Kimin örgütü NATO?
Reklam

Kimin örgütü NATO?

Kime çalışıyor ve ne iş yapar? Adına baktığınızda savunma örgütü; NATO (North Atlantic Treaty Organization) denen Kuzey Atlantik İttifakı.

22 Ocak 2018 - 10:19 - Güncelleme: 23 Ocak 2018 - 11:43

ABD 2. Dünya Savaşı sonrası, Sovyetler’in yayılmasını önlemek için Marshall Planı ve Truman Doktrini’ni devreye soktu. Marshall Planı, Savaş sonrasında çöken Avrupa ülkelerine ekonomik yardımı hedeflerken; Masonların efsane başkanı, atom bombalarının Japonya’ya atılma emrini veren, İsrail devletinin kurulmasını sağlayan ABD Başkanı Truman’ın politikası ise komünizme karşı mücadele veren hükümetleri destekleme ve yardım amaçlıydı. Tarihler 4 Nisan 1949’u gösterirken; ABD, Sovyetler’e karşı aldığı bu tedbirleri yeterli görmeyerek önlemlerin en etkilisi NATO’nun kurulmasını sağladı. 12 Batılı ülkenin imzaladığı NATO Antlaşması’nın başında, bu ülkelerin, milletlerin, demokrasi ilkeleri ile kişi özgürlüklerini ve ortak savunmaları ile barış ve güvenliklerini korumak için birleşmiş oldukları belirtiliyordu. İçlerinden birine yapılmış bir saldırı hepsine yapılmış sayılacaktı. Biz neresindeyiz bu işlerin? 19 Şubat 1952’de TBMM’nin aldığı kararla Türkiye NATO üyesi olmuştur. Bizim kara kaşımız kara gözümüz için değil, Türk evlâdının 1950 Kore Savaşı’nda feda edilmesi, Türk askerini böylece test eden(!) Batılı devletlerin, bizim NATO üyeliğimize itirazlarını geri çekmelerine neden olmuştur. Askerimizin taaa oralarda ne işi vardı derken, bugün de Katar’da, Somali’de ve diğer alâkasız yerlerde ne işleri var, sorusunu önümüze koyuyor. Hadi diyelim uluslararası örgüt üyeliklerinden doğan sorumluluğumuz var da, o örgütlerin hangisi bugün boğuştuğumuz meselelerde yanımızda? Say benim hatırımı, sayıyım senin güzel hatırını… İşler hatıra kaldıysa! O zaman dönelim ve hatırlayalım ve de hatırlatalım; Milli Mücadele dönemindeki dış ilişkilerimiz: Türk Milli Kurtuluş Mücadelesinin temel amacı, yıkılan, Batı emperyalizminin doymak bilmez iştihasına kurban giden Osmanlı İmparatorluğu’nun enkazından yepyeni bir Milli devlet kurmak olduğuna göre, Kurtuluş Mücadelesinin dış münasebetlerine de bu amacın hâkim olması doğaldı. Mustafa Kemal Atatük’ün deyimiyle, Milli Kurtuluş Mücadelesinin dış politikasının temel ilkesi “milletin dahili ve harici istiklâlinin tanıtılması ve her milletin kendi mukadderatına kendisinin hâkim olması… Hakkımızın bilâkaydü şart tanınması”dır. Kurtuluş Mücadelemiz her şeyden önce dışarıya, istilâcılara yönelmiş bir hareket olduğu için mücadelemizin örgütlenme aşamasında özellikle Erzurum Kongresi kararları dışarıya, tüm dünyaya hitap etmiştir. Bu kararlar Milli Mücadele diplomasisinin de temel ilkeleri olmuştur: -Milli sınırlar içinde bulunan tüm vatan parçalarının bütünlüğü, birbirinden ayrılmazlığı, -Her türlü yabancı işgâl ve müdahalesine karşı milletin bir bütün olarak savunma ve karşı koyması, -Manda ve himayenin kabul edilemezliği Dış politikanın esasları olacaktır. Bugüne geldiğimizde ulusal sınırlarımızın güvenliği başkası tarafından değil, NATO müttefikimiz ABD tarafından ihlâl edilmektedir. Hani NATO üyelerinden birine saldırı hepsine yapılmış sayılacaktı! Bundan vazgeçtik, bir üye diğer üye ülkeyi mağdur etmektedir. Neredesin NATO? Sormaya hacet yok ABD’nin emrindesin! NATO, ABD’nin Marshall Planı’nın parçasıdır. Amerikan sinsi emellerine âlet edilmektedir. Diğer uluslararası örgüt Birleşmiş Milletler (BM) için de bu geçerlidir. Parayı veren düdüğü çalar. Her iki örgütün dev bütçelerine katkıda bulunan ABD yerli yersiz tehditler savurarak para musluğunu kapatacağını dünyaya haykırmaktadır. Bölgemizde ve Suriye üzerinde ABD’nin de Rusya’nın da denklemleri olduğuna göre, kendi denklemimizi kurmak zorundayız.

Prof. Dr. Ünal Emiroğlu

Kaynak: Yeni Mesaj Gazetesi

(Kilis Postası Haber Merkezi)

Bu haber 1776 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Teşrik Tekbirleri Bugün Başladı
Teşrik Tekbirleri Bugün Başladı
Aramızdan Ayrılanlar
Aramızdan Ayrılanlar