Seçmen kardeşim!


Hikâye edilir; adamın biri karanlık bir mağarada yüzüğünü kaybetmiş. Bakmış ki karanlıkta bulamayacak; çıkmış dışarıya, başlamış yüzüğünü aramaya… 

Adamı görenler “ne arıyorsun?” diye sormuş.

Adam da saf saf “mağaranın içinde yüzüğümü kaybettim de onu arıyorum” demiş.

Soranlar hayretle tekrar sormuşlar: “Bre adam yüzüğünü mağaranın içinde kaybettim diyorsun ama sen dışarda arıyorsun. Kaybettiğin şeyi burada bulamazsın ki?”

Adam yine aynı saflıkla, “Evet ben yüzüğümü mağaranın içinde kaybettim ama orası karanlık olduğu için ışıkta, yani dışarda aramak işime geldi” demiş.

Evet değerli dostlarım, bu hikâye kaybedilenlerin, doğru adreste aranmasının gereğini anlatmak için kıssadan hisse bir hikâyedir.

Yaklaşan 1 Kasım seçimleri öncesinde yaşananları, bundan daha güzel izah edebilecek bir kıssa bulamadım. Türk seçmeninin genel manzarasını çok güzel izah ediyor. Hemen herkes yaşadığı hayattan şikâyetçidir. Çözümü ise maalesef yanlış adreslerde aramaktadır. Medya büyüsü ve baskısı ile önüne konulan yanlış siyasi tercihler arasından birini seçmeye zorlanmaktadır.

Seçmenler, suya muhtaç birinin suyu kurumuş bir çeşmenin başında beklediği gibi boşuna vakit kaybediyor. Hâlbuki o beklediği çeşmede bir damla dahi su yoktur. Mevcut siyasilerde çözüm yoktur. Onlar çözümsüzlüğün adresi konumuna gelmiştir.

Yönetildiğimiz bu Kapitalist ekonomi sistemi, suyu kurumuş çeşme misalidir. Bir damla dahi verecek hali kalmadığı halde, siyasiler onu oluk oluk su akacak vaadiyle kandırmaktadır.
Seçmenlerin çoğuyla yaptığımız görüşmelerde onlar da bu çeşmeden su akmayacağını, kaybettiğini bunlarda bulamayacağını; bu siyesilerden çözüm çıkmayacağını, tahmin edebiliyor. Ama kaybettiğini doğru yerde aramak, suyu okyanusta aramak, işine gelmediği ya da zora talip olmadığı için bulamayacağı yerlerde arıyor.

Seçmen kardeşim!

Gel boşuna zaman kaybetme, sana kaybettiğin her şeyi geri verecek, susuzluğunu okyanuslardan giderecek, sana insanca yaşama hakkını verecek; bir lider, bir siyasi parti var. Elindeki çözüm önerileri sadece seni değil bütün insanlığı kurtaracak mahiyettedir. Prof. Dr. Haydar Baş’a kulak ve destek ver. Oyunu (BTP) Bağımsız Türkiye Partisine ver. Böylece arayışını doğru adreste yapmış olacak; aradığın huzur, barış ve zenginliği bulacaksın.

Uğur Kepekçi
30 Ekim 2015