KUŞCU MUSTAFA' NIN GÜVERCİNLERİ (Öykü/1. BÖLÜM)
Aysel Masmanacı Beşoğlu

Aysel Masmanacı Beşoğlu

KUŞCU MUSTAFA' NIN GÜVERCİNLERİ (Öykü/1. BÖLÜM)

02 Şubat 2021 - 05:59

Kuşlar tabiatın olduğu gibi bahçelerimizin, hatta evlerimizin de canlı birer süsü, neşe, canlılık kaynağıdır.

Issız bir ormanda kuş sesleri ortalığa nasıl bir canlılık verirse, komşumuzun güvercinlerinin ötüşleri de bana öyle bir haz verirdi. Sabahları uyanınca sokağımızın arka tarafındaki komşumuzun evinin terasından gelen güvercinlerin sesleri, kanat çırparak havada kavisler çizerek bazen tam, bazen de yarım halkalar halinde Mustafa Amca’nın çaldığı ıslığı komutasında, elinde çevirdiği uzun çubuğun ucundaki ipiyle yön değiştirerek tekrar birkaç tur uçuştan sonra Mustafa Amca'nın başının üstünde dönüşlerini, önce terasta yere sonra da kafeslerine girmelerini her seferinde ilgi ile izlerdim. Terastan gelen kuş cıvıltıları diğer komşuları bilmem ama, bana neşe saçarlardı.

“Gud... gud” diye çıkardıkları sesleri, ötüşleri, dedikodu yapar gibi sürekli cıvıldamaları, pır pır kafes içerisinde şirinlik yapmalarının, sahiplerine sevgi göstermelerinin keyfine doyum olmazdı. Mustafa Amca'nın ya başına konarlardı ya da omuzuna...

Sokağımızdaki evlerin hepsinin terası vardı. Bizim evimiz de teraslıydı. Alt kat dairemiz kirada olduğu için evimizin bahçesine çamaşırlarımızı asamazdık. Yaz ve bahar aylarında, güneşli ve açık havalarda biz de çamaşırlarınızı terasımıza, asma altındaki çamaşır tellerine sererdik. Her çamaşır asmak için terasa çıktığımda çamaşır dolu sepeti bir kenara koyar, Mustafa Amca' nın direktifinde havalanarak gökte sürüler halindeki komşu güvercinlerin uçuşlarını, kavisler çizerek attıkları turları, taklalarını uzun uzun ve hayran hayran izlerdim.

Komşu hanımların ve kızların da hoşlarına gider onlar da izlerlerdi. Kıymet adında çok güzel bir komşumuz vardı. 35-36 vardı yaşı. Ben o zamanlar orta sona gidiyordum. Terasta odunluğumuzda her zaman bir resim defterim ile bir de kara kalemim dururdu. Bazen güvercinlerin kanatlanarak gökyüzüne yükselişlerinin resmini çizer, ya da bir veya iki dörtlük şiirler yazardım.

Bir gün yine terasa kuruyan çamaşırları toplamaya çıkmıştım. Kıymet abla başında kırmızı bir yazmayla saçlarını toplamış, ipe çamaşır asıyordu.  Güvercinlerin uçuşlarını aynı anda seyrediyorduk. Birden arkamızdaki damdan bangır bangır bağıran bir ses duyduk. Bu komşumuz Kıymet Abla' nın abisi Hüseyin Abi'nin sesiydi. Adeta kükremiş bir Arslan gibi bağırıyordu.

-Bana bak lan! Kuş uçurma bahanesiyle damdaki karılara kızlara bakıyorsun değil mi?  Gelirsem seni aşağıya atarım, kuşlarının da kanatlarını yolarım. (Devam edecek…)

AYSEL MASMANACI BEŞOĞLU

Eğitimci şair ve yazar

Bu yazı 602 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar