İşin ehli, emaneti taşımaya geliyor!


Son dönemlerde, emanet kavramını da maalesef içini boşaltarak; rant elde etmeyi yerleştirdiler.

Özellikle de Türkiye’de siyaset ortamında emanet kavramı dikkate alınmayan bir hale dönüşmüştür.

Mesela; millet vekili aday adaylarının arasında liyakat değil çevre, maddi güç ve getireceği oy hesap edilerek seçim yapılması adet haline gelmiştir...

Ehliyet en son aranan ya da hiç dikkate alınmayan bir tercih halindedir...

Çok duyduğumuz siyaset terimleri milletin ağzına yerleşmiştir:

“Hepsi aynı, bari işini yapsın da yediği kadar yesin.” 

“Bu seçtiklerimiz yeterince doydu, yeni gelecekler daha aç olacak, onlar daha fazla yiyecek, bırakın böyle devam etsin”

“Siyaset yalan dolan işi, zaten dürüst insanlar burada yer almaz. Hepsi şer ama zaman ehveni şeri seçme zamanıdır” vs. gibi akla hayale sığmayan ama vicdanlara alıştırılan söylemlerle yanlış tercihlerin önü açıldı.

Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra siyaset, maalesef böyle şekillendi. Yapılan yanlışları ne devlet olarak ne millet olarak kaldıracak halimiz kalmadı. 

Merhum Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş, Bağımsız Türkiye Partisini (BTP) kurarak milletimize “durun buralar çıkmaz sokak” diye haykırmıştı.

Prof. Dr. Haydar Baş, bir ömür sosyal hayatın bütün şubelerinde iyilik ve Hakkın temsilciliğini yaptığı gibi siyasette de yepyeni bir çığır açtı: “Biz siyaseti Allah rızası için yapmak için yola çıktık. Milletimizin açlarını doyurmak, işsizlerine iş bulmak için fakirliğin yoksulluğun işsizliğin suç olacağı bir sistem kuracağız. Ben sizden oy istemeye değil sizi kurtarmaya geldim” söylemleriyle miting meydanlarında, solon toplantılarında, yazılı, görsel medyada elinden gelen bütün çabaları ortaya koydu.

Milletimize layık gördüğü bu şerefi, maalesef Türk milletinin evlatları, çok değerli oy sahipleri göremediler...

Prof. Dr. Haydar Baş, bir yandan siyasetle uğraştı, bir yandan kadrosunu her yönden irşat etti. Öyle bir kadro yetiştirdi ki; bırakın Türkiye’yi idare etmeyi dünyayı idare edecek bilgi, beceri, ahlakla donanmış kadro, hizmetlerine bir gün bile ara vermeden “kutlu kadere” erişme hayaliyle yola devam etmektedir.

Bugün tarihi bir gündür. Bugün milletimizin yükünü hizmet adına yüklenmek, emaneti taşıyacak ehliyette ve keyfiyette bir kadro, bir gençlik hareketi şahlanışa geçiyor.

Alışılmış siyaset anlayışlarına hayır demek için,

Ranttan beslenen siyaset rantiyecilerine dur demek için,

Çözümsüzlük girdabından milletimizi kurtarmak için,

Yeni bir siyaset, yani bir anlayış, yeni bir ekonomi, yeni bir sistem için,

Gençliği kuşatarak kucaklayarak yeni ufukları taşımak için,

İşin ehli olmayanlara gidin demek için,

Allah’ın rızasını, Peygamberimizin ve Ehl-i Beytin nefesini kuşanmak için,

Kangren olmuş, sorunlarımızı çözmek için,

Bayrağı babası Prof. Dr. Haydar Baş’tan devralıp gönüllere dikmek, milletimizle birlikte yürümek için,

Türkiye’nin en genç, en donanımlı, Av. Hüseyin Baş’ın Bağımsız Türkiye Partisine Genel Başkanlığının tescilleneceği; dünyanın en genç, en bilgi gençlerden oluşacak, gençlik hareketinin şahlanışının müjde günüdür.

Gözün aydın Türk Milleti! Av. Hüseyin Baş “Var bi hayalimiz…” sloganıyla “Emanet Ehliyim! Emanetinize talibim diyor!

Emaneti ehline vermek için biz varız!

Ya siz?

Uğur Kepekçi