonun üstündeki dikiz aynasından onları süzüyordu. Konuşmalarından şehrin yabancısı olduklarını anlamıştı.

    Bir süre yol aldıktan sonra Nazan hanımın gözleri taksimetreye takılmıştı. Şöföre :

" Şöför Bey, taksimetreniz çalışmıyor galiba"

" Abla bugün bozuldu. Tam yaptırmaya gidiyordum, siz karşıma çıktınız.

    Seden' in evinin önündeydiler nihayet.

" Şöför Bey kardeşim, borcumuz ne kadar size? "

" 150 Tl. verirseniz yeter abla."

" Neeee... 150 Tl. mi? Kardeşim sen kafayı mı yedin. Bu para benim neredeyse bir aylık mutfak masrafımın gideri. Buraların yabancısıyız diye bizi kazıklıyor musun sen?"

" Abla ne kazıklaması, tutarı o kadar! "

" Tutarı o kadarmış! Taksimetren bile yok be!" Seden annesinin kolunu dürtüyordu ha bire..." Anne tamam, sus...!

Sinirinden elleri titreyerek cüzdanından parayı şöföre uzattı... " Bunu soracağım. Bakalım Lefkoşa- Gazimağusa arası taksi fiatları ne kadarmış ?

 Şöför başını iki yana sallayarak parayı aldığı gibi kulakları patlatırcasına bir sesle gaza basarak oradan uçtu sanki. Evin kapısından içeriye girecekleri anda önlerinden bir taksi geçiyordu. Nazan hanım el kaldırarak taksiyi durdurdu.

" Kardeşim bir şey soracağım."

"Buyur abla".

 Lefkoşa- Mağusa arası taksi fiatları taksimetre olmayınca tahmini olarak kaç lira tutar sen şöförsün, bilirsin?

" Abla en fazla 75Tl"

" Vay namussuz... demek bizi kazıkladı"

" Hanım, hanım bana baksana sen, ben mi kazıklamışım, seni? Tanımam etmem bile.. Allaah Alahhh... Çattık ya..."

" Ayyy.. yok kardeşim sana demedim. Adam oradan uzaklaşırken söyleniyordu.

" Kadın deli midir, nedir... akıllısı beni bulmaz zaten!"

 "Yaaa"... diyordu Nazan hanım. "150Tl taksi, 75 Tl papatyalı yemek takımı... etti mi 225 Tl....  Kıbrıs' ta  Bir muz kabuğunun azizliğine uğradık! Allahım beterinden koru!!!..

 

AYSEL MASMANACI BEŞOĞLU

Eğitimci şair ve yazar 

Bu yazı 575 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar