AH ŞAM VAH ŞAM


Şam Diyarına yakın olmak çok büyük bir güzellik . Bu güzelliğin avantajları olduğu gibi aynı zaman da büyük bir sorumluluk gerektiriyor.

Çünkü Abdullah bin Amr bin el-Âs (r.a); Peygamberimiz (sav)’in şöyle buyurduğunu  rivayet etmiştir:  
“Kitabın direğinin yastığımın altından çekildiğini görür gibi oldum. Gözümle onu takip edince onun yükselen bir nur olduğunu, onun Şam’a bırakıldığını gördüm. Dikkat edin şüphesiz iman –fitneler meydana geldiğinde- Şam’da olacaktır.”

Bu hadisi okuyunca Suriye’de meydan gelen olayları , olayları meydana getirenleri , failleri ve sebep olanları bir daha  tefekkür ile değerlendirme gereği hissettim.Bu mecburiyette şahit olduğum birkaç olayın da esaslı bir etkisi oldu. Edindiğim bilgileri ve değerlendirmelerimi Kilis Postası yolu ile sizinle paylaşmak umarım bizi basın yayın organlarının sokmak istediği düşünce çizgisinden biraz olsun uzaklaştırabilir.

Öncelikle Avrupa Kıtasına  daha rahat bir yaşam amacı ile gitmek isteyen Ortadoğu ve Anadolu insanına ilk defa kapılar ne zaman aralandı.1960’lı yıllarda Almanya’ya gitmek  Anadolu insanında aranılan özelliklerin izdüşümü olan hangi kriterler Avrupa’da yaşamak isteyen Ortadoğu İnsanında arandı.Avrupa hangi özelliklere ,hangi düşünüşe sahip Müslümanları Kıta Avrupa’ya kabul etti dersiniz.

 1-Adı…………; Türk Vatandaşı , Doğum yeri Ağrı, yaşadığı Şehir İzmir ,Avusturya’nın bir kenar kasabasında işçi bir Türk Ailesinin çocuğu , Avusturya’da mahalle camisinde Diyanetin Atadığı bir görevli ile değil de  Mısır El Ezher Üniversitesinde eğitim görmüş ve maaşını kimin ödediği belli olmayan hocadan dini bilgileri edinen  24 yaşında bir genç.Suriye’ye Rejim ile savaşmaya ve şehit olmaya gidiyor.İnsan Öldürmeye gidiyor ama kendisine ikram edilen yemeği ayıp olmasın diye yalnız odada yemeği isitiyor.

2-Fas vatandaşı , 27 yaşında , kadın,Güneydoğulu bir Türk Vatandaşı ile evli , İki çocuğu var biri  dört  biri   yaşında .İtalya’da  yaşıyor.İtalya ‘daki ekonomik kriz sebebi ile para kazanamayan eşi onu Türkiye’ye kendi kardeşleri ve anne babasının yanında yaşasın diye göndermiş.Türkçeyi Diyarbakır şivesi ile çok güzel konuşuyor.Ev ev üstüne olmaz diyecek kadar Anadolu kültürüne hakim.Çocukları hem Türkçe Hem Arapça Hem de İtalyanca biliyor.Suriye’ye gitmek istiyor.Amacı  Zengin Suriye ailelerinin çocuklarına bakıcılık yapmak.

3-Doğu Türkistanlı altı genç , Turistik geziyi Suriye^de    sonlandırmak istiyorlar.yasal yollarla Suriye’ye geçmek akıllarına gelmemiş.Hepsinin geriye dönük bir yıllık Türkiye’de turist olarak gezmişliği var.Hepsi de  mühendis bir ikisi elektrik mühendisi geri kalanı da  makine mühendisi .Çantalarında  uzaktan kumanda devre şemaları.

4-İsveç  vatandaşı , kadın.2005 yılında Müslüman olmuş, ama kimliğinde Müslüman değil Hristiyan ismi yazıyor.İsmini değiştirmek için fırsatı olmamış. Tunuslu biriyle evlenmiş ondan üç çocuğu var , eşi trafik kazasında ölmüş.Ölen eşinin amcası oğlu evlenmiş dört aylık hamile , çok fasih Arapça biliyor.Eşi Suriye’de .Amacı Suriye’ye gidip eşini bulmak.Çocukları yanında .

5-Libya Vatandaşı karı koca .Erkek 26 yaşında  Elektronik  Mühendisi, kadın 24 yaşında mesleği diş doktoru.Amaçları Suriye’ye gitmek iş bulmak.Kadın  halsiz .Dört aylık hamile .

6-Libya vatandaşı , 35 yaşında , erkek .Mesleği makyaj malzemesi fabrikasında işçi.Giyimi lüks ,güneş gözlüğü  500 TL değerinde ,cebinde dolar çok.Faslı kadınla Havaalanında tanışmış(faslı Kadının beyanı) Bir araya gelme sebepleri taksi parasını paylaşmak.Amacı Suriye’ye gitmek .İş arıyor.

7-Suriye vatandaşı.34 yaşında .Üç yıldır Gaziantep’te yaşıyor.Amacı Suriye’ye gidip Suriye’nin bir köyünde yaşayan yaşlı anne babasını Türkiye’ye getirmek.

  Hepsinin yolu Adana’da birleşiyor.Adana –Kilis  hattının Kilis ucunda  Suriyeli ile tanışıyorlar. Sonrası muamma.