“O’nun imametini de ikrar ederek diyorum ki; onların dostu Allah’ın dostudur, onların düşmanı da Allah’ın düşmanıdır”Hz. Abdulazim-i Haseni (r.a.) şöyle diyor: Mevlam İmam Ali Naki el-Hadi (a.s)’ın huzuruna vardım. Gözü bana iliştiğinde şöyle buyurdular: “Hoş geldin ey Ebu’l-Kâsım (Hz. Abdulazim’in künyesi)! Sen gerçekten bizim dostumuzsun.”Arz ettim ki: “Ey Resûlullah’ın oğlu! Kendi dinimi (inancımı) size sunmak istiyorum; eğer bu inancımı beğenmiş olursanız ölene dek o inanç üzere baki kalayım.”İmam (a.s); “Anlat bakalım” diye buyurdular.Arz ettim ki: “Ben inanıyorum ki, Allah Tebarek ve Teala birdir, eşi ve benzeri yoktur; ibtal (nefy) ve teşbih (varlıklara benzetme) sınırından hariçtir; cisim, suret (şekil), âraz ve cevher değildir; aksine cisimleri mücessem eden, şekilleri şekillendiren, âraz ve cevherleri yaratan O’dur; her şeyin rabbi, maliki, karar kılanı ve yoktan var edeni yine O’dur. Şüphesiz Hz. Muhammed (s.a.a) O’nun kulu, elçisi ve peygamberlerinin sonuncusudur; kıyamet gününe dek O’ndan sonra peygamber yoktur; O’nun şeriatı bütün (semavi) şeriatların sonuncusudur; O’nun şeriatından sonra bir şeriat yoktur. Yine inanıyorum ki, O’ndan sonra İmam, halife ve veliyyi emr olan Emirü’l-Mü’minîn Ali bin Ebu Talib (a.s)’dır; sonra İmam Hasan (a.s)’dır; sonra İmam Hüseyin (a.s)’dır; sonra Ali bin Hüseyin (a.s)’dır; sonra Muhammed bin Ali (a.s)’dır; sonra Ca’fer bin Muhammed (a.s)’dır; sonra Musa bin Ca’fer (a.s)’dır; sonra Ali bin Musa (a.s)’dır; sonra Muhammed bin Ali (a.s)’dır; sonra sizsiniz ey mevlam.”Bu esnada İmam (a.s) şöyle buyurdular: “Benden sonra oğlum Hasan’dır; O’ndan sonra gelecek İmam’a karşı halkın durumu nasıl olacaktır?”Arz ettim ki: “Ey mevlam! Halkın durumu nasıl olacaktır?” Buyurdular ki: “Oğlumdan sonra gelecek olan İmam görülmeyecektir; zuhur edip yeryüzünü zulümle dolduğu gibi adaletle doldurana dek O’nun özel ismini zikretmek câiz değildir.”Sonra şöyle arz ettim; “O’nun imametini de ikrar ederek diyorum ki; onların dostu Allah’ın dostudur, onların düşmanı da Allah’ın düşmanıdır. Yine diyorum ki; Mi’rac haktır, kabirde soru-sual haktır, cennet haktır, cehennem haktır, sırat (köprüsü) haktır, mizan (terazi) haktır; kıyamet günü gelecektir, onun gelmesinde hiçbir şüphe yoktur; (o gün) Allah Teâlâ kabirdekileri haşredecektir. Yine inanıyorum ki; velayetten sonra farz olan ameller namaz, zekât, oruç, hac, cihad, iyiliğe emretmek ve kötülükten sakındırmaktır.”İmam Hadi (a.s) buyurdular: “Ey Ebe’l-Kâsım! Allah’a and olsun ki, Allah’ın kullarına beğendiği din işte budur; bu itikat üzere sabit kal; Allah Teâlâ seni dünya ve ahirette güçlü ve değişmez söz ile sabit kılsın.” (Bihar, c.3, s.268; c.36, s. 412; c.69, s.1).(Kilis Postası Haber Merkezi)
İslam
Yayınlanma: 16 Aralık 2014 - 12:59
Ehl-i Beyt Günlüğü
Abdulazim-i Haseni, İmam Hâdi’ye (a.s.) hangi akaid üzerine olduğunu anlattıktan sonra İmam Mehdi’yi ve Ehl-i Beyt’i kastederek dedi ki:
İslam
16 Aralık 2014 - 12:59
Bu haber 1889 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir









