AB, hava kirliliği ile “Halk Sağlığı Acil Durumu” olarak mücadele ediyor. Son verilere göre Düşük emisyon bölgesi olan şehirlerin sayısı 320’ye yükseldi.

Düşük Emisyon Bölgesi Ne Demektir?
“Düşük emisyon bölgesi” veya “düşük emisyon alanı” hava kirliliğine sebep olan daha fazla kirletici araçların girmesine izin verilmeyen yerlerdir. Hibrit taşıtların ise bu bölgelere girişleri serbesttir.
320 olan düşük emisyon bölgesi olan şehir sayısının 2025 yılına kadar tekrar yarıdan fazla artırılarak 507'ye çıkması hedefleniyor.
Avrupa'nın en popüler 10 turistik kentinin tümü, üç yıl içinde Londra, Paris, Brüksel ve Berlin dahil olmak üzere mevcut yasalardan daha katı kurallarla benzin ve dizel yakıt artıklarını kısıtlıyor.
Araştırmayı yöneten bilim insanları yaptıkları açıklamada; "“Düşük emisyon bölgesi” olan bölgelerin artırılması, şehirlerimizdeki zehirli havayla mücadele etmenin en etkili yollarından biridir. Soluduğumuz havayı dönüştürebilmemiz ve kirletici arabaları aşamalı olarak kaldırabilmemiz için temiz hava bölgeleri sağlamaya çalışan ve bunun için zor kararlar alan şehir yöneticilerini alkışlamalıyız." denildi.
Kirli Hava hayatı kısaltıyor
Kirli hava, insan sağlığına yönelik en büyük çevresel tehdittir ve yaşam beklentisini neredeyse iki yıl kısaltır.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, hava kirliliği AB'de yılda 300.000'den fazla erken ölümden sorumlu bir “halk sağlığı acil durumu” dur.
Kirli havanın küresel yaşam süresini ortalama iki yıl kısalttığı ve bu da onu insan sağlığına yönelik en büyük çevresel tehdit haline getirdiği düşünülüyor.
Ancak Düşük emisyon bölgesi uygulamasının etkili bir karşı önlem olduğu kanıtlanmıştır. Madrid'de, 2018'de bir Düşük emisyon bölgesi uygulamaya konduktan sonra NO2 konsantrasyonlarında %32'lik bir düşüş gözlemlendi.
Yine Londra’da bu uygulama ile NO2'de %20'lik bir düşüş oldu.
Orta ve doğu Avrupa'da daha az sayıda Düşük emisyon bölgesi kuruldu.
Yayınlanan bilimsel çalışmalar, AB'de 2035'e kadar ve Birleşik Krallık'ta 2030'a kadar yeni fosil yakıtlı araçların planlı olarak aşamalı olarak kaldırılmasından önce sıfır emisyonlu bölgelere geçerek eylemi hızlandırmanın tam zamanı olduğunu savunuyor.
Türkiye’de “Düşük emisyon bölgesi” Uygulaması
Ülkemizde 2019 yılında resmi gazetede yayınlanan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanmış “Ulaşımda Enerji Verimliliğinin Artırılmasına İlişkin Usül ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ile “Düşük Emisyon Bölgesi” uygulaması teşvik edildi. Bu yönetmelikle birlikte ilgili bakanlık ve belediyelere önemli görevler verildi.
Bu yönetmelik; çevreci alternatif yakıt kullanımının teşvik edilmesine, hava kirleticileri ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına, toplu taşımacılığın yaygınlaştırılmasına, akıllı ulaşım sistemlerinin etkin uygulanmasına, sürdürülebilir şekilde ulaşım altyapılarının iyileştirilmesine ve kentsel ulaşım planlarının hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları kapsıyor.
Türkiye'de şehir merkezlerinde 'düşük emisyon bölgesi' ilan edilebiliyor
Buna göre, kent merkezlerinde ve semt ölçeğinde yoğun trafik ve hava kirliliğinin yaşandığı alanlar düşük emisyon alanı ilan edilebilecek. Söz konusu alan, günlük geçen araç sayısı ve hava kalitesi haritaları esas alınarak uygulanacak. Sınırlandırma ve ücretlendirmede araç emisyon sınıfı, girilen yol, trafik yoğunluğu, bölge ve zaman dilimi dikkate alınacak. Düşük emisyon alanı uygulamasında ihlallere yönelik işlem uygulama hakları da var.
Ama henüz ülkemizde ilan edilmiş Düşük Emisyon Bölgesi bulunmamakta.
Kilispostası Dış Haberler Servisi









