ÖMÜR BOYU BORÇLU YAŞAMAK


Son zamanlarda televizyonlarda izlediğim konut satış reklamlarındaki 240 ay vade  0,79 faiz oranı ve falan banka güvencesi ile halkın beğenisine sunulması dikkatimi çekmiş ve yukarıdaki başlıkla bir yazı yazmama ilham kaynağı olmuştur.  

 30 yaşında yeni evli çift maaşlı bir aile düşünün, yirmi yıl boyunca maaşın birini aldığı evin taksitlerini ödemek için ayıracak. Sonra ailesi için bir araba aldığını ve en az üç yıl boyunca da arabanın taksitlerini ödediğini varsayalım. Bu arada çocuklarının üniversite eğitimi için kullanılan kredi borçlarının ödemesi, derken bir bakarsın yaş 55-60 ve emekli olunmuş.

Emekli olunca rahatlık var mı, tövbe ne rahatlığı, çocukların evlilik yaşlarının gelmesi münasebeti ile bankalardan kullanılan kredi borçlarının ödenmesi için çekilen sıkıntılar ve meşakkatler. Ha bitti ha bitecek derken birde bakıyorsunuz beliniz bükülüş, saçınız dökülmüş, ama sen hala borç ödemedesin ve yolun sonuna gelinmiş.

Ne hayat be, dolu dolu borç ödemekle geçen bir hayat, sonra beklide borçlarını bitiremeden biten bir ömür. Belki bu şahıs çevresinde ve ailesinde arkasından şu sözlerle anılacak “Allah rahmet eylesin ömrünü ailesine adamış hayatı bankalardan bankalara koşuşturmakla geçmiş temiz bir insandı.”

 Böyle yaşanır mı?  Böyle bir hayata hayat denir mi? Allah bizi bu dünyaya borçlu yaşamak çile ve meşakkat çekmek için mi gönderdi. Ben zannetmiyorum, bu hayat tarzı Allahın istediği değil, bazı insanların toplumun geneline kabul ettirdiği ve fakat Allahın adını kullanarak sömürgenin dayattığı hayat tarzıdır.   

Bu söylediklerime itiraz edenleri, bunların Allahın emri ile olduğunu söyleyenlerin olduğunu duyuyor gibiyim. Bu kişilere tavsiyem Allahın ilk emri olan okumayı tavsiye ediyorum okuyunca, özellikle ehli-beyt imamlarını okuyunca bunun böyle olmadığını göreceklerinden eminim.

Hazreti Hüseyin’e soruyorlar “yezit bu kadar güçlü onunla baş edemeyeceğini bildiğin halde niye mücadele ediyorsun”. İmam cevap veriyor “zulmü ve muhtaçlığı ortadan kaldırmak için”.

Barınak, binek ve kimseye muhtaç olmadan geçinmek ihtiyaçtır ve sınırlıdır. Ne diyelim, ihtiyaçlarımızın karşılandığı borçsuz ve muhtaç olmadan yaşayacağımız güzel günler görmek dileğiyle.        

Mehmet  ALİOĞLU