S-400 Yaptırımlarına Hazırlıklı Mıyız?
Reklam

S-400 Yaptırımlarına Hazırlıklı Mıyız?

12 Temmuz itibarıyla başlayan S-400 parçalarının sevkıyatı sonrası ABD'nin tavrı merakla bekleniyordu.

19 Temmuz 2019 - 11:02 - Güncelleme: 20 Temmuz 2019 - 10:05

Çünkü S-400 anlaşması imzalanıp, teslim tarihi netleştikten sonra ABD'den üst üste tehdit açıklamaları gelmişti.

 

Beyaz Saray'dan, ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan, Pentagon'dan, ABD Kongresi'nden, NATO'dan yapılan açıklamalar; Türkiye'nin, F-35 programından çıkartılması, CAATSA yaptırımları kapsamına alınması, diğer ekonomik yaptırımların da devreye sokulması, NATO üyeliğinin masaya yatırılması yönündeydi.

 

S-400 alımı sonrası Pentagon üst üste iki kez basın toplantısı kararı aldı ama ikisini de iptal etti. Fakat önceki gün ABD'den ilk yaptırım kararı geldi ve ilk açıklamayı da Beyaz Saray yaptı. İlk yaptırım açıklamasının Beyaz Saray'dan gelmesi oldukça manidar, çünkü Beyaz Saray demek Trump demek; Trump'ın G20 Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı ikili görüşmede S-400 konusunda ılımlı bir mesaj verdiği ifade ediliyordu.

 

"Trump'a fazla güvenmeyin" deniliyordu ve öyle de oldu, Trump sağ gösterip sol vurdu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada Türkiye'nin F-35 programından çıkartıldığı ilan edildi ve gerekçe olarak şunlar söylendi:

 

* "Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alma kararı Türkiye'nin F-35 programına katılımını imkansız kılmaktadır."

 

* "F-35'ler, bu uçakların gelişmiş kapasitesi hakkında bilgi sahibi olmak için kullanılacak Rusya'nın istihbarat toplama platformuyla bir arada bulunamaz."

 

* "Türkiye 65 yılı aşkın bir süredir köklü ve güvenilir bir ortak ve NATO müttefiki olmuştur ancak S-400'lerin kabul edilmesi bütün NATO müttefiklerinin Rus sistemlerinden uzaklaşma konusunda birbirlerine verdikleri taahhüde zarar vermektedir."

 

* "Bunun Türkiye'nin ittifak içinde birlikte çalışılabilirliği üzerinde olumsuz etkileri olacaktır."

 

Beyaz Saray'ın bu açıklamasından hemen sonra da daha önce S-400 konusundaki basın toplantısını iki kez iptal eden Pentagon (ABD Savunma Bakanlığı) açıklamasını gerçekleştirdi ve Türkiye'nin F-35 programından çıkartıldığını doğruladı.

 

Açıklamada, Türkiye'nin katılımını askıya almak için sürecin başlatıldığı ve finansal yaptırımların da söz konusu olabileceği belirtildi.

 

ABD Savunma Bakanı Yardımcısı Ellen Lord, "Türkiye bu kararından dolayı iş imkanlarını ve ekonomik fırsatları kaybedecek. F-35 programıyla bağlantılı 9 milyar dolarlık bir kayıp olacak" açıklamasında bulundu.

 

Açıklamada F-35 eğitim programı kapsamında ABD'de bulunan pilotlar ve personelin Temmuz sonu itibariyle ülkeyi terk edeceği ifade edildi.

 

Lord ayrıca, F-35'lerin gücünün gizlilik kabiliyetinden geldiğini aktardı ve S-400 sistemlerinin kabiliyetleri belirleme gücünün F-35 programının uzun vadedeki güvenliğini tehlikeye atacağını vurguladı.

 

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'den de bu konuda yeni bir açıklama geldi. Stoltenberg, "Türkiye'nin aldığı S-400 sistemleri NATO'nun hava savunma sistemine entegre olmayacak çünkü bunlar bir arada çalışabilir sistemler değil" dedi.

 

Türkiye'nin Dışişleri Bakanlığı'ndan bu açıklamalara tepki gecikmedi. Yapılan açıklamada, "Bu tek taraflı adım müttefiklik ruhuyla bağdaşmadığı gibi hiçbir meşru gerekçeye de dayanmamaktadır" denildi.

 

Açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:

 

"F-35 programının ana ortaklarından olan Türkiye'nin programın dışında bırakılması adil olmadığı gibi, S-400 sisteminin F-35'leri zaafa uğratacağı iddiası da geçersizdir. Bu konuda NATO'nun da katılacağı bir çalışma grubu kurulması teklifimizin karşılıksız bırakılması ABD tarafındaki önyargının ve meseleyi iyi niyetle kendi boyutları içinde çözme iradesinin eksikliğinin en bariz göstergesidir… ABD'yi stratejik ilişkilerimizde onarılmaz yaralar açacak bu hatadan geri dönmeye davet ediyoruz."

 

Son zamanlarda terör olaylarındaki artış, özellikle de Irak'ın kuzeyinde Erbil'de diplomatımıza yapılan hain saldırı, Asala terör örgütünün isminin yeniden duyulmaya başlanması, yine son günlerde Türkiye'nin birçok ilinde IŞİD terör örgütüyle ilgili hareketliliğin artması yaptırımların sadece F-35 ya da CAATSA kapsamında olmayacağının sinyallerini veriyor.

 

Dahası, Türkiye Ağustos 2018'de papaz meselesinden dolayı maruz kaldığı bir tweet füzesinin ekonomik etkilerini hala en kılcal damarlarında bile yaşıyorken, yeni bir finansal saldırıya dayanabilir mi, iyi düşünülmesi lazım…

 

Biz bunları deyince, bardağın boş tarafından olayları seyreden birileri hemen "Ne yani S-400 almasamıydık" deyiveriyor. Bir daha altını çizerek ifade edelim ki; elbette ki dört tarafı tehditlerle dolu olan Türkiye'nin S-400 gibi günümüzün en üstün teknolojisine sahip bir hava güvenlik sistemine ihtiyacı var ve sahip olmalıdır.

 

Ama bu sistemlere sahip olurken, sözde müttefikimiz olan ABD'den, AB'den, NATO'dan gelecek olan ekonomik, siyasi, askeri, hukuki, sosyal her türlü taarruza da hazır olmak zorundayız. ABD'denin Tomahawklarını, İngilizlerin Cruiselarını ve diğer füze çeşitlerini S-400 ile rahatlıkla durdurabiliriz ama Trump'ın tweetlerini ne yapacağız? Dolara bağımlı bir ülke olarak ABD'nin dolar hamlelerine nasıl mani olacağız?

 

İşte biz bu noktada diyoruz ki, nasıl hava ve kara güvenliğimizi düşünüyorsak, ekonomik güvenliğimizi de masaya yatırmalı ve de ABD'ye, AB'ye, dolara, euroya bağımlı şu kapitalist sistemden acilen kurtulmalıyız.

 

Tabii ki Çin gibi, Rusya gibi, diğer BRICS devletleri gibi Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan Milli Ekonomi Modeli'ni tümüyle kanunlaştırıp uygulayarak…

Murat Çabas

Yeni Mesaj Gazetesi

(Kilis Postası Haber Merkezi)

Bu haber 420 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
Reklam
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Hukuk Danışmanından Flaş Açıklama
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Hukuk Danışmanından Flaş Açıklama
İnönü İlkokulunda
İnönü İlkokulunda "Kanlarımızı Veriyoruz" Bağış Etkinliği