
2011 Evliya Çelebi Yılı Olacak
EVLİYA ÇELEBİ,
KİM BU ADAM?
Pirimiz, Üstadımız, Atamız, Her Şeyimiz.
TÜRKİYE BAŞKA ŞEYLERLE UGRAŞIRKEN,
UNESCO ONU DOĞUMUNUN 400. YILINDA UNUTMADI.
BABASI KÜTAHYA GERMİYANOGULLARINDAN;
Akıllı, becerikli, edepli, saygılı biraz dindar, geçmişe bağlı, ilim irfan sahibi güvenilir, Oğuz boyu.
Annesi KAFKASLARDAN, BELKİDE BİR KIPÇAK TÜRKÜ.
Güçlü genlerden gelen sağlıklı bir vücut yapısı, korkusuzluk, yoğun macera tutkusu, yılmama , ataklık ve dinamiklik, hep ama hep yalnız ve cesur olma.
Hiç evlenmeden Devlet-i Aliyye-i Osmani'nin bütün topraklarının 51 yıl, at üstünde, gezilmesi .
10 ciltlik geçmişi bize veren baha biçilmez seyahatnamesi.
İlk seferi olan Azak Kalesi dönüşü Karadeniz'de gemisi fırtınadan batıp bir kütükle Romanya'ya çıktı.
Tuna'yı 330 kere geçen Akıncı Beyleri ve tatar ordusu ile Amsterdam'a giden, Viyana, Girit, Ukrayna, Kırım savaşlarına katılan, 7. iklimde gezmedik yer bırakmayan, o günün şartları ile en az 30 ülke gören ,
Arapça, Rumca ,Latince bilen seyyah.
Makedonya Türk şehri Ohri'de, bana öyle çeşitli hoşab (hoşaf) lar, ikram ettiler ki, hoşabdan şehit olayazdım, diyecek kadar gurme ve nüktedan.
Estergon kalesinden akıncılarla kız kaçıracak kadar cesur.
Eski Diyarbekir Beylerbeyi Melek Ahmet Paşa'nın karısı ve 4. Murad hanın kızı, İsmihan Kaya Sultan'ın acıklı ölümü üzerine, Ayasofya bitişindeki, kapı kulbunda benzersiz YA FETTAH yazılı türbede 8 saatte Kuran-ı Kerim'i hatmeden,
Ordularımızın Girit'i fethetmesi üzerine ilk ezanı Kandiye kalesinde okuyan, sohbetlerinde asla siyasete yer vermeyen, aşık, sevgi dolu , eski İstanbul beyefendisi.
VAR MI ONUN GİBİSİ ?
UNESCO, DOĞUMUNUN 400'ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜNÜ UNUTMADI
Dünyanın çeşitli bölgelerini 17'inci yüzyılda yarım asır at sırtında gezerek dünya tarihinin en önemli gezi eserlerinden Seyahatname'yi yazan ünlü gezgin Evliya Çelebi'nin doğumunun 400'ncü yılı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından anma yılı takvimine alındı.
UNESCO, ünlü gezgin Evliya Çelebi'nin 400'üncü doğum yılına rastlayan 2011'i, geçen yıl ekim ayında UNESCO ile ilişkilendirilen anma yıl dönümleri kapsamına dahil etti.
Dil, halk bilimi, sanat tarihi, topoğrafya, dinler tarihi, tasavvuf tarihi ve yerel tarih araştırmalarının en önemli kaynaklarından olan Seyahatname'siyle ünlü Evliya Çelebi, 2011?de anısına organize edilecek çeşitli etkinliklerle anılacak.
Öte yandan, Evliya Çelebi, Fransa'nın Strasbourg kentindeki Avrupa Konseyinde düzenlenen bir sergide, tarihe damga vuran 20 kişi arasında gösterilmiştir.
EVLİYA ÇELEBİ
Evliya Çelebi, 1611 yılında İstanbul Unkapanı'nda doğdu. Bazı kaynaklara göre de, Kütahya'nın günümüzde Saray Mahallesi diye bilinen Zeryen Mahallesi'nde doğduğundan bahsedilir.
Evliya Çelebi'nin ailesi, İstanbul'un fethinden sonra Kütahya'dan buraya gelip Unkapanı yöresine yerleşti. İlköğrenimini özel olarak gördükten sonra bir süre medresede okudu, babasından tezhip, hat ve nakış öğrendi, musikiyle ilgilendi.
Kuran'ı ezberleyerek hafız oldu. Enderun'a alındı, dayısı Melek Ahmed Paşa'nın aracılığıyla Sultan 4. Murat?ın hizmetine girdi.
''SEYAHAT YA RESULALLAH'?
Evliya Çelebi'nin geziye karşı duyduğu ilgi, çocukken babası ve yakınlarından dinlediği öykü, söylence ve masallardan kaynaklanıyor.
Seyahatname'de geziye duyduğu ilgiyi anlatırken, 1630'da bir gece rüyasında Hazreti Muhammed'i gördüğünü, ''Şefaat ya Resulallah'' diyeceğine şaşırıp ''Seyahat ya Resulallah'' dediğini, bunun üzerine ona gönlünce gezme, uzak ülkeleri görme imkanı verildiğini ifade ederdi.
Bu rüya üzerine 1635'te önce İstanbul'un bütün yörelerini dolaşmaya, gördüklerini, duyduklarını yazmaya başladı. 1640'ta Bursa, İzmit ve Trabzon yörelerini gezdi, 1645'te Kırım'a Bahadır Giray'ın yanına gitti.
Yakınlık kurduğu kimi devlet büyükleriyle uzak yolculuklara çıktı, savaşlara, mektup götürüp getirme göreviyle ulak olarak katıldı.
Yanya'nın alınmasıyla sonuçlanan savaşta, Yusuf Paşa'nın yanında görevli bulundu. 1646'da Erzurum Beylerbeyi Defterdarzâde Mehmed Paşa'nın muhasibi oldu. Doğu illerini, Azerbaycan'ın, Gürcistan'ın kimi bölgelerini gezdi. Bir ara Revan Hanı'na mektup götürüp getirmekle görevlendirildi ve bundan dolayı Gümüşhane, Tortum yörelerini dolaştı. 1648'te İstanbul'a dönerek Mustafa Paşa ile Şam'a gitti, 3 yıl da o dolaylarda gezdi.
1651'den sonra Rumeli'yi dolaşmaya başladı, bir süre Sofya'da bulundu. 1667-1670 arasında Avusturya, Arnavutluk, Teselya, Kandiye, Gümülcine, Selanik bölgelerini gezdi. Kaynakların bildirdiğine göre, Evliya Çelebi'nin gezi süresi 50 yılı kapsıyor.
Mısır'dan dönerken ya da İstanbul'da 1682'de öldüğü sanılan Evliya Çelebi'nin kabrine ait herhangi bir bilgiye tarihi kaynaklarda yer verilmezken, kabrinin kayıp olduğu belirtiliyor.
50 YILLIK GEZİSİNİ 10 CİLTLİK SEYAHATNAME'DE TOPLADI
Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde, gezdiği ülkelerin yeme içme alışkanlıkları, ekonomisi, giyim şekli, coğrafi durumu, dili, gelenek ve görenekleri hakkında ilginç bilgiler verdi. Gördüklerini ve gözlemlerini bu eserinde tarih ve yer belirterek yazdı.
Gerçekçi bir gözle izlediği olayları yalın ve duru, zaman zaman fantastik bir anlatımla halkın anlayacağı şekilde yazdı, halkın anlayacağı deyimleri fazlaca kullandı.
Ünlü seyyahın 10 ciltlik Seyahatname'si, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içeriyor. Günümüzde unutulan Ankara civarında tiftik keçisi yününden sof elde edilişi, Mudurnu'da iğne yapımcılığı gibi yörelere özgü ekonomik faaliyetler hakkında bilgiler aktardı.
Türk kültür tarihi ve gezi edebiyatı bakımından önemli bir yere sahip olan Seyahatname'de, Anadolu'nun yanı sıra Kuzey Afrika, İran, Kafkaslar, Orta ve Kuzey Avrupa'dan bahsediliyor.
SEYAHATNAME'DE ANLATTIĞI MEMLEKETLER
Evliya Çelebi'nin çağının konuşma dilini kullandığı Seyahatname'nin birinci cildinde İstanbul ve civarı, ikinci cildinde 1640'te yaptığı Buca, Batum, Trabzon, Kafkasya, Girit, 1645'teki Erzurum, Azerbaycan, Gürcistan seferleri, üçüncü cildinde Şam, Suriye, Filistin, Urmiye, Sivas, El-Cezire, Ermenistan, Rumeli, Bulgaristan ve Dobruca, dördüncü cildinde Van, Tebriz, Bağdat, Basra gezisi yer alıyor.
Eserin beşinci cildi, Van, Basra seyahatinin sonuyla başlıyor ve Oçakov gezisi, Rakoçzi'ye karşı sefer, Rusya seferi, Anadolu asilerine karşı hareket, Çanakkale yolu ile Bursa'ya gidişi, Boğdan'a gidişi, Transilvanya seyahati, Bosna'ya gidişi, Dalmaçya seferi, Sofya'ya gidişinden oluşuyor.
Çelebi'nin Balkanlar ve Avrupa izlenimlerine yer verdiği altıncı ciltte, Transilvanya seferi, Arnavutluk gidişi ve İstanbul'a dönüşü, Macar seferi, Uyvar'ın kuşatılması, 40 bin Tatarla Avusturya, Almanya, Flemenk'e ve Baltık Denizi'ne kadar gitmesi, Uyvar'ın zaptı, Belgrad'a gidişi, Hersek'e gönderilmesi, Ragusa seyahati, Karadağ ve Kanije seferleriyle Hırvat memleketindeki gezileri bulunuyor.
Seyahatname'nin yedinci cildi, Avusturya, Kırım, Dağıstan, Deşt-i Kıpçak, Esterhan, sekizinci cildi Kırım, Girit, Selanik, Rumeli, dokuzuncu cildi Kütahya, Afyon, Manisa, İzmir, Sakız Adası, Kuşadası, Aydın, Tire, Denizli, Muğla, Bodrum, Ege Adaları, Isparta, Antalya, Alanya, Karaman, Silifke, Tarsus, Adana, Maraş, Antep, Kilis, Halep, Lazkiye, Şam, Beyrut, Sayda, Safed, Nablus, Kudüs, Medine, Mekke ve civarlarını kapsıyor.
Eser, Evliya Çelebi'nin son gezdiği memleket olan Mısır izlenimleriyle 10'uncu ciltte sona eriyor.
Kaynak : Çetin İMİR ? Bütün Dünya Dergisi ? Mart.2011 sayısından alınmıştır.







