
Açıklama: Bazı kişiler kendi davranışlarında ve yaptıkları şeylerde bulunan ayıpları görmez de aynı ayıbı bir başkasında gördüklerinde hemen eleştirmeye, hakkında dedikodu yapmaya başlarlar.
Örneğin: Bazen birini görürüz ki; başkalarının insani haklarına değer vermez, halkın hakkını çiğner, çalıştırdığı kişilerin ücretini vermez veya az verir, geciktirerek verir, sözünü tutmaz, anlaşmasına bağlı kalmaz. Ama aynı adam kendi hakkı çiğnendiğinde, alacağını alamaz veya geç ve eksik alırsa sesi ayyuka çıkar. Kıyametleri kopartır. Karşısındakinin bu ayıbını heryerde söyler durur.
Ne güzel diyor şair: Götürürsün müslümanın malını. Senin malını aldığında ise feryat edersin, hiç müslüman kalmamıştır dersin.
Hz. Ali buyuruyor: Başka insanlarda bir ayıp görür, onu kötü bulursun, beğenmezsin, eleştirirsin ama aynı ayıbı veya benzerini kendinde gördüğünde sesini çıkarmazsın. Bu en büyük ayıptır.
Elbette İmam Ali'nin amacı şu değildir: Başkalarında gördüğün bir ayıp sende de varsa ona ses çıkarmaman yeterlidir. Buna karşı öz ayıbın da yerinde kalsın.
Aksine İmam Ali'nin amacı şudur: Başkalarının ayıbı bizi rahatsız ediyorsa hemen o ayıbın bizde de bulunup bulunmadığına dikkat etmeliyiz. Eğer o ayıbın aynısı bizde de varsa o ayıbı gidermeye çalışmalıyız. Çünkü o ayıp başkalarında iken bizi rahatsız ettiği gibi, bizde de bulunduğunda başkalarını rahatsız etmektedir.
Kaynak:
Hz. Ali?den Gençlere Öğütler
(Nehc?ül Belağa?dan Seçmeler)
Tercüme: Davut Duman





