Dr. Kepekçi'den Mülteci Kampları Basın Açıklaması
Kilis'teki mülteci kampını yakından takip eden BTP Genel Başkan
Yardımcısı Op. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi bölge ile ilgi çarpıcı açıklamalarda
bulundu.
Mülteci, Terör, Ekonomi ve Seçim
Suriyeden Türkiyeye geçiş yapan mültecilerin beklentisi nedir sorusunu
soran BTP Genel Başkan Yardımcısı Op. Dr. Kepekçi, Niçin ülkelerini terk
ederek gurbete çıkmışlardır? Göç akımının başında gelenler daha çok ikna
edilerek getirilenler olmuştur. Bunlar zaten işi ve toprağı olmayan, geçim
sıkıntısı çeken insanlar. Daha ziyade Suriye'nin orta kesimlerinde yaşayan
insanlar. Nitekim Türkiye de de yönetimi çoğu zaman sıkıntıya sokan bunlar.
Beklentileri oldukça yüksek. Valiye saldıracak kadar, klimayı buzdolabını sorun
edecek kadar talepkârlar.
Yine bu insanların isteklerine uygun kamp seçimi yapılıyor. Kendi
istekleri ile bir kamptan diğer kampa gidip gelenler bile var.
Bir de pasaportları ile gelenler var. Bunlar ise Suriyedeki
karışıklıktan dolayı göç edenler. Daha çok iş adamı hüviyetindeki bu kişiler ev
tutuyorlar. Konuştuğumuzda hükümetin bombalama yapmadan önce bilgi verdiğini
ancak ev ve iş yerlerinin zarar gördüğünü tedirgin bir hayat geçirdiklerini
ifade ediyorlar.
Ülkemizde Arap ülkelerinden gelen yüzbinlerce insan var. Bunlar kimi
kayıtlı kimi kayıtsız. Mevcut konjonktürde bu kadar yoğun nüfus ve denetimsiz
nüfus ülkemiz ekonomisini de güvenliğini de etkileyecektir. Hele önümüzdeki kış
günlerini hesaba katarsak konunun vehameti daha da artmaktadır.
Mültecilere harcanan mali bütçe Türkiyenin gücünü aşmıştır. Başka
devletlerden destek de gelmemektedir. Sair yollarla Arap ülkelerinden gelen insanların
parası bittiği zaman bu insanlar ne yapacaktır. Her iki grup için geçerli olan
hazıra dağ bile dayanmaz gerçeğidir.
Kiliste yaptığım incelemelerde ve yaptığım görüşmelerde Kilisliyi
endişeli gördüm. Cephede olma psikolojisi içerisinde ki insanlar tedirginlik
yaşıyorlar. AKP hükümetinin
politikalarıyla huzur adası olan Kilis ve civarının geldiği nokta ortada.
İnsanımız bir şokun sessizliğini yaşıyorlar.Çözümü sorduğumuzda tek tek parti
başkanlarını masaya yatırıyorlar ve bu da olmaz bu da yapamaz diyorlar. Hatta
bir CHPli, ben sapına kadar CHPliyim, ancak bu kadar çetrefilli sorunların
içinden CHP de çıkamaz bu Kılıçtaroğlunun işi değil ifadesini kullanıyorlar.
Günümüzde bir fiili durum var. İnsanımız çözüm istiyor. Hem ekonomisinin
rahatlamasını hem de terörün son bulmasını istiyorlar. İşte tam bu noktada bir
tek Prof. Dr. Haydar Başın sorunların üstesinden gelebileceğini ifade
ediyorlar. BTP Genel Başkanı Sayın Başın ekonomi modelinden insanlar
haberdarlar. Bu modelin uygulaması olan sosyal devlet milli devlet Projesini
duymuşlar. Sayın Başın kimliği, mücadeleci yapısı, milletin birliği ve
devletin bekası konusunda ki tavizsiz duruşu insanların takdirini topluyor.
Bugün seçim olsa ne olur dediğimde AKPnin ciddi anlamda oy kaybedeceğini
ifade ediyorlar. Ancak aynı kişiler seçim atmosferinde AKPnin yeni bir toplum
mühendisliği projesini devreye koyacağını ifade ediyorlar. Herkesin ortak
kanaati AKP seçim başarısının temelinde hükümet olmanın nimetlerini kullanması
ve halkın inanç başta olmak üzere hassasiyetlerini istismar etmesi.
Peki, bile bile halk nasıl böyle bir yanlışa kurban oluyor diye
sorguladığımda vatandaşın
sürü psikolojisi ile hareket ettiği görülüyor. Bu iş için kadrolar
oluşturulmuş ve basın yayın yoluyla ve hükümet imkânlarıyla sürekli canlı
olarak tutuluyor. Adeta bir grup baskısı oluşturuluyor.
AKPnin son seçimlerde aldığı oy ortalama %50. Yani iki kişiden birisi
bu partiye oy vermiş. Gerçek bu, ancak etrafınızdaki insanlarla konuştuğunuzda
verdikleri oyu saklama ihtiyacı duyuyorlar, niçin sürüden ayrılınca
yaptıklarına kendileri de bir anlam veremiyorlar da ondan.
O halde bu hipnozdan milletin kendini kurtarması gerekir.
Yerelde seçimlerin konuşulduğu bu günlerde kulağımıza küpe yapmamız
gereken karar verirken söze değil de öze bakmaları dedi.





