Haberin kaynağını doğrulamadan yazmamak lazım


Memleketimizin düşünen, yazan, üreten insanlara ne kadar ihtiyacı olduğunu hepimiz biliriz. O zaman bu yeteneğe sahip insanların da üzerine düşen görev, araştırma ve aydınlatma görevlerini yerine getirmektir.

Son zamanlarda gerek yazılı gerek sosyal medyada bir kavga bir gürültü fitne fesat aldı başını gidiyor. Bu ortamı sevgi ve barış ortamına dönüştürecek Yunus kalpli insanlara olan ihtiyaç gittikçe artmaktadır. Bu görevi de en güzel yerine getirebilecek meslek gazeteciliktir.

Gazeteci o ki olaylara objektif olarak bakabilmeli, yeteneğini ve aklını kullanarak yalana, iftiraya, yandaşlığa başvurmadan; birilerinin hatırı için değil de hakkın hatırı için görev yapmalıdır. İmam Ali (a.s.)’ın buyurduğu gibi: “Hakikatin hatırı, dostun hatırından üstündür” düsturunu kendine rehber edinmelidir.

Gazeteci aslında, hem hakikatin savunucusu, hem yanlışın doğrultucusu, hem de olayların şahidi hükmündedir. Çünkü araştırma neticesinde ulaştığı doğru bilgi, onu şahit konumuna getirir ki gerçeği yazmadığı ve gerçeği konuşmadığı sürece yalan şahitlik yapan kimsenin durumuna düşecektir. Bu da hem dünyada hem de ahirette ciddi vebal altına girerek, huzuru mahşerde çetin azaba çarptırılmayı gerektirebilir.

Yüce Allah Kuran’da yalan haber konusunda şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler, herhangi bir fâsık size bir haber getirecek olursa, onu iyice tahkik edin, doğruluğunu araştırın. Yoksa gerçeği bilmeyerek, birtakım kimselere karşı fenalık edip sonra yaptığınıza pişman olursunuz.“ (Hucurat Suresi 6. Ayet)

Gerek görsel, gerek yazılı basın yoluyla yapılan gerçek dışı haberlerle nice felaketler yaşandığı, nice hakikatlerin örtüldüğü zaman dilimini yaşadığımız için örnekleri çoktur. Burada kimseyi itham etmek değil maksadımız.

Sorumluluk taşıyan herkesin, daha dikkatli davranmasına vesile olmak ve yaşadığımız ortamları daha güvenilir, daha özgür ve daha yaşanabilir hale getirmektir. Kavgayı, dışlamayı, yalan ve yandaşlığı bir yana bırakıp, dostluk tohumları atmalıyız ki; dostluk ve barış yaşansın.

Ülke ve millet olarak birlik, huzur, dostluk ve barışa o kadar çok ihtiyacımız var ki. Aksi takdirde üzerimizde hesap yapan bütün düşmanları sevindirir ve paramparça oluruz. Allah muhafaza.

Etrafına bakma, sen bu dostluk ve sevgi adımını at. Gerisi Allah kerimdir.

Uğur Kepekçi

27 Temmuz 2018