[caption id="attachment_1966" align="alignnone" width="496" caption="baraj"]
[/caption]
Afrın Barajı İçin Geç Mi Kalınıyor?
Kilis?in yıllardan beri süre gelen su sıkıntısının ne zaman tam anlamıyla sorun olmaktan çıkıp çözüme kavuşacağı merak ediledursun, dünyayı saran küresel ısınmanın sonuçları Kilis?te hissedilmeye başlandı bile!
Son 5 yıl zarfında hatırı sayılır bir kuraklık grafiği çizen Kilis?te metrekareye düşen yağış miktarı her yıl daha da azalırken, 2010 yılında da tekrarlandığı üzere kurak ve sıcak geçen gün sayısı bir hayli artıyor. Son birkaç yılın yağış grafiğine bakıldığında, metrekareye düşen yağış miktarının 40 dereceye zar zor ulaştığı çok nadir de olsa aştığı kayıtlara geçiyor. Bu duruma bir de yağışların dengesizliği eklendiğinde ortaya daha kötü bir tablo çıkıyor. Yani Kilis?in, ülkemizde küresel ısınmanın etkilerinin en çok hissedildiği iller arasında üst sıralara yerleştiğini söylersek pek hata etmiş olmayız.
Peki, Afrın Barajı?nın küresel ısınma ile bağlantısı nedir? Türkiye açısından küresel ısınmanın etkilerinin değerlendirildiği geniş raporlarda dikkatimizi çekenler arasında şunlar yer alıyor:
*Yağış miktarında ortalama % 10 düşüş
*Buharlaşma ve evaporasyonun artması
*Yaz kuraklığının artması
*Sıcaklıkların yükselmesi
*Su kaynaklarında azalma
Kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer alan bölgelerde kuraklık ve çölleşme sorunlarının küresel ısınma ile daha da artacağına kesin gözü ile bakılıyor. Bu kapsam dâhilinde yer alan ilimizde halen Kilis?in içme ve sulama suyu ihtiyacını karşılayacak bir barajın yapılmamış olması büyük bir dezavantajdır. Kilis?te genel olarak son yıllarda iyice artan sondajlar, şehirdeki yeraltı sularının ciddi oranlarda azalmasına ve yer değiştirmesine sebep olmuştur. Su ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla vurulan bu sondajların şehir sularının hareketini olumsuz yönde etkilediğine artık kesin gözüyle bakılıyor. Ancak şehir suyunun düzensiz bir şekilde akması ve özellikle içme suyu olarak halka pek güven vermiyor olması, vatandaşı kendi çözümlerini üretme yoluna itiyor. İçme suyu ihtiyacı konusunda ise halkın genellikle temiz olduğuna inandıkları şehir çevresindeki çeşme veya sondaj sularını kullandıkları dikkat çekiyor. Kilis?te damacana su kullanımının da son yıllarda artış göstermesi de halkın temiz içme suyu temininde tercih ettiği yöntemler arasında yer alıyor.
Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yıllar önce hazırlanan bir raporda da Kilis'in içme suyuna kesin çözümün Afrin barajıyla sağlanabileceği belirtilirken, boşa akan su miktarının 250 milyon metreküp olduğu açıklanıyor. Suriye?nin, Afrin çayının suyunu depolayarak içme suyu ihtiyacını karşılamada ve arazi sulamasında kullanıldığı biliniyor. Planlanması daha önce yapılan Afrın Barajı?nın, 2010 yılı Şubat ayında proje çalışmasının başladığı ve yıl içerisinde planlama ve proje çalışmaların bitirileceği açıklanmıştı.
2003 yılından bu yana ertelenen Afrın Barajı?nda çalışmaların tam anlamıyla ne zaman başlayacağı herkes tarafından merakla bekleniyor. 7 yıl gibi bir zamandan sonra proje kapsamına alınan barajda projenin ne zaman tamamlanacağı, inşaata ne zaman başlanacağı ve bunun ne kadar süreceği de akla gelen sorular arasında yer alıyor.
Çünkü küresel ısınma ve Kilis ve çevresinde yaşanan anormal kuraklık baz alındığında 2003 yılında 250 milyon metreküp olarak ölçülen su miktarının son 7 yılda ne kadar azaldığı ve ileriki yıllarda ne kadar daha azalacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Kilis'e saniyede bin litre içme suyu vermesi ve ayrıca 7 bin hektarlık alanı sulaması planlanan barajdan beklenilen verim alınması için daha fazla geç kalınmaması neredeyse hayatidir.
[/caption]Afrın Barajı İçin Geç Mi Kalınıyor?
Kilis?in yıllardan beri süre gelen su sıkıntısının ne zaman tam anlamıyla sorun olmaktan çıkıp çözüme kavuşacağı merak ediledursun, dünyayı saran küresel ısınmanın sonuçları Kilis?te hissedilmeye başlandı bile!
Son 5 yıl zarfında hatırı sayılır bir kuraklık grafiği çizen Kilis?te metrekareye düşen yağış miktarı her yıl daha da azalırken, 2010 yılında da tekrarlandığı üzere kurak ve sıcak geçen gün sayısı bir hayli artıyor. Son birkaç yılın yağış grafiğine bakıldığında, metrekareye düşen yağış miktarının 40 dereceye zar zor ulaştığı çok nadir de olsa aştığı kayıtlara geçiyor. Bu duruma bir de yağışların dengesizliği eklendiğinde ortaya daha kötü bir tablo çıkıyor. Yani Kilis?in, ülkemizde küresel ısınmanın etkilerinin en çok hissedildiği iller arasında üst sıralara yerleştiğini söylersek pek hata etmiş olmayız.
Peki, Afrın Barajı?nın küresel ısınma ile bağlantısı nedir? Türkiye açısından küresel ısınmanın etkilerinin değerlendirildiği geniş raporlarda dikkatimizi çekenler arasında şunlar yer alıyor:
*Yağış miktarında ortalama % 10 düşüş
*Buharlaşma ve evaporasyonun artması
*Yaz kuraklığının artması
*Sıcaklıkların yükselmesi
*Su kaynaklarında azalma
Kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer alan bölgelerde kuraklık ve çölleşme sorunlarının küresel ısınma ile daha da artacağına kesin gözü ile bakılıyor. Bu kapsam dâhilinde yer alan ilimizde halen Kilis?in içme ve sulama suyu ihtiyacını karşılayacak bir barajın yapılmamış olması büyük bir dezavantajdır. Kilis?te genel olarak son yıllarda iyice artan sondajlar, şehirdeki yeraltı sularının ciddi oranlarda azalmasına ve yer değiştirmesine sebep olmuştur. Su ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla vurulan bu sondajların şehir sularının hareketini olumsuz yönde etkilediğine artık kesin gözüyle bakılıyor. Ancak şehir suyunun düzensiz bir şekilde akması ve özellikle içme suyu olarak halka pek güven vermiyor olması, vatandaşı kendi çözümlerini üretme yoluna itiyor. İçme suyu ihtiyacı konusunda ise halkın genellikle temiz olduğuna inandıkları şehir çevresindeki çeşme veya sondaj sularını kullandıkları dikkat çekiyor. Kilis?te damacana su kullanımının da son yıllarda artış göstermesi de halkın temiz içme suyu temininde tercih ettiği yöntemler arasında yer alıyor.
Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yıllar önce hazırlanan bir raporda da Kilis'in içme suyuna kesin çözümün Afrin barajıyla sağlanabileceği belirtilirken, boşa akan su miktarının 250 milyon metreküp olduğu açıklanıyor. Suriye?nin, Afrin çayının suyunu depolayarak içme suyu ihtiyacını karşılamada ve arazi sulamasında kullanıldığı biliniyor. Planlanması daha önce yapılan Afrın Barajı?nın, 2010 yılı Şubat ayında proje çalışmasının başladığı ve yıl içerisinde planlama ve proje çalışmaların bitirileceği açıklanmıştı.
2003 yılından bu yana ertelenen Afrın Barajı?nda çalışmaların tam anlamıyla ne zaman başlayacağı herkes tarafından merakla bekleniyor. 7 yıl gibi bir zamandan sonra proje kapsamına alınan barajda projenin ne zaman tamamlanacağı, inşaata ne zaman başlanacağı ve bunun ne kadar süreceği de akla gelen sorular arasında yer alıyor.
Çünkü küresel ısınma ve Kilis ve çevresinde yaşanan anormal kuraklık baz alındığında 2003 yılında 250 milyon metreküp olarak ölçülen su miktarının son 7 yılda ne kadar azaldığı ve ileriki yıllarda ne kadar daha azalacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Kilis'e saniyede bin litre içme suyu vermesi ve ayrıca 7 bin hektarlık alanı sulaması planlanan barajdan beklenilen verim alınması için daha fazla geç kalınmaması neredeyse hayatidir.








