Kendini Bul!

İnsan daima bir arayış içindedir. Ya kendinin ya başkasının arayışında olur. Kendini arayan insan dünyadaki en önemli ve en zor göreve atılmıştır aslında…

30 Mayıs 2020 - 14:59 - Güncelleme: 30 Mayıs 2020 - 15:10


İnsan daima bir arayış içindedir. Ya kendinin ya başkasının arayışında olur. Kendini arayan insan dünyadaki en önemli ve en zor göreve atılmıştır aslında…

Zor da olsa kendini bulabilmelidir. İnsan hep sadece derinliğini bildiği sığ sularda yüzmeyi bilirmiş gibi davranır, fakat öyle değildir. Kendisinin farkına bir varabilse okyanusları bile aşar belki de...

Bu hususta kıssadan hisse bir hikâye vardır. Yavru deve ile annesi hakkında.

Yavru deve bir gün annesine sormuş:

"Anne, bizim ne diye hörgücümüz var?"

"Yavrum!" demiş annesi:

"Çöl sıcağında susuzluğa katlanabilelim diye."

"Peki, anne..." demiş

" Bizim tırnaklarımız neden bu kadar büyük?"

"Yavrum!" demiş. "Çölde ayaklarımız kuma gömülmesin diye."

"Anne bizim boynumuz neden bu kadar uzun?"

"Yavrum!" demiş.

"Çölde uzaktan gelen tehlikeleri erken fark edebilelim diye."

"Peki anne, Allah aşkına bizim hayvanat bahçesinde ne işimiz var?"

Deve bile kendi yerini sorgularken, ey insan sen neden benliğini sorgulamazsın.

"Beni bende demem, bende değilem. Bir ben vardır bende, benden içerû." demiş, Taptık Emre'nin öğrencisi derviş Yunus Emre.

Hakikat nerededir? Allah her suretini insanın vücuduna inşa etmiş midir? Gizli olan bulunması gereken benlikle perdelenmiştir.

Asıl olan perdeyi aralamak ve  Allah'ı bilmektir o zaman. Cenab-ı Peygamber Efendimiz (s.a.a.) "Kendini bilen, Rabbini bilir." demiş.

İşte Yunus Emre senden içeri seni bulmaya sevk etmiş anlayana…

“Bir ben vardır benden içeru” diyerek.

 

Yine bir misal verelim:

Eflatun, İslâm’ın “Sırat-ı Müstakim” dediği bu duygulardaki dengeyi şöyle anlatır: “Vücut aklın idare ettiği bir at arabasıdır. Atlardan bir tanesi şehvet yani duygularda aşırılık, diğeri şecaat yani terbiye edici ahlak, etiktir. Ancak atlar dengede olduğu zaman araba düzgünce yol alır.” 

Şehvet ve şecaat bir o kadar zıt ama bir o kadar birlikte hareket eden iki duygudur. Bu ikisi de insandadır. Ancak insanoğlu bunu dengede korumak zorundadır. Yani benliğinin farkında olmalıdır ki kendini bulsun. Neyi nerede nasıl arayacak. İşte bunun yolunu öğretecek kâmil insandır. O yol göstermezse çölde serap görüp su arayan adama döneriz. Tam bulduk dediğimiz an gerçekte boş arayışta olduğumuzu anlarız.

Gönülden akan ırmağı aramak lazım. Kesintisiz akan gönül suyuna ulaşmak lazımdır. Vesselam…

Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle...

Ayşe Nurdan Boztepe~ Gaziantep İcmal Gençlik Üyesi

Bu haber 645 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
Reklam
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kumru deyip geçmeyin!
Kumru deyip geçmeyin!
Kilis'te Oynanan Halk Oyunları
Kilis'te Oynanan Halk Oyunları