Kilis Devlet Hastanesindeki sağlık hizmetlerinin belirli saatler arasına sıkıştırılmasının ve personel yetersizliğinin, vatandaşların tepkisine yol açtığı gözleniyor. İşte bu duruma örnek olabilecek bir dilekçe!
T.B.M.M. DİLEKÇE KOMİSYON BAŞKANLIĞINA
ANKARA
06.07.2007 günü saat 17.00 civarında aniden rahatsızlanan annemi Kilis Devlet Hastanesi Acil Servisine götürdüm.Annemin belinde çökme kırığı olduğunu protez bulunduğunu ve ağrısı olduğunu söyledim.Annem acıdan bas bas bağırıyordu,acil serviste görevli iki hekim arkadaşım ilgi gösterdi,gerekli tıbbi müdahaleyi yaptılar.Annemi ortopedi uzmanının görmesi gerektiğini söylediler,tesadüfen o sırada orada bulunan ortopedi uzmanını davet ettiler.O da annemi muayene etti.Filmi çekildi,uzman hekimin söylediği tıbbi müdahale yapıldı.Annemi acısı durmadığı için bir de beyin cerrahının görmesi gerektiğini ifade ettiler.Beyin cerrahını çağırın dediğim de ,bu hastanede branşında tek olan hekimlerin mesai saati bitimi olan 16.00 dan sonra telefonlarını kapattıklarını ve gelmediklerini üzüntü ile öğrendim.Çaresizdim hemen Başhekim Fuat Karakuşu aradım konuyu ilettim ve yardımını istedim.Aldığım cevap dehşet verici ve şaşırtıcı idi.Baştabip Fuat bey, Beyin Cerrahının ve dalında tek olan uzman hekimlerin saat 16.00 dan sonra telefonunu kapattığı için ulaşılamayacağını ve çağrılması halinde gelmeyeceğini söyledi.Konuyu Sayın Valimiz Nevzat Turhana aktaracağımı ,Sayın Valimizin hizmet konusunda son derece duyarlı ve hassas olduğunu kendilerine söyledim ama çözüm getiremedim.Yakın dostum olan Baştabip Yardımcısı Dr.Mehmet Kiremitçiyi aradım yardım istedim,o da aynı şeyleri söyledi .Yakınlığımızdan dolayı Dr.Mehmet Kiremitçi, beyin cerrahını arabası ile kendi aramaya başladı.Bir saat sonra beni beyin cerrahı olan doktorun evinden arayıp telefonla görüştürdü.Ama beyin cerrahını hastaneye getirmeye gücü yetmemişti.Ben bu sırada bas bas bağıran annemin başında çaresiz beklemekte idim.Acil serviste sadece iki pratisyen hekim ve iki hemşire bulunmakta idi.Bir ara acil serviste müdahale odasında bulunan hasta ve yakınlarını saydım ortalama otuz iki kişi vardı.Yoğunluktan doktor ve hemşireler acze düşmüştü. Böyle bir acil servisin iki hemşire ve iki pratisyen hekim ile çalıştırılamayacağı aşikardı.O sırada bir trafik kazası geldi,içerisi mahşer yerine döndü,herkes bağırıyordu.Doktor ve yardımcı sağlık personeli son derece yoğun olup,çaresizliğe düşmüştü.Acil müdahale odasında yatan anamın serumunu çıkartıp,tekrar bakılmasını yoğunluktan dolayı sağlayamadım.Acil müdahale odasındaki insanlar sadece yatıyorlardı,onları takip edip durumlarını değerlendiren hiç kimse yoktu.Zira yoğunluktan iki doktorun ve iki hemşirenin nefes almaları bile bir mucize idi..Boş yatak olmadığı için, kalkanın yerine hemen başka bir hasta yatıyordu.Kadın erkek servisi ayrımı mümkün değildi.Nerede boş yatak bulursan ,kadın erkek,allaha şükür edip hastanı yatırıyordun. Onları kontrol eden hiçbir sağlık görevlisi yoktu,zira iki doktor ve iki hemşire acilden değil dışarı çıkmak ,gelen hastalara yetişemiyorlardı.Bu yoğunluğun bu dört kişi ile çözülemeyeceği aşikardı.Acilin nöbetçi personel planlamasının yanlış yapıldığı ortada idi.Kanımca en az üç katı personele ihtiyaç bulunmakta idi.Ben annemin sorununu unuttum,zira acilde gördüklerim dehşet verici idi.Nöbetçi personel ,özelliklede doktor ve hemşire sayısı ihtiyacı karşılamaktan çok uzaktı.
Üzülerek gördüm ki branşında tek olan bir çok hekimin saat 16.00 dan sonra telefonlarını kapattıkları ve hastaneden kendilerine yapılan davetlere gelmediklerini gördüm.Bu yanlış ve dehşet verici uygulamayı baştabip, dahil herkes bilmekte ama normal ve rutin bir uygulama olarak görmekte idiler.Yine tespitlerime göre bir çok sağlık personeli Gaziantep te ikamet ettikleri için, buna bazı uzman hekimler de dahildir.Saat 16.00 dan sonra acile gelmeyip Gaziantep teki evlerine gittiklerini öğrendim.Garip olanı benim tespit ettiğim yanlış uygulamaları bilen kurumda görevli yöneticilerin vurdum duymazlığı idi.Baştabip Fuat beyin getiremiyorum,tek hekim mesaisi bittimi 16.00 dan sorma telefonlarını kapatıyorlar, o çağırsam da gelmez şeklindeki ifadeleri beni şaşkına düşürdü.Konuyu İl Sağlık Müdürü Turgay beye aktardım.Şikayet dilekçesi verdiğim taktirde gereğini yapacağını söyledi.
Beni şaşırtan ve korkutan ise KİLİS DEVLET HASTANESİNDEKİ personelinin büyük bir kısmını tanıdığım,yönetim kademesindeki bir çok kişiyle çok yakın ilişkilerimin ve dostluklarımın olmasına ve Hasta Hakları Kurulunun üyesi olmama rağmen anamın ihtiyaç duyduğu daldaki uzman hekimi getirememiştim.Ben çoğunu tanımama ,köklü bir alt yapım olmasına rağmen, acil serviste bu yaşadıklarımdan sonra kendime sordum,köyden gelen ,yol iz bilmeyen bir insan ne ile karşılaşır.Tabi cevabı çok basit,çağır ambulansı gönder Gaziantepe .Zira başka alternatifiniz yok.Mesai bittimi saat 16.00 oldu mu yandınız.İki hemşire ve iki pratisyen hekimin gayret ve özverisi dışında başka bir alternatifiniz yok.Birde kapıdaki ambulanslar,gönderin Gaziantepe .Ambulansların devamlı Gaziantepe hasta taşımalarının sırrını da öğrenmiş oldum.Serumu bitince annemim serumunu çıkartacak hemşire bulamamıştım.Gene gariptir ki serum takma ve çıkartma işlemini hemşireler yoğunluktan ele geçmediği için hizmetliler büyük bir ciddiyetle yapmakta idi. Bu mükemmellikteki hastanede gördüklerim ve yaşadıklarım hastanenim güzelliği ile uyumlu değildi.Bu güzel hastaneyi yapanlar içine yeterince doktor,hemşire ve yardımcı sağlık personeli atamadıkları için bu olumsuz tablo ile karşılaşmıştım.Üzülerek gördüm ki KİLİS DEVLET HASTANESİ muhteşem binası,lüx koltukları,klimaları olan kocaman bir sağlık ocağı,ama asla bir HASTANE değil. Hastane farklı bir olay olmalı.Saat 16.00 olunca hizmet vermeyen,çağrıldığı zaman ulaşılmasın diye doktorlarının telefonlarını kapattığı,personelin bir çoğunun il dışında ikamet ettiği,yöneticilerinin,sorumluluktan kaçtığı,cicili bicili,boyalı klimalı bir sağlık ocağı.Sayın Sağlık Bakanımızın doktor atamak için gösterdiği çaba ve gayretlerin boşa gittiğini gözlemledim.Ama Sayın Bakanın bu maaş ile ancak saat 16.00 ya kadar çalışılabilir,daha fazla çalışılamaz,doktor istemez ise çalıştırılamaz düşüncesini düstur edinen insanları ,atadığını bilmediğini düşünmekteyim.Gördüklerimi ve yaşadığım olumsuzlukları başkaları da yaşayıp aynı acı ve üzüntüleri tatmasınlar diyerek ilgili makamlara ulaştırmanın bir sorumluluk bilinci olduğunu düşünmekteyim.Acil servise özellikle hekim ve yardımcı sağlık personelinin takviye edilmesi,GAZİANTEPte ikamet eden doktor ve sağlık personelinin bu hastanede çalışmalarının önlenmesi ve engellenmesi,acil servise gelen hastalara davet edilen uzmanların gelmelerinin sağlanması ve cep telefonlarını kapatarak sorumluluktan kaçmalarının önlenmesi,yönetim kademesinde görevli insanlara yetki ve sorumluklarının anlatılarak,gelmiyorlar ,o gelmez gibi acz ifadelerini ortaya koymalarının engellenmesi ve yönetemeyen ,yönetmenin zorluklarını göğüslemek erginden uzak olanların yetkilerinden arındırılmasının sağlanmasını ,ihtiyaç duyulan dal ve branşlarda sağlık personeli atamasının sağlanmasını,branşında tek olan hekim sayısının mutlak surette en az ikiye çıkartılmasını,acil hekimleri tarafından çağırılmalarına rağmen hastaneye gelmeyen ve telefonlarını kapalı tutarak insanlık suçu işleyen sorumluluk bilinci oluşmamış ve insan sevgisini yaşamayan bu ilgili personel hakkında gereğinin yapılmasını,
Dilekçemin incelemeye alınıp değerlendirilmesi ve sonucundan tarafıma bilgi verilmesi konusunda gereğini arz ederim.
Ecz.Kahraman ÜNLER
DAĞITIM:
GEREĞİ İÇİN
1- KİLİS VALİLİĞİNE
2- KİLİS İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE
3- SAĞLIK BAKANLIĞINA
4- BAŞBAKANLIK MAKAMINA
5- T.B.M.M.DİLEKÇEKOMİSYONU BAŞKANLIĞINA









