Bencillik kalkmadıkça öğüt etkili olmaz


Düşünmenin, yazmanın, anlatmanın, fikir paylaşmanın zor olduğu dönemleri yaşıyoruz. Sakın birileri buradan kendine siyasi bir yorum çıkarmasın. Bu işleri yapmanın hukuki bir engel teşkil ettiğini, ya da fikir özgürlüğü yoktur falan diye yazmayacağım. Benim değineceğim insan faktörüdür.

Çocukluk yıllarım Kilis’te geçti. Eskiden çay ocakları olurdu. Buralarda oyun işleri, kumar işleri falan olmazdı. Daha çok yaşlılar orada oturur, söz sohbet ederlerdi. Ben de çocukluktan bu yana sohbet meclisleri arardım. Ki orada bir yaşlıdan sohbet dinleyeyim belki bir şeyler öğreneyim, sonra da bunları başkalarıyla paylaşayım diye. Çünkü yaşanmış her olay içinde nice tecrübeleri barındırır. Ders almak isteyene…

Devir öyle bir devir oldu ki sohbet eden de sohbet dinleyende azaldı. Ehli sohbet, sözünün dinlenmediğini görünce, susmayı ya da daha az konuşma yolunu seçti. Çünkü cehalet ve bencillik toplumda genel geçer ölçü halini aldı. Kimse başkasından nasihat almak ya da eleştirilmek istemiyor.  

Çünkü insanlar artık İslam itikadıyla ya da fikriyatıyla düşünmüyor. Kur’an ve Sünnet penceresinden bakmak yerine; batılın, şeytanın ve nefsinin penceresinden bakıyor; onların istediği gibi düşünüyor.  

Evde, işte, sokakta veya herhangi bir yerde birine sohbet ya da nasihat etmeye kalkışınca; maddi, manevi, ateş hattına girmiş oluyorsunuz. Hele bir de kişinin bencilliği ve gururu var ise onun nasihat dinlemesine engel olmaktadır. 

Her derdin çaresi olduğu gibi elbette bu derdin de çaresi vardır.

Bu konuda yine Ehl-i Beyt öğretisine ihtiyaç duyuyoruz. Bu hassas noktada Hz. İmam Hasan(a.s.) kişilerin nasihat dinlemesine engelin gurur hastalığı olduğunu haber veriyor: “İbadet etmek isteyen, onun için temizlenmelidir. Müstehap ameller, farzları engellerse onları bırakınız, yakîn, kurtuluşun sığınağıdır. Yolculuğun uzaklığını hatırlayan, ona hazırlanır. Akıllı adam, kendine nasihat etmesini isteyen kimseye hile yapmaz. Sizinle öğüt arasında (öğüt almanızı engelleyen) gurur perdesi vardır. (Gurur ve bencillik kalkmadıkça öğüt etkili olmaz) İlim, öğrenenlerin mazeretini ortadan kaldırdı, geçersiz kıldı. Vakti biten her kişi mühlet ister, fırsatı olan kişi de işlerini sonraya ertelemekle oyalanır.”(İmam Hasan /sayfa 101-102/ Prof. Dr. Haydar Baş)

Gururu ve cehaleti bir yana bırakıp, bize yol gösteren, nasihat eden dostlar bulup onlardan istifade etmek elbette çok kârlı bir iştir. Son söz ilmin kapısı Hz. Ali’den(a.s.) olsun: “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum”

Uğur Kepekçi

20 Temmuz 2018