Büyük Doğu mu Büyük Ortadoğu mu?


Başbakan R.Tayyip Erdoğan 24 Eylül 2013 tarihinde; Büyük Doğu Düşüncesi, “Necip Fazıl’a göre ideal Türk gençliğinin nitelikleri” konulu makale yarışmasının ödül töreninde çok manidar bir konuşma yaptı. Necip Fazıl’ın Zindandan Mehmet’e şiirini de okuyan Başbakan; yarışmaya katılan gençlerin Necip Fazıl’ı çok iyi anladığını çok iyi tahlil ettiğini belirtti. Konuşmasına devam eden Başbakan, adı geçen yarışmada ödül alan geçlerden bahisle “mefkûremizi ifade edebilecek bir çapta ve kalitede gördüm. Bu gençler olduğu sürece bizim geleceğimizi kimse karartamayacaktır.”  Dedi. Adeta kendi fikirlerinin ve dünya görüşünün kaynağını Necip Fazıl’ın görüşlerine dayandığını ifade etme gayretinde bir konuşma yapan Başbakan neredeyse kendini ve partisini Necip Fazıl ve onun ideali, Türk İslam sentezi olan Büyük Doğu fikrine dayandırdı.

 Şimdi gelin sizinle N.F. Kısakürek’in Büyük Doğu Fikrinin içeriğine kısaca bakalım. Necip Fazıl’ın kendi ifadesiyle: “Allah Resulü’nden (s.a.v.) günümüze kadar intikal eden İslami anlayışın keşif ve tatbikinden ibarettir. Mevcut haliyle Büyük Doğu, İslam’ın zuhuruyla başlar. Mazrufunu yani ana hatlarını sahabenin mücadele tarzı doldurmaktadır. Tarih içerisinde görülen Büyük Doğu’nun sahabe devrinden tek farkı zarf değişikliğidir.” Necip Fazıl Büyük Doğu’yu anlatırken Tanzimat’tan beri yapılan yeniliklerin veya yenilik adına yapılan körü körüne batı hayranlığı ile örülü değişliklerin bir türlü milletin ihtiyaçlarına cevap vermediğini. Bu dönmede yetiştirilen yeni nesil Türk aydınlarının millet menfaatine olumlu katkıları olmadığını. Bilakis milletin bu aydın geçinenler yüzünden türlü sıkıntılara maruz kaldığını ilim ve fen yolunda gerilediğini ifade etmektedir. Necip Fazıl her şeyi ile Türklüğe ve İslam’a uygun bir milli hareketten bahsetmekte ve bu hareketin adına ise büyük doğu demektedir…

 Başbakan’ın demin bahsettiğimiz ödül törenindeki konuşması sırasında “ mefkûremizi ifade edebilecek bir çapta ve kalitede gördüm. Bu gençler olduğu sürece bizim geleceğimizi kimse karartamayacaktır.”  Sözlerini hatırlayalım. Evet, gençler N.F Kısakürek’i anlamışlar bunu da çok güzel dile getirmişler. Fakat Sayın Başbakanın Kısakürek ve Büyük Doğu fikrini anlamadığı ve Türk gençliğinin istikbalini tehlikeye attığı halen devam ettiği Büyük Orta Doğu projesinin eş başkanı olasından aşikârdır. Amerika ve İsrail tarafından, Amerika ve İsrail menfaatleri doğrultusunda geçekleştirilmek istenen, Orta Doğunun yeniden şekillendirilmesinin yani Türkiye içinde olmak üzere 22 orta doğu ülkesinin parçalanması projesinin adıdır BOP. Bu projenin Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti için pek hayırlı olmadığı gayet açık ve nettir. En son yapılan demokrasi paketi içindeki okullarda okutulan andımızın çıkartılması Sayın Başbakanın Türklüğe ne kadar çok değer verdiğini de açıkça ortaya koymaktadır. Her hareketinde kendi konuştukları ile icraatları ters düşen başbakan bu konuşması ile yaptıkları yine kendi kendine ters düşmüştür.

Peki, acaba Necip Fazıl bir sahabe anlayışı ile İslam’a ve Türklüğe hizmet etmek isterken; Sayın Başbakanın her fırsatta medeniyetler ittifakı diye dile getirdiği Türk Milletinin kültürel ve inanç boyutunda yok sayılma projesine ne demeli. Medeniyetler ittifakı adı altında açılan kiliselere ve kilise evlerine acaba her iki kelimesinden birinde üstat diye bahsettiği Necip Fazıl bugün olsaydı Başbakan’a ne derdi.

İnanın bu konuda söylenecek sözler o kadar çok ki, bunları bir köşe yazısında dile getirmek ve cevap vermek asla kâfi gelmez. Öz cümle, Necip Fazıl KISAKÜREK sanatıyla kendini ispatlamış, fikirleri ile büyük kalabalıkları etkilemiş büyük bir sanat ve fikir adamıdır. Fakat görüldüğü gibi Necip Fazıl ve Büyük Doğu Düşüncesinin, kimse kusura bakmasın ama Büyük Orta Doğu Projesi ile hiçbir alakası yoktur.  

Ahmet BENLİOĞLU