Kilisli Muallim Rıfat Bilge 67. Ölüm Yıl Dönümünde Ankara’da...
Reklam

Kilisli Muallim Rıfat Bilge 67. Ölüm Yıl Dönümünde Ankara'da Anıldı

Ankara'da Kilis Kültür Derneğin Genel Merkezinde, Kilisli Muallim Rıfat Bilge'nin ölümünün 67. yıldönümünde bir anma paneli düzenlendi.

24 Şubat 2020 - 10:37 - Güncelleme: 25 Şubat 2020 - 14:20

Çok sayıda Kilislinin katılımıyla düzenlenen panel, Atatürk ve aziz şehitlerimizin için saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başladı. Panelin moderatörlüğünü Kilis Kültür Derneği Genel Başkanı Av. Zeynel Abidin Oğuzkan  yaptı. Kilis Kültür Derneği Genel Sekreteri İnşaat Mühendisi Mehmet Mısırlıoğlu, Kilisli Muallim Rıfat Bilge'nin biyografisini anlattı.

Emekli Öğretim Üyesi Yard. Doçent Mehmet Yalvaç, Kilisli Muallim Rıfat Bilge'nin Öğretmenliği, Divan-ı Lügat-t Türk'ü, Dede Korkut ve eserleri hakkında önemli bilgiler verdi. Emekli Eczacı ve araştırmacı-yazar İbrahim Beşe Türk Dili Tarihi ve Türk lehçesini anlattı.

Panel sonunda panele gelen misafirlere çay eşliğinde pasta ikram edildi.

KİLİSLİ MUALLİM RIFAT BİLGE (1874-1953)

FİLOLOG, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI, ARAŞTIRMACI, KİTABİYAT UZMANI, EĞİTİMCİ, ÖĞRETMEN

Türk kültürünün en önemli kaynak eserlerini işleyerek bizlere kazandıran Rıfat Bilge, 1874 yılında Kilis’in Cedit mahallesinde doğmuştur. İlk ve rüşdiye tahsilini Kilis’te yapmış, daha sonra oranın meşhur âlimlerinden dersler almıştır. Ulucami İmamı Ebubekir Vâhid Efendi başta gelen hocalarındandır. 1892’de öğrenimini tamamlayarak Kilis müftüsü Keçikzâde Abdurrahman Efendi’den icâzetnâme almıştır.

Daha sonra İstanbul’a giderek Daru’l-muallimîn’de okumuş ve bu okuldan 1899’da mezun olmuştur. Ayrıca 1908 yılında Hukuk Mektebi’nden mezun olmuştur.

Kilisli Rıfat, öğretmenlik hayatına 1 Şubat 1901'de Unkapanı Rüş-diyesi Farsça muallimi olarak resmen başlamıştır. Kendisine "muallim" lakap ve sıfatını kazandıran hocalık mesleğinde sırasıyla Fevziye Rüşdi-yesi, Dâru’l muallimîn, Üsküdar İdâdîsi, Vefa İdâdîsi, İstanbul ve Kabataş Sultanîleri, Medresetü'l-Kudât, Gazi Osman Paşa Sultanîsi ve Dâru’l-muallimât'ta Arapça, Farsça, Tarih, Coğrafya, Türkçe, Akaid, Ceza Hukuku ve Ulûm-u Dîniyye dersleri okutmuştur. Ardından İstanbul Dâru’l-fünûn İlâhiyat ve Edebiyat Fakülteleri Arapça okutmanlığına getirilen Muallim Rıfat, emekli oluncaya kadar bu görevine devam etmiştir.

Muallim Rıfat Bilge’nin önemli ilim adamları arasında yer almasını sağlayan neden, onun,

Divânu Lugâti’t-Türk,

Evliyâ Çelebi Seyahatnamesi ,

Kitâb-ı Dede Korkut alâ  lisan-ı  Tâifei Oğuzhan gibi Türk dili, kültürü ve tarihinin nadir eserlerini ilim dünyasına kazandırma çalışmalarıdır.

O, İstanbul’daki vakıf kütüphanelerinde yer alan, asırlarca okunmayı bekleyen eserleri bizlere kazandırma yolunda önemli çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmaları sırasında dönemin önemli hocalarıyla görüşme fırsatı bulmuştur.

 

Rıfat Bilge, Türk Dili, Türk Edebiyatı ve Türk Tarihi konusunda kendini kabul ettirmiş, titiz, dikkatli, çalışkan, sabırlı ve başarılı bir araştırmacıdır. Aynı zamanda çok okuyan, okuduğunu anlayan ve değerlendirmesini bilen bir dil bilginidir.[1]

Eski Anadolu Türkçesinin en güzel dil ve edebiyat anıtlarından biri olan ve göçebe Oğuzların destan geleneğinde bize miras kalmış en eski büyük metin DEDE Korkut Kitabı’dır. Bu kitap ilk defa Alman Bilim adamı Heinrich Friedrich von Diez  (1751-1917)’nin 1815’te yayımladığı bir makale ile bilim dünyasına tanıtılmıştır, (von Diez, “Denkwürdigkeiten aus Asien “ Berlin–Halle 1815, ss436-457: Der neuentdecte oghuschen Cyclop”). Bugün eserin bilinen iki yazma nüshası vardır. Dresden ve Vatikan yazma nüshaları. Dresden nüshasının tam metni ilk defa Kilisli Muallim Rıfat (Bilge) tarafından Arap harfleriyle yayımlandı. Kitabı-ı Dede Korkut Alâ-lisan-i Tâ ife-i Oğuzhan, İstanbul 1916 Hem yazma nüshasının kendisinden kaynaklanan yanlışlara hem de von Diez’in okuma yanlışlarına rağmen, Kilisli Rıfat metni oldukça doğru okumuş, yanlışlara dikkat çekmiş, hatta kısmen de düzeltilmiştir. (bk a.g.e 175-183)[2]

Kilisli Muallim Rıfat Bilge 1928 yılında Evliya Çelebi Seyahatnamesinin 7. Ve 8. Ciltlerini Türkçeye çevirmiştir. Filoloji öğretimi görmediği halde 20 yüzyıl başında Türkiye’de gerçek Filolojinin oluşumu sırasında değerli hizmet ve katkıları olan Kilisli Muallim Rıfat 1928’de Evliya Çelebi Seyayatnamenin 7. Ve 8. Kitaplarının yayınını gerçekleştirmiştir. Gerek tarihçi Franz Taeschner, gerekse filolog Robert Dankoff, İkdam baskısının yetersizlik ve eksikliklerine karşı onun hazırladığı yayının bilimsel olduğunu takdirle vurgulamışlardır. Seyahatname’nin yalnız tek bir takımının nüshalarına bağlı kalmamış, İstanbul kütüphanelerinde bulunan öteki seyahatname takımlarını da incelemiş ve gerekli gördükçe yayımında öteki takımlarındaki biçimleri de vermiştir.[3]

Türk dili tarihinin en nadide ürünlerinden biri olan Dîvânu Lugâti't-Türk, Türklerin zengin kültürel birikimlerini ve yaşayışlarını ortaya koyması bakımından büyük önem taşımaktadır (Çakmak, 2015: 430).  11. yüzyılın en güçlü devletlerinden biri olan Karahanlılar, sahip olduğu ekonomik ve siyasi etkinliğini Türkçe ile pekiştirmeyi amaçlamıştır. Bu itibarla Kâşgarlı Mahmud, Türkçenin Araplar tarafından öğrenilmesi gerektiğini savunmuştur. Kâşgarlı Mahmud Dîvânu Lugâti't-Türk’te, Türklerin yaşadıkları coğrafyaları tespit etmiş, onların sadece meskûn oldukları bölgeleri işaret etmekle yetinmemiş, ilgili bölgelerde kullanılan ağız malzemeleri ve folklorik ögeleri de kaydetmiştir. Eser içinde yer alan ilk Türk Dünya haritası ile ayrı bir öneme sahiptir.

Türklerin o dönem yaşadıkları bölgeleri listelemekle kalmamış aynı zamanda 11. yüzyılda etkileşim içinde olduğu diğer topluluklar hakkında da bilgi vermiştir.

Bilindiği gibi Dîvânu Lugâti't-Türk XI. yüzyılda Türk dünyasına mercek tutması bakımından büyük önem taşımaktadır.

Ömrünün son yıllarında yerleştiği Ankara’da 22 Şubat 1953’te vefat etti. Kabri Cebeci Asri Mezarlığındadır.

GAZEL,

Kilis mehd-i vücudum, mevlidim, ilk aşiyanımdır.

Kilis bağım, baharım, cennetim, aram-ı canımdır.

Turabı anberim miskin, taşı yokotum, elmasım,

Suyu ab-i hayatım, evleri kasr-ı cinanımdır.

Ricali ehl-i irfandır, nisai hur-i dünyadır.

Çocukları akl-ı evveldir, Kilis başka cihandır.

Zümrüttr bütün dağlar, muattardır bütün yerler,

Kilis dünyada bir tane makam-ı dilistandır.

Uzak düştüm fakat gönlüm Kilis’ten çıkmadı Rifat

Kilis pek sevgili annem… Kilis ruh-i revanımdır.

Kilisli Muallim Rıfat Bilge

[1] KİLİSLİ MUALLİM RIFAT BİLGE (1874-1953) VE OTUZ DERS YÂHUD YENİ SARF-I ARABÎ İSİMLİ ESERİ

BAĞLAMINDA DİLCİLİĞİ  İlahiyet Fakültesi Dergisi Uğur GÜLBİL  Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi /Doğu Dilleri ve Edebiyatı Bölümü

[2] Semih Tezcan-Hendrik Boeschoten, Dede Korkut Oğuznameleri, Yapı Kredi Yayınları: 1441; Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi: 39, İstanbul 2001, 316

[3] 1814’ten 2011’e Seyahatname Araştırmalarının Tarihçesi-Nuran Tezcan

(Kilis Postası Haber Merkezi)

Bu haber 1781 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
Reklam
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Berat kapsamı içinde olabilmek
Berat kapsamı içinde olabilmek
Öcce Tarifi
Öcce Tarifi