Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı canlı yayında bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 27 Ocak’ta ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesine dikkat çekti.
Fidan, söz konusu görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Siz, biz ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan görüşelim” teklifini ilettiğini belirterek, “Bu teklif eğer İran tarafında da kabul görseydi, gerçekten oyun değiştirici bir alan olacaktı. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde savaşı bir müddet ertelettirmeyi başardık ancak bir noktadan sonra taraflar istediklerini alamadı” ifadelerini kullandı.
“Rejim Değişikliği Çok Zor”
Bakan Fidan, ABD ve İsrail’in önünde iki temel senaryo bulunduğunu belirterek, bunlardan birinin İran’ın askeri imkânlarının yok edilmesi, diğerinin ise rejim değişikliği olduğunu söyledi. Hangi senaryonun tercih edileceğine göre harekâtın süresi, kapsamı ve oluşturacağı risklerin değişeceğini vurgulayan Fidan, “Umalım ki Amerikalıları birinci senaryoda sabit tutabilelim. Rejim değişikliği çok daha farklı ve riskli sonuçlar doğurur” dedi.
Fidan, müzakerelerin buradan başlatılabileceğini ifade ederek, İran’da oluşabilecek yeni liderliğin savaşın durdurulması adına bir fırsat olabileceğini değerlendirdi.
İstihbarat ve Savunma Vurgusu
İran’ın uzun yıllardır savaş psikolojisi içinde olduğunu belirten Fidan, ülkenin son dönemde yoğun istihbari ve askeri baskı altında kaldığını hatırlattı. İstihbarat ve savunma kapasitesinin önemine değinen Fidan, siber, sinyal ve elektronik istihbaratın yanı sıra hava savunma ve radar sistemlerinin kritik rol oynadığını ifade etti.
Irak ve Suriye Hava Sahaları
Bakan Fidan, İsrail ve ABD uçaklarının Irak ve Suriye hava sahalarını kullanarak İran’a yönelik operasyonlar gerçekleştirdiğini, bu nedenle bölgede sivil hava trafiğinin büyük ölçüde aksadığını söyledi. Operasyonel yoğunluğun azalmasıyla hava sahalarının yeniden açılabileceğini kaydetti.
Olası Göç Dalgasına Hazırlık
İran ile Türkiye arasındaki 534 kilometrelik sınıra dikkat çeken Fidan, olası bir göç dalgasına karşı ilgili kurumlarla tüm senaryoların çalışıldığını belirtti. Türkiye’nin sınır güvenliğinin güçlü olduğunu vurgulayan Fidan, İran sınırı boyunca geçmiş yıllarda inşa edilen güvenlik duvarlarını da hatırlattı.
Fidan, ayrıca İran’ın Körfez ülkelerini ayrım gözetmeden hedef almasının “son derece yanlış bir strateji” olduğunu ifade etti.









