Bu Yıl Ramazan Hüzünle Geldi
Reklam

Bu Yıl Ramazan Hüzünle Geldi

Oruç ayı olarak da bilinen, Hz. Peygamber'in (s.a.v) "ümmetimin ayı" olarak tanımladığı Ramazan ayına girdik.

25 Nisan 2020 - 10:47

Cenab-ı Hak bizleri bu mübarek ve seçilmiş ayı hakkıyla idrak edenlerden eylesin.

Prof. Dr. Haydar Baş Hocamsız idrak edeceğimiz ilk Ramazan ayı olması hasebiyle içimizde derin bir hüzün var.

Ama inanıyoruz ki O'nun ruhu bizimle beraberdir.

O, her Ramazan ayı geldiğinde bu ayın faziletini önemle dile getirir ve bizzat yaşayarak ve sevenlerine yaşatarak bu seçilmiş ayı nasıl idrak edeceğimizin pratiğini önümüze koyardı.

O, Ramazan ayı için, "Bu ay ümmete ikram edilmiş feyiz ve muhabbet kaynağı bir zaman dilimidir. Cenab-ı Hak, 'Ramazan mümin kullarımın ayıdır' diyor. Kullar olarak bizim bundan ne anlamamız lazım? Kullar olarak bu ayda affolunmayı, Allah'ın istediği manada kemale yükselmeyi, Peygambere (s.a.v) arkadaş dost olmayı, temizlenmeyi gaye edinmemiz lazım" derdi.

Bu ay Kur'an ayıdır, Kur'an'ın çokça okunması gereken bir aydır.

Prof. Dr. Baş bu konuda şöyle derdi:

"Ramazan ibadetlerin çokça yapılmaya gayret edildiği, bilakis Kur'an-ı Kerim'in tilavet edildiği, hatmedildiği ve ayrıca mukabele ile okunduğu bir aydır. Her kim Kur'an'ı, bu güzel ay içerisinde okur ise Kur'an'ın da rûz-i mahşerde şefaati olacaktır, okuyanın da şefaati olacaktır."

Ramazan'ın en önemli özelliği oruç ayı olmasıdır. Bu aya erişildiğinde tamamını oruçla geçirmek Cenab-ı Hakk'ın buyruğudur ve farzdır.

Prof. Dr. Baş oruçla alakalı şunları ifade ederdi:

"Oruç, hem ibadettir, hem de insanların sağlığı için Allah'ın bir emridir. Nitekim bir hadis-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v.), 'Oruç tutun ki sıhhat bulasınız' buyuruyor.

Orucu sadece midemizi aç bırakmak gibi kaba bir idrak içinde değil, bütün organlarımıza tutturmayı gaye haline getirelim ki Allah da bizden bu yaptığımız güzel işleri kabul edip, bizleri mağfiret eylesin."

Bu mübarek ay, içinde, bin aydan (83 yıl) daha hayırlı, Kur'an'da hakkında bir sure olan Kadir Gecesi'ni barındırır.

Kadir Gecesi ile alakalı Prof. Dr. Baş şunları söylemiştir:

"Malumunuz bu ayın içerisinde bin aydan hayırlı Kadir gecesi de var. Ramazan'ın 27. gecesi olduğunu cumhur İslam âlimleri buyurmuşlarsa da birinci geceden itibaren 'bu gece Kadir gecesidir' demek suretiyle gecelerimizi değerlendirelim."

Bu seçilmiş ayın bir önemli özelliği de zekat ayı olmasıdır.

Zekat ibadeti her ay yapılabilecek bir ibadettir ama Ramazan ayında yapılması daha faziletlidir.

Prof. Dr. Baş bu konuda şunları söylemiştir:

"Kazandığımız servetin zekâtını bu ayda verirsek Ramazan dışında verdiğimiz zekâttan daha efdaldir. Çünkü bu ayda ne yaparsanız yapın, yapılan ibadetlerin büyük efdaliyeti var. Bundan dolayı bu ayda malımızı temizleyelim. Zekât malın temizlenmesidir."

 

Ramazan akşamlarını süsleyen ibadet ise teravih namazıdır.

Sadece Ramazan ayına mahsus bu namaz için Prof. Dr. Baş şunları ifade etmiştir:

"Teravih sünnet-i müekkededir. Peygamberimizin her dönem kıldığı müekked sünnettir. Türkiye'de her ne hikmetse bilen de konuşur, bilmeyen de konuşur. Sanki vatandaşa faydası varmış gibi 'yok teravih namazı 12 rekât kılınır, yok şu kadar kılınır' deyip dururlar. Vatandaş bunu 20 kılsa ne kaybeder. Niye illa 'sen 8 rekât kılsan olur' deyip duruyorsun. Bu, ona ruhsat tanımak değildir. İbadet ruhunu öldürmektir."

Bu ibadet ayında, dedikodu, gıybet gibi kötü davranışlardan özellikle uzak durmak lazım.

Prof. Dr. Baş şöyle derdi:

"Ramazan ibadet ayıdır. O nedenle mümin bu ayda ibadeti engelleyecek davranışlardan uzaklaşmalıdır. Dedikodu, fitne, gıybet gibi kötü davranışlardan özellikle kaçınılmalıdır. Ramazan gecelerinde malayani, dedikodu, fitne, gıybet vs. gibi davranışlardan kaçınmak, faydalı olan güzel şeyleri sohbet konusu etmek, dini malumatlarımızı geliştirmek lazım."

Prof. Dr. Baş bütün bu ibadetlerin nasıl yapılması gerektiği konusunda da şu tavsiyelerde bulunurdu:

"İbadetin insana kazandırdığı bir zevk-i manevi vardır. Buna biz feyiz deriz. İbadeti ne kadar fazla yaparsanız yapma arzunuz, işin içine girme arzunuz o kadar fazla olur. Ne kadar azaltırsanız o kadar kaçarsınız. Bu, çok farklı bir şeydir. Yaptıkça iştahınız, feyziniz, muhabbetiniz artar."

Kendisi bütün bu tavsiye ettiklerinin çok daha fazlasını hayatında yaşadı.

Teravihlerin cemaatle kılınmasını sağlar ve her 2 rekatta bir başka bir arkadaşın imam olmasını isteyerek teravihlere renk katardı.

Her arkadaşın Kur'an okumasını teşvik eder, Kadir Gecesi, indirilen hatimlerin duası için toplu program yapardı. Hatim indiren her arkadaşa bu programda sesli olarak ihlas, felak ve nas surelerini okuturdu.

Kadir Geceleri ise muhteşem olurdu. Mevlid-i Şerif, Kur'an tilaveti, tekbirler, salat u selamlar, kelime-i tevhitler, ism-i celaller, istiğfarlar, ilahiler, mükemmel bir manevi havada geçerdi.

Ve bayram...

Türkiye'nin dört bir yanından binlerce seveni Akçaabat'ta buluşur, sabah namazı, vaazlar, bayram namazı, bayramlaşma ve bayram kahvaltısından oluşan mükemmel bir organizasyon gerçekleştirirdi.

Prof. Dr. Baş Hocam hayatı boyunca hem milli hem de dini değerlerimizi doya doya yaşadı ve bizlere yaşattı.

Bizler de, O'nun bize kazandırdıklarını ölene kadar yaşayacağız ve yaşatacağız.

Allah mahcup eylemesin.

Murat Çabas

Yeni Mesaj Gazetesi

(Kilis Postası Haber Merkezi)

Bu haber 889 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
Reklam
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Onsuz Bir Bayram
Onsuz Bir Bayram
BTP Kilis İl Teşkilatı Tele Konferans ile Bayramlaştı
BTP Kilis İl Teşkilatı Tele Konferans ile Bayramlaştı