O, hep gündem hep de gizlenen gerçekti

O, hep gündem hep de gizlenen gerçekti

Bu yazıyı Muhterem Hocamın vefat haberini almadan önce yazmıştım. O haber ulaştığında kalemim yere düştü, baskıya gönderemedim. Hocamı rahmet, hürmet, minnet ve özlemle anarak, biraz da kısaltarak şimdi baskıya gönderiyorum.

21 Nisan 2020 - 10:33

"Prof. Dr. Haydar Baş 20 yıldan fazladır Türkiye'nin her daim gündemi ve de her daim gizlenen gerçeğidir.

Hep gündemidir. Çünkü yıllardan beri milletin ve ekranların önünde olanlar, devlet ve milletin sorunlarına çözüm ve çıkış bulamamışlar, bildik söylemlerin etkileri azalınca akılcı söylem ve çözümler aramışlar ve o aklı, çözümleri Prof. Dr. Haydar Baş'ta bulmuşlar ve O'nun söylemleri ile siyasi rant ve reyting elde etmişlerdir.

Yani söylenenler Haydar Baş'a ait plan, proje ve fikirlerdir. Haliyle gündem Haydar Baş'tır. Sayın Baş'ın ismi gizlendiği için de Türkiye'nin gizlenen gerçeğidir.

Sayın Baş ilim adamıdır, bilim adamıdır, gönül adamıdır. Mandacı değil ulusalcıdır. Şovenist değil milliyetçidir. Dinci değil dindardır. Kinci değil merhamet ehlidir. Sözde değil özde Atatürkçüdür. Evlattır, kardeştir, dosttur, babadır, candır.

Dünyanın ve ülkemizin siyaset tarihinde söylenemeyenleri söyleyen, plan ve projelerini noterden tasdik ettiren tek liderdir O.

Hatta vatandaşın önüne çıkıp; 'Ben, sizden oy dilenmeye değil sizi kurtarmaya geliyorum' diyen tek liderdir.

Sayın Baş'ın bu kadar kendine güvenmesi ve iddialı olması laf ile değildir. İlim iledir, bilim iledir, yaşanılan dünya ve Türkiye gerçekleri üzerinedir.

Sayın Baş, siyasete girdiğinden beri devrim niteliğinde olan model, plan ve söylemleri hem dünya, hem de ülke sathında dile getirdi.

Başta da dediğim gibi emperyalistlerin ezberlettiklerinden başka söylemleri olmayanlar çözümü Haydar Baş'ta buldular. Ama haklıya hakkını vererek değil fikir, proje çalarak yaptılar bunu.

Sayın Baş'ın projelerinin çalınması bugüne ait değil, daha ilk yıllardan beri yaşadığımız, yazdığımız bir gerçek.   

Sayın Baş 22 Haziran 2007 tarihinde bu fikir ve proje hırsızlarına şöyle sesleniyordu;

'IMF ve AB ile işbirliği halindeki hiçbir parti bu projeleri uygulayamaz. ABD, AB ve IMF'den akıl almadan bir adım atamayan ve icazeti onlardan bekleyen partiler, BTP'den kopyaladıkları söylemlerle milletimize keyif bağışlıyorlar.

Ancak bu oyun tutmaz, bu tezgâh halkımıza fayda getirmez. Çünkü taşıma su ile değirmen dönmez. Kopyalanmış proje ile çalma veya konma akıl ile bir arpa boyu yol alınmaz.

Yüce Milletimizin ve Türkiye'nin artık bunlarla oyalanma lüksü yoktur. Bu sebeple Türk milleti bütün bu denenmiş, çözümü olmayan, kopyacı ve AB'nin ve IMF'nin talimli talebelerini önceki koalisyon ortakları gibi toptan sandığa gömecektir, gömmelidir.'

 

Ama milletimiz gömmedi. Hem maddi, hem manevi, hem de fikir hırsızlarıyla yola devam dedi. Tabi huylu huyundan vazgeçmedi. Çalmaya devam ettiler.

Mayıs 2015'te Prof. Dr. Haydar Baş şöyle diyordu; 'Bunların hepsi benden çalıyor. Şimdi gelirken İstanbul sokaklarında 'Var mısınız' pankartını gördüm. Sayın Başbakan bunu söylüyor. Yahu bu, 'Var mısınız' sözünü ben, 2002 yılından beri slogan olarak kullanıyorum. Projelerimi aldılar, söylemlerimi aldılar şimdi de sloganımı aldılar' dedi.

8 Mayıs 2015 tarihinde dönemin Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli katıldığı özel bir televizyon programında yaptığı açıklamada, 'Haydar Baş'a hakkını teslim edelim. Bütün muhalefetin sunduğu projeler Haydar Baş'a aittir' diyordu.

Tabi Sayın Baş'ın çalınmış, kırpılmış, kapitalizme uyarlanmaya kalkışılmış projeleri bile vatandaşta karşılık bulmuştu.

Tabi birilerini oy kaybına uğrama korkusu da sarmıştı. Bunlardan birisi de dönemin enerji bakanı Taner Yıldız idi. Yıldız; 'kimin parasını kime veriyorsunuz' diye kendince bir çıkış yapmıştı.

Sayın Baş'ın cevabı çok manidardı! 'Sizin ecnebilere verdiğiniz milletin parasını onlardan alıp yeniden millete vereceğim. Bakanlar başladı beni eleştirmeye. Benim ilmimin zekâtı senin sülaleni satın alır. Ben, senin gibi onlarcasını yetiştirdim haberin olsun' diyordu.

Dönemin başbakanı Erdoğan da, Sayın Baş'ın projelerini malum üslubuyla eleştirmeye kalkmış ama aradan bir yıl geçmeden Sayın Baş'ın elini öpen Yiğit Bulut'u, ekonomi baş danışmanı yapmış, Yiğit Bulut'un yönlendirmeleriyle son dört yıldır resmi patenti bile Sayın Baş'a ait 'milli paralarla ticaret' söylemlerini dile getirmektedir.

Bunları neden hatırlattım?

Dünya hem sağlık, hem de ekonomik buhranda. Herkes çıkış arıyor. Ülkemizde birçok formüller konuşuluyor.

Parti liderleri, ekonomistler, yazarlar vs. vatandaşa aylık vermekten, her aileye her ay para dağıtmaktan yani vatandaşlık maaşından, para basmaktan, yerli kaynakları devreye sokmaktan bahsediyor. Ama 20 yıldır sakladıkları gerçeği yine saklıyorlar" demiştim.

Ve Muhterem Hocamız, Hakk'a yürüdü. Devlet yönetiminden, muhalefet liderlerinden, yazarlardan, sosyal kurumların liderlerinden, yabancı devlet başkanlarından, bilim insanlarına kadar yüz binlerce taziye mesajı geldi.

Bu mesajlarda Sayın Baş'ın siyasi, dini, ekonomik, sosyal ve diğer konulardaki fikirlerinden, projelerinden bahsettiler. Çözüm insanı olduğunun altını vurguladılar.

Kimin ne kadar samimi olduğu şuan pek önemli değil ama gerçek şu ki, devlet ve milletimizin bekası yine Prof. Dr. Haydar Baş'ın modelinde, projelerinde, fikirlerinde olduğu itiraf edildi.

Akın Aydın

Yeni Mesaj Gazetesi

(Kilis Postası Haber Merkezi)

Bu haber 1280 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
Reklam
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kumru deyip geçmeyin!
Kumru deyip geçmeyin!
Kilis'te Oynanan Halk Oyunları
Kilis'te Oynanan Halk Oyunları