BİR KİLİS HEKEDİ / HEDİKÇİNİN DEDİĞİ ( 2.Bölüm )


Hösen o gün işten eve erken gelmiş.

Anasından bilabar( beraber ) yimeklerini yimişler.  Anası billakma uzanmış. Hösen de  tağanın ( pencerenin )  başına oturmuş , osanmadan  hedikçinin gelmesini beklemiş. Amma  o gün hedikçi  mehelleden geçmemiş !

İki gün gene  eve erken gelmiş gene hedikçi mehelleden geçmemiş.  Anasına :

- Kez ane , bu gedikçi niye mehelleden geçmor ,  Öldü mü  n’ etti  ? Demiş . Keri hedikçi heneğini duyduğundan gözleri parlamış. Gene  hedikçi  heneğini  ( lafı ) söylemeye başlamış:

- Hedikçining dediyiiii... hedikçinig dediğiiii...

Oğlan artık kulağından kuzluyucu olmuş ! ( aynı lafları dinlemekten usanmış )

- Bin ceza vere senge de , hedikçiye de...

Kağım  gidim  şu hedikçiyi arıyım da bulum ! Anama ne  demiş  bakalım  !

- Kele oğlan  benge açık  şu tazardaki destiden bir  tas su ver babayıng heyrine !  Yüreğimin başı yanor   Vallahil ezim !

- Babamdan ne  heyir ( hayır ) gördüm kine  , senden ne görücüm !  Demiş !

Anasına bir tas suyu vermiş , keri düşmüş yatmış.

- Ohhh ... demiş Hösen eyyi kine şu hedikçi  bir heftadan belli gelmor, heç olmazsa osuruk kokusu kesildi ! 

Sebeh olmuş anasına :

- Ane gel kehvaltıgı et dormuş.

Keri gene tutturmuş

- Hedikçining dediyiiii....

Oğlan gene singirlenmiş, alayı singiri depesine çıkmış !  Bele vere senge de... hedikçiye de... yeter artık ciğerime tak  dedi ! Gidip şu herifi nerdese bulucum !

Kilis kazan , hedikçi kepçe ... Aramadığı sokak, cedde kalmamış ! Herkese hedikçinig nerde olduğunu sorormuş. 

Neyse sebehten ( sabahleyin ) hedikçiyi Karadaş ‘ da gördüklerini söylemişler. Aramış , nihayet  hedikçiyi  Kefizli ‘ning kehvesinde çay içerken bulmuş ! Yanına getmiş .

- Selâmün eleykim Mehemed emmmi !

- Aleykimselam. Hoş gelding !

 - Bizim anam , bir heftadan belli  :

- Hedikçining dediği dor, başka bir şey  demor ! Ne deding sen bizim keriye ?  Allahisen söyle!  Beni singir hestesi etti Allah ‘ ıma, dinime !

Hedikçi düşünmüş . düşünmüş !

- Heeeee.. temam  ! Şey dedi...Şimdi  eklıma geldi..

- “ Gel seni gelin edek  “ demişdim.

- Heeee... angladımmm ! 

Eve gelmiş , keriyi  bir eyyi geydirmiş

erabaya bindirmiş... şehrin dışında  bir mağaraya eletmiş !

- Nere geldik kele oğlan ?

- Senge gişi buldum bir tene ! Demiş. 

Bekle şimdik güveyi namaza   getti hemen  şimdik  gelir  ! Sen  herifingi bekle !

demiş gözden keybolmuş !

Akşam olmuş, mağaraya bir kurt girmiş ! Bakmış kinem bir av ayağına gelmiş  ! Homurdanarak keriye doğru yerimiş :Tıkır tıkır gelirsing atlı mısıng  ne ?

-Uyyyy!!! Sesine de kurban yiyidim ! Eynen  kurt kimi ulorrr..

Kurt blrez yanına yaklaşınca karanlıkta lomba kimi gözleri parlormuş  :

Elinde fener fakı mısıng ne ?

 Uyyyy... kara gözlerinde kurban olan heriffff.. Eynen gözleri lomba ( lamba ) kimi parıl  parıl parlorrr..  Kurt birez  daha kerinig  yanına yaklaştığından   Keri elini atmış , kurdun tüyleri eline gelmiş .

- Offf... benim babayiğidim ! Döşünün ( göysünün ) kılları da samur kürk kimi !

Kurt kerinig  yanağına harppanadak bir ısırık atmış !

Öpmeden ısırırsın deli mlsing ne ?

 Etme lannn !!! Namıssız , seni çapkınnnn..   !!!!  Demiye kalmadan kurt  harp , harp  keriyi parçalayıp bir eyyi meğdesine  oturttmuş ! 

 Heket ... heket... Hengil koz !

 Biri sıçan biri boz. Biz çıktık  selamete

 Burada bitti bu hikaye !

 HEKET BU YA  !

 HAYDİ ALAYIGIZ DA

 KALING  SAĞLICAKLA.....

AYSER MASMABACI BEŞOĞLU

Eğitimci şair ve yazar