[caption id="attachment_6898" align="alignnone" width="496" caption="ehlibeyt_sempozyum"]
[/caption]İnsanlığın Kurtuluş Adresi Ehl-i Beyt?tir
30 ülkeden yaklaşık 120 alim ve akademisyenin
tebliğ sunduğu ve binlerce seyircinin takip ettiği Ehl-i Beyt Sempozyumun
sonunda bir konuşma yapan Prof. Dr. Haydar Baş, ?Huzuru, saadeti ve mutluluğu
arayan insanlığın tek kurtuluş yolu Ehl-i Beyt?i anlamak ve yaşamaktır? dedi.
tebliğ sunduğu ve binlerce seyircinin takip ettiği Ehl-i Beyt Sempozyumun
sonunda bir konuşma yapan Prof. Dr. Haydar Baş, ?Huzuru, saadeti ve mutluluğu
arayan insanlığın tek kurtuluş yolu Ehl-i Beyt?i anlamak ve yaşamaktır? dedi.
İki gün boyunca 30 ülkeden yaklaşık 120 alim ve
akademisyenin katıldığı Uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumu?nun kapanış
konuşmasını Peygamber Efendimizin hayatı üzerine Rahmetenlilalemin adlı eseri
başta olmak üzere Ehl-i Beyt ile ilgili İmam Ali, Hz. Fatıma, İmam Hasan, İmam
Hüseyin, İmam Zeynelabidin, İmam Cafer Es-Sadık adıyla 7 büyük eser kaleme alan
Prof. Dr. Haydar Baş yaptı. Konuşmasına Ehl-i Beyt?in kimler olduğunu ifade
ederek başlayan Prof. Dr. Baş Resulullah?ın hadisiyle Ehl-i Beyt ailesinin Resulullah,
İmam Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin?den ibaret olan beş kişi
olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Baş konuşmasında İslam dinini Resulullah?dan
(sav) sonra hayatına en güzel manada geçiren ve O?nun sünnetini ihya edenlerin
bu mümtaz beş kişi olduğunu söyledi.
akademisyenin katıldığı Uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumu?nun kapanış
konuşmasını Peygamber Efendimizin hayatı üzerine Rahmetenlilalemin adlı eseri
başta olmak üzere Ehl-i Beyt ile ilgili İmam Ali, Hz. Fatıma, İmam Hasan, İmam
Hüseyin, İmam Zeynelabidin, İmam Cafer Es-Sadık adıyla 7 büyük eser kaleme alan
Prof. Dr. Haydar Baş yaptı. Konuşmasına Ehl-i Beyt?in kimler olduğunu ifade
ederek başlayan Prof. Dr. Baş Resulullah?ın hadisiyle Ehl-i Beyt ailesinin Resulullah,
İmam Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin?den ibaret olan beş kişi
olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Baş konuşmasında İslam dinini Resulullah?dan
(sav) sonra hayatına en güzel manada geçiren ve O?nun sünnetini ihya edenlerin
bu mümtaz beş kişi olduğunu söyledi.
Ehl-i Beyt?i anlamadan İslam
anlaşılamaz
anlaşılamaz
Konuşmasında Ehl-i Beyt?in İslam dininin
yaşanan müşahhas örneği olduğunu dile getiren Prof. Dr. Haydar Baş, ?Ehl-i
Beyt?i anlamadan ve tanımadan İslam dinini ne anlamak mümkündür, ne de yaşamak mümkündür?
dedi. Kuran?ı Kerim?de yer alan Ehl-i Beyt?le ilgili ayetleri okuyan Prof. Dr.
Haydar Baş şöyle konuştu: ?Bu ayet ve hadislerden anlaşılacağı üzere Ehl-i
Beyt?ten olmak sayılan insanlara mahsus makamdır, rütbedir. İmamlar da
böyledir. Bir insan çalışmakla ne peygamber, ne Ehl-i Beyt ne de İmam olabilir.
Gerek peygamberin, gerek Ehl-i Beyt?in gerekse imamın tayini ve naspı bizzat
Allah ve Resulü tarafından yapılır. Bu sebeple halifelerle imamlar arasında
mukayese edilmeyecek farklar vardır. Çünkü imamlar ve Ehl-i Beyt Allah ve
Resulü tarafından tayin ve tespit edilirken, halifeler bizzat insanlar
tarafından seçiliyor.?
yaşanan müşahhas örneği olduğunu dile getiren Prof. Dr. Haydar Baş, ?Ehl-i
Beyt?i anlamadan ve tanımadan İslam dinini ne anlamak mümkündür, ne de yaşamak mümkündür?
dedi. Kuran?ı Kerim?de yer alan Ehl-i Beyt?le ilgili ayetleri okuyan Prof. Dr.
Haydar Baş şöyle konuştu: ?Bu ayet ve hadislerden anlaşılacağı üzere Ehl-i
Beyt?ten olmak sayılan insanlara mahsus makamdır, rütbedir. İmamlar da
böyledir. Bir insan çalışmakla ne peygamber, ne Ehl-i Beyt ne de İmam olabilir.
Gerek peygamberin, gerek Ehl-i Beyt?in gerekse imamın tayini ve naspı bizzat
Allah ve Resulü tarafından yapılır. Bu sebeple halifelerle imamlar arasında
mukayese edilmeyecek farklar vardır. Çünkü imamlar ve Ehl-i Beyt Allah ve
Resulü tarafından tayin ve tespit edilirken, halifeler bizzat insanlar
tarafından seçiliyor.?
Ehl-i Beyt haktır ve hakikattir
Ehl-i Beyt?in
kulluk anlayışı konusuna konuşmasında önemli bir bölüm ayıran Prof. Dr. Haydar
Baş Ehl-i Beyt?in Allah sevgisinin yaşanması, Allah korkusunun bir hayat tarzı
haline gelmesi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: ?Ehl-i Beyt
imandır, Ehl-i Beyt itaattir, Ehl-i Beyt teslimiyettir, vuslattır, haktır ve
hakikattir. Mademki Ehl-i Beyt, Kur?an?ın yaşanan canlı peygamber örneğidir o
halde Ehl-i Beyt sabırdır, kanaattir, tevekküldür, kulluktur, cehttir,
gayrettir, himmettir, şefaattir hülasa Ehl-i Beyt İslam?ın kâmil insan
örneğidir. Bunun örneği Rahmetenlilalemin olan Hz. Peygamber?dir (SAV) sonra
Hz. Ali?dir, Hz. Fatıma?dır, Hz. Hasan?dır ve Hz. Hüseyin?dir. Daha sonra da
onların yaşam tarzını hayatına geçiren Ehl-i Beyt soyundan gelen imamlardır.
İmam Zeynel Abidin?dir, Muhammed Bakır?dır, Cafer-i Sadık?tır, İmam Musa
Kazım?dır, İmam Rıza?dır, İmam-ı Taki?dir, İmam-ı Naki?dir, İmam Hasan-ül
Askeri?dir, İmam Muhammed Mehdi ve sonra bu temiz yoldan gelen zevattır.?
kulluk anlayışı konusuna konuşmasında önemli bir bölüm ayıran Prof. Dr. Haydar
Baş Ehl-i Beyt?in Allah sevgisinin yaşanması, Allah korkusunun bir hayat tarzı
haline gelmesi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: ?Ehl-i Beyt
imandır, Ehl-i Beyt itaattir, Ehl-i Beyt teslimiyettir, vuslattır, haktır ve
hakikattir. Mademki Ehl-i Beyt, Kur?an?ın yaşanan canlı peygamber örneğidir o
halde Ehl-i Beyt sabırdır, kanaattir, tevekküldür, kulluktur, cehttir,
gayrettir, himmettir, şefaattir hülasa Ehl-i Beyt İslam?ın kâmil insan
örneğidir. Bunun örneği Rahmetenlilalemin olan Hz. Peygamber?dir (SAV) sonra
Hz. Ali?dir, Hz. Fatıma?dır, Hz. Hasan?dır ve Hz. Hüseyin?dir. Daha sonra da
onların yaşam tarzını hayatına geçiren Ehl-i Beyt soyundan gelen imamlardır.
İmam Zeynel Abidin?dir, Muhammed Bakır?dır, Cafer-i Sadık?tır, İmam Musa
Kazım?dır, İmam Rıza?dır, İmam-ı Taki?dir, İmam-ı Naki?dir, İmam Hasan-ül
Askeri?dir, İmam Muhammed Mehdi ve sonra bu temiz yoldan gelen zevattır.?
Ehl-i Beyt Nuh?un gemisi
gibidir
gibidir
Ebu Zer Gıfari?den rivayet edilen ?Benim
Ehl-i Beyt?imin sizin içinizdeki misali Hz. Nuh?un kavmi içerisinde Hz.
Nuh?un gemisi gibidir. Kim gemiye binerse necat bulur, kim binmezse helak olur?
hadisini hatırlatan Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: ?Hz. Peygamber (SAV)
Gadr-i Hum?da irad ettiği hutbesinde, Allah?ın emri ile Hz. Ali?yi imam tayin
ettiğini ümmetine bildirmiştir. Hz. Ali?nin Emir?ül Mü?minin oluşu bizzat
Allah?ın emri iledir. Bu hutbenin yedi yerinde imamlığın Hz. Ali?nin olduğunu
belirtilmiştir. Hz. Ali?yi kendinden sonra imam olarak tayin etmiştir.? Prof.
Dr. Haydar Baş konuşmasında Gadr-i Hum hadisini nakleden 200?den fazla Ehl-i
Sünnet âliminin görüşlerine yer verdi. Prof. Dr. Baş, Gadr-i Hum hadisesi Ehl-i
Sünnet ve Şii dünyası tarafından kabul edilen ve gerçekliğinde hiçbir şekilde
şüphe bulunmayan bir hadise olduğunu dile getirdi. Peygamberin vefatından sonra
meydana gelen gelişmeler Gadr-i Hum hadisi doğrultusunda olmadığını söyleyen
Prof. Dr. Baş, ?Bu noktada bizim meselemiz Gadr-i Hum olayını ve Hz. Ali?nin
(AS) yerini ortaya koymaktır. Yoksa sahabelerin bir kısmının Allah Resulü ile
olan hukukunu irdelemek değildir? dedi.
Ehl-i Beyt?imin sizin içinizdeki misali Hz. Nuh?un kavmi içerisinde Hz.
Nuh?un gemisi gibidir. Kim gemiye binerse necat bulur, kim binmezse helak olur?
hadisini hatırlatan Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: ?Hz. Peygamber (SAV)
Gadr-i Hum?da irad ettiği hutbesinde, Allah?ın emri ile Hz. Ali?yi imam tayin
ettiğini ümmetine bildirmiştir. Hz. Ali?nin Emir?ül Mü?minin oluşu bizzat
Allah?ın emri iledir. Bu hutbenin yedi yerinde imamlığın Hz. Ali?nin olduğunu
belirtilmiştir. Hz. Ali?yi kendinden sonra imam olarak tayin etmiştir.? Prof.
Dr. Haydar Baş konuşmasında Gadr-i Hum hadisini nakleden 200?den fazla Ehl-i
Sünnet âliminin görüşlerine yer verdi. Prof. Dr. Baş, Gadr-i Hum hadisesi Ehl-i
Sünnet ve Şii dünyası tarafından kabul edilen ve gerçekliğinde hiçbir şekilde
şüphe bulunmayan bir hadise olduğunu dile getirdi. Peygamberin vefatından sonra
meydana gelen gelişmeler Gadr-i Hum hadisi doğrultusunda olmadığını söyleyen
Prof. Dr. Baş, ?Bu noktada bizim meselemiz Gadr-i Hum olayını ve Hz. Ali?nin
(AS) yerini ortaya koymaktır. Yoksa sahabelerin bir kısmının Allah Resulü ile
olan hukukunu irdelemek değildir? dedi.
İmam Ali devleti ?baba? yaptı
Konuşmasında Ehl-i Beyt?in devlet
anlayışına da değinen Prof. Dr. Haydar Baş, İslam hukukunu ve her konuyu içeren
hadisleri yazan Hz. Ali, bugün var olan Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay?ın
vazifesini ifa eden bir temyiz mahkemesi niteliğindeki Mezalim Mahkemelerini
kurduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: ?İmam Ali?nin
devlet anlayışı ?baba devlet? olup, devlet halkın tüm ihtiyaçlarını
karşılamalıydı. Devlet anlayışı adalet üzerine kurulu idi. O?nun döneminde
devletin gelir kaynakları zekât, haraç, cizye ve ganimetten oluşmakta idi. Hz.
Ali?ye göre vergi, halka hizmet ve ülke kalkınması için harcanmalıdır. Ve
yalnız O?nun döneminde tıpkı Hz. Peygamber (sav) dönemindeki gibi beytülmalden
insanlara eşit miktarda maaş verilmesi uygulamaya geçirilmiştir.?
anlayışına da değinen Prof. Dr. Haydar Baş, İslam hukukunu ve her konuyu içeren
hadisleri yazan Hz. Ali, bugün var olan Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay?ın
vazifesini ifa eden bir temyiz mahkemesi niteliğindeki Mezalim Mahkemelerini
kurduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: ?İmam Ali?nin
devlet anlayışı ?baba devlet? olup, devlet halkın tüm ihtiyaçlarını
karşılamalıydı. Devlet anlayışı adalet üzerine kurulu idi. O?nun döneminde
devletin gelir kaynakları zekât, haraç, cizye ve ganimetten oluşmakta idi. Hz.
Ali?ye göre vergi, halka hizmet ve ülke kalkınması için harcanmalıdır. Ve
yalnız O?nun döneminde tıpkı Hz. Peygamber (sav) dönemindeki gibi beytülmalden
insanlara eşit miktarda maaş verilmesi uygulamaya geçirilmiştir.?
Ehl-i Beyt üniversitesi kurulsun
?İmam Muhammed Bakır ve İmam Cafer
dönemlerinde Ehl-i Beyt?in ilim yönü gelişmiş, Ehl-i Beyt?in fıkıh, tefsir ve
hadis ilmi ile yoğrulan talebelerden oluşan salih bir cemaat oluşturulmuştur?
diyen Prof. Dr. Haydar Baş, ?Bizim Ehl-i Beyt üniversitesi kurulmasını talep
etmemizin bir nedeni de budur. Hz. Peygamberin (SAV) sünnetini ihya edecek
olanlar Ehl-i Beyt?in mektebinde yetişebilir. Bu sebeple bütün bunlardan ortaya
çıkan netice, bu konuların tamamında imam Ali?nin hayatı araştırma ve tez
konusu yapılmalıdır ve adına üniversiteler kurulmalıdır? dedi.
dönemlerinde Ehl-i Beyt?in ilim yönü gelişmiş, Ehl-i Beyt?in fıkıh, tefsir ve
hadis ilmi ile yoğrulan talebelerden oluşan salih bir cemaat oluşturulmuştur?
diyen Prof. Dr. Haydar Baş, ?Bizim Ehl-i Beyt üniversitesi kurulmasını talep
etmemizin bir nedeni de budur. Hz. Peygamberin (SAV) sünnetini ihya edecek
olanlar Ehl-i Beyt?in mektebinde yetişebilir. Bu sebeple bütün bunlardan ortaya
çıkan netice, bu konuların tamamında imam Ali?nin hayatı araştırma ve tez
konusu yapılmalıdır ve adına üniversiteler kurulmalıdır? dedi.
Huzur ve saadet Ehl-i Beyt?le mümkün
Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasında ?Sadece
İslam aleminin değil, bütün insanlığın fert ve toplum planında kurtuluşu Ehl-i
Beyt?in hayat tarzı olarak insanların gönlünde, gündeminde yaşanmasına
bağlıdır? dedi. Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: ?Huzur ve mutluluk Peygamberimizin
hayatını hayatımıza geçirmemiz yani Ehl-i Beyt?e yakın olmamızla eş
orantılıdır. Huzuru, saadeti ve mutluluğu arayan dünya insanlığının tek
kurtuluş yolu ve çaresi vardır o da İslam dinini Kur?an ve sünnet örneğinde
ortaya çıkan Ehl-i Beyt?i anlamaya ve yaşamaya bağlıdır.?
İslam aleminin değil, bütün insanlığın fert ve toplum planında kurtuluşu Ehl-i
Beyt?in hayat tarzı olarak insanların gönlünde, gündeminde yaşanmasına
bağlıdır? dedi. Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: ?Huzur ve mutluluk Peygamberimizin
hayatını hayatımıza geçirmemiz yani Ehl-i Beyt?e yakın olmamızla eş
orantılıdır. Huzuru, saadeti ve mutluluğu arayan dünya insanlığının tek
kurtuluş yolu ve çaresi vardır o da İslam dinini Kur?an ve sünnet örneğinde
ortaya çıkan Ehl-i Beyt?i anlamaya ve yaşamaya bağlıdır.?
Arap Baharı İslam?a harp ilanı
demektir
demektir
Konuşmasında sözde Arap Baharı adıyla
amaçlanan şeyin İslam?a harp ilan edilerek Müslümanların ılımlı İslam adı
altında batılı ideolojilerin kurbanı yapılmak olduğunu söyleyen Prof. Dr.
Haydar Baş şöyle konuştu: ?İslam dünyasında olmayan Sünni ve alevi kavgasını
varmış gibi gösterip bunun yerine ikame edilmek istenen ideolojik bidatlerden
meydana gelmiş sapmalardır, saptırmalardır. Aslında İslam dünyasında Sünni ve
Şii kardeşliği vardır. Böyle bir kavga varmış gibi bir pencere açıp buradan
içeri girmek isteyenler, İslam?la samimiyeti olmayan nasipsiz insanların
işidir. Ehl-i Beyt diyeceksin, Müslüman kardeşliği diyeceksin ve hem de Kur?an
ve Sünnet?in yaşanmadığı, Kur?an ve Sünneti yok etmeyi gaye edinmiş ideolojilerin
adına ılımlı İslam diyerek büyük bir sapmanın ve saptırmanın içinde olacaksın.
Bu Müslüman olmak değil, Müslüman adı altında Müslümanları deccalizmin kucağına
sürükleyerek Hıristiyan yapmak ve İslam?dan uzaklaştırmaktır.?
amaçlanan şeyin İslam?a harp ilan edilerek Müslümanların ılımlı İslam adı
altında batılı ideolojilerin kurbanı yapılmak olduğunu söyleyen Prof. Dr.
Haydar Baş şöyle konuştu: ?İslam dünyasında olmayan Sünni ve alevi kavgasını
varmış gibi gösterip bunun yerine ikame edilmek istenen ideolojik bidatlerden
meydana gelmiş sapmalardır, saptırmalardır. Aslında İslam dünyasında Sünni ve
Şii kardeşliği vardır. Böyle bir kavga varmış gibi bir pencere açıp buradan
içeri girmek isteyenler, İslam?la samimiyeti olmayan nasipsiz insanların
işidir. Ehl-i Beyt diyeceksin, Müslüman kardeşliği diyeceksin ve hem de Kur?an
ve Sünnet?in yaşanmadığı, Kur?an ve Sünneti yok etmeyi gaye edinmiş ideolojilerin
adına ılımlı İslam diyerek büyük bir sapmanın ve saptırmanın içinde olacaksın.
Bu Müslüman olmak değil, Müslüman adı altında Müslümanları deccalizmin kucağına
sürükleyerek Hıristiyan yapmak ve İslam?dan uzaklaştırmaktır.?
En büyük tehdit Deccal fitnesidir
?Günümüzün en büyük tehdidi deccal
fitnesidir? diyen Prof. Dr. Haydar Baş Türkiye?nin yakın coğrafyasında meydana
gelen gelişmeler üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Haydar Baş
şöyle konuştu: ?İslam âleminde yaşanan dinin adı İslam?dır. Libya?da, Suriye?de,
Mısır?da ve Suud?da yaşanan din İslam dinidir. Buralarda İslami mezheplerin
ölçülerine göre ceza hukuku, ticaret, aile ve de miras hukukları tamamen Kur?an
ve sünnete göre mezhep imamlarının yorumları ile yaşanmaktadır. Bunun yerine
kalkıp ceza hukuku, aile, ticaret, miras ve devlet hukukunu insan haklarını
getireceğiz adı altında bunları kaldırıp yerine demokrasiyi getirme istek ve
arzusu, İslam?ın kendisi için tehdit olarak kabul ettiği eylem ve
icraatlardır.?
fitnesidir? diyen Prof. Dr. Haydar Baş Türkiye?nin yakın coğrafyasında meydana
gelen gelişmeler üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Haydar Baş
şöyle konuştu: ?İslam âleminde yaşanan dinin adı İslam?dır. Libya?da, Suriye?de,
Mısır?da ve Suud?da yaşanan din İslam dinidir. Buralarda İslami mezheplerin
ölçülerine göre ceza hukuku, ticaret, aile ve de miras hukukları tamamen Kur?an
ve sünnete göre mezhep imamlarının yorumları ile yaşanmaktadır. Bunun yerine
kalkıp ceza hukuku, aile, ticaret, miras ve devlet hukukunu insan haklarını
getireceğiz adı altında bunları kaldırıp yerine demokrasiyi getirme istek ve
arzusu, İslam?ın kendisi için tehdit olarak kabul ettiği eylem ve
icraatlardır.?
İslam?a savaş açılmıştır
Allah Resulü?ne
ait olan yaşantının kaldırılıp tamamen beşeri anlayışların getirilmek
istenmesini ?İslam?la savaş? olarak değerlendiren Prof. Dr. Haydar Baş, ?Adı ne
olursa olsun burada Allah ve Resulüne ait olan geleneğin, göreneğin, topluma
hâkim olmuş örf ve adetlerin yerine, tamamen beşeri mantığın mahsulü olan,
sonunda toplumu ateist bir hale sürükleyecek olanın adıdır demokratik anlayış.
Bunun bir manada adı İslam?la savaşmaktır. Ortadoğu?da Arap Baharı devrimi adı
altında yapılan işlem bunlardan ibaret eylemler ve icraatlardır. 2004 yılında
Amerikan hariciye bakanı Colin Powel?in başkanlığında İslam devletleri hariciye
bakanları toplantısı ile Afganistan ve Irak da yapılan eylemler ve elde edilmek
istenen insan hakları dıştan destekli çıkarma şeklinde olmuştur. Şimdi ise
bunlar, İslam devletlerinde ve halklarında yapılması gereken eylemler ve
işlemler olacaktır. Bundan sonradır ki, Tunus, Libya, Mısır, Suriye vs. gibi
ülkelerde insanlar eğitilmiş, Soros sermayesi tarafından finans edilmiş, sonra
da Arap baharı şeklinde ortaya çıkmış terör hareketleridir. Burada asıl maksat
bu insanlara can, mal, namus, din ve vicdan özgürlüğü ve haklar getirmek değil,
kullananların adına ajanlık faaliyeti yürütmektir. Türk siyasetinin bu manada
kastı olmadığı muhakkaktır. Ancak, onların projelerinin dışına çıkmak mümkün
olmadığı için de ifade edilen bu sonuçtan kaçınmak son derece zor
olacaktır?dedi.
ait olan yaşantının kaldırılıp tamamen beşeri anlayışların getirilmek
istenmesini ?İslam?la savaş? olarak değerlendiren Prof. Dr. Haydar Baş, ?Adı ne
olursa olsun burada Allah ve Resulüne ait olan geleneğin, göreneğin, topluma
hâkim olmuş örf ve adetlerin yerine, tamamen beşeri mantığın mahsulü olan,
sonunda toplumu ateist bir hale sürükleyecek olanın adıdır demokratik anlayış.
Bunun bir manada adı İslam?la savaşmaktır. Ortadoğu?da Arap Baharı devrimi adı
altında yapılan işlem bunlardan ibaret eylemler ve icraatlardır. 2004 yılında
Amerikan hariciye bakanı Colin Powel?in başkanlığında İslam devletleri hariciye
bakanları toplantısı ile Afganistan ve Irak da yapılan eylemler ve elde edilmek
istenen insan hakları dıştan destekli çıkarma şeklinde olmuştur. Şimdi ise
bunlar, İslam devletlerinde ve halklarında yapılması gereken eylemler ve
işlemler olacaktır. Bundan sonradır ki, Tunus, Libya, Mısır, Suriye vs. gibi
ülkelerde insanlar eğitilmiş, Soros sermayesi tarafından finans edilmiş, sonra
da Arap baharı şeklinde ortaya çıkmış terör hareketleridir. Burada asıl maksat
bu insanlara can, mal, namus, din ve vicdan özgürlüğü ve haklar getirmek değil,
kullananların adına ajanlık faaliyeti yürütmektir. Türk siyasetinin bu manada
kastı olmadığı muhakkaktır. Ancak, onların projelerinin dışına çıkmak mümkün
olmadığı için de ifade edilen bu sonuçtan kaçınmak son derece zor
olacaktır?dedi.
Ehl-i Beyt birlik mayasıdır
?Bugün parçalanma senaryolarına sebep
olması için gündem edilen Alevi ?Sünni ayrımını bitirecek olan Ehl-i Beyt
sevgisidir ve İmam Ali (as) sevdasıdır? diyen Prof. Dr. Haydar Baş şunları
söyledi: ?İmam Ali (as) hepimizin ortak değeri ve paydasıdır. Bu öyle bir
sevdadır ki, bir yandan seveni Hakk?a taşırken bir yandan da dünya hayatını her
bakımdan tanzim edecektir. Bütün bu anlayışlar Ehl-i Sünnet ulemasının
tartışılmaz kanaatleri ve yaşantılarıdır.
olması için gündem edilen Alevi ?Sünni ayrımını bitirecek olan Ehl-i Beyt
sevgisidir ve İmam Ali (as) sevdasıdır? diyen Prof. Dr. Haydar Baş şunları
söyledi: ?İmam Ali (as) hepimizin ortak değeri ve paydasıdır. Bu öyle bir
sevdadır ki, bir yandan seveni Hakk?a taşırken bir yandan da dünya hayatını her
bakımdan tanzim edecektir. Bütün bu anlayışlar Ehl-i Sünnet ulemasının
tartışılmaz kanaatleri ve yaşantılarıdır.
Ehl-i Beyt?e karşı çıkanlar
diyalogcuların maşasıdır
diyalogcuların maşasıdır
?Ehl-i Beyt anlayışına karşı çıkanlar
bilerek veya bilmeyerek batılıların oyununa gelmektedirler? diyen Prof. Dr.
Haydar Baş çok önemli gerçeklerin altını çizdi. Prof. Dr. Baş şöyle konuştu:
?Sünni görüş adı altında Ehl-i Beyt anlayışına karşı çıkmak, dinlerarası
diyalog arkasındaki sermaye sahiplerinin bir toplumu ele geçirmek için
oynadıkları oyunun maşası haline bilerek veya bilmeyerek gelmek demektir. Büyük
Ortadoğu projesi ile sınırları ve milletlerinin kimyası değiştirilecek 22 İslam
ülkesi üzerinde planlanan çalışmalar hesaplandığı gibi devam ediyor.
Dinlerarası diyalog, bu planların inanç boyutudur. Sünni dünya, Emeviler ile
başlayan bozulmanın etkisi ile daha kolay ele geçirilmiş ve Sünni inanç
üzerinde batının istediği değişim tamamlanmıştır diyebiliriz. Takdir edersiniz
ki, inancını yitiren bir toplumun işgale hazır hale geldiği söylenebilir. Ancak
Ehl-i Beyt dünyası bu değişime karşı duruş sergilemektedir. İstediği neticeyi
bu cenahta almayan batı, Ehl-i Beyt inancına ve imamet vazifesine karşı
başlattığı taarruz ve asılsız karalama kampanyaları ile İslam akaidini hala
diri tutan bu dünyayı devre dışı bırakmaya çalışmaktadır.?
bilerek veya bilmeyerek batılıların oyununa gelmektedirler? diyen Prof. Dr.
Haydar Baş çok önemli gerçeklerin altını çizdi. Prof. Dr. Baş şöyle konuştu:
?Sünni görüş adı altında Ehl-i Beyt anlayışına karşı çıkmak, dinlerarası
diyalog arkasındaki sermaye sahiplerinin bir toplumu ele geçirmek için
oynadıkları oyunun maşası haline bilerek veya bilmeyerek gelmek demektir. Büyük
Ortadoğu projesi ile sınırları ve milletlerinin kimyası değiştirilecek 22 İslam
ülkesi üzerinde planlanan çalışmalar hesaplandığı gibi devam ediyor.
Dinlerarası diyalog, bu planların inanç boyutudur. Sünni dünya, Emeviler ile
başlayan bozulmanın etkisi ile daha kolay ele geçirilmiş ve Sünni inanç
üzerinde batının istediği değişim tamamlanmıştır diyebiliriz. Takdir edersiniz
ki, inancını yitiren bir toplumun işgale hazır hale geldiği söylenebilir. Ancak
Ehl-i Beyt dünyası bu değişime karşı duruş sergilemektedir. İstediği neticeyi
bu cenahta almayan batı, Ehl-i Beyt inancına ve imamet vazifesine karşı
başlattığı taarruz ve asılsız karalama kampanyaları ile İslam akaidini hala
diri tutan bu dünyayı devre dışı bırakmaya çalışmaktadır.?
Gelin Haçlı oyununu bozalım
?Ehl-i Beyt sevgisiyle yüreği sapasağlam
kalmış, iz?an ve iman ehli her bir insan, bu Haçlı oyununu bozmakla
mükelleftir? diyen Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: ?Bunlar, bir taraftan
Haçlı dünyası ile işbirliği içinde Müslüman avına çıkıyorlar. Diğer taraftan,
Müslümanları çeşitli yollarla müşriklerin ve gayrimüslimlerin kardeşi yapmaya
çalışıyorlar. Bu durum, bölgemiz ve insanlık için en büyük beladır. Ahir
zamanın en büyük fitnesidir. Reva mıdır ki, asırlardan beri devam eden bu
kardeşliği yok sayıp, kapılarını bize ardına kadar açan Ehl-i Beyt dünyasının
değil de, Haçlının safında yer alıp, yanlışın ve batılın safında olunsun. Bu
asla düşünülemez. O halde, bu insanlar üzerindeki Haçlı dünyasının projesi bize
ait değildir. Türk siyasetinin böyle bir davranış içinde olması düşünülemez.
Bir milletin dâhili meselelerine müdahale tavrı, senin işlerine de müdahale
hakkını doğurur. Onun için dikkatli olmak şarttır. Ehl-i Beyt sevgisiyle yüreği
sapasağlam kalmış, izan ve iman ehli her bir insan, bu Haçlı oyununu bozmakla,
bu fitneyi bitirmekle mükelleftir. Ülkemiz, bölgemiz ve insanlığın huzur ve
barışı için, dünya bu kıratta ve bu imanda insanı bekliyor.?
kalmış, iz?an ve iman ehli her bir insan, bu Haçlı oyununu bozmakla
mükelleftir? diyen Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: ?Bunlar, bir taraftan
Haçlı dünyası ile işbirliği içinde Müslüman avına çıkıyorlar. Diğer taraftan,
Müslümanları çeşitli yollarla müşriklerin ve gayrimüslimlerin kardeşi yapmaya
çalışıyorlar. Bu durum, bölgemiz ve insanlık için en büyük beladır. Ahir
zamanın en büyük fitnesidir. Reva mıdır ki, asırlardan beri devam eden bu
kardeşliği yok sayıp, kapılarını bize ardına kadar açan Ehl-i Beyt dünyasının
değil de, Haçlının safında yer alıp, yanlışın ve batılın safında olunsun. Bu
asla düşünülemez. O halde, bu insanlar üzerindeki Haçlı dünyasının projesi bize
ait değildir. Türk siyasetinin böyle bir davranış içinde olması düşünülemez.
Bir milletin dâhili meselelerine müdahale tavrı, senin işlerine de müdahale
hakkını doğurur. Onun için dikkatli olmak şarttır. Ehl-i Beyt sevgisiyle yüreği
sapasağlam kalmış, izan ve iman ehli her bir insan, bu Haçlı oyununu bozmakla,
bu fitneyi bitirmekle mükelleftir. Ülkemiz, bölgemiz ve insanlığın huzur ve
barışı için, dünya bu kıratta ve bu imanda insanı bekliyor.?
İslam ülkeleri birlik olmalı
Türkiye?nin yaşadığı sorunlara da vurgu
yapan Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: ?Türkiye tamamen terörün kucağına
atılmış; her gün onlarca insanın öldürüldüğü terör ülkesi haline dönüşmüştür.
Ülkemizin bu noktaya gelişi, yabancıların içişlerimize müdahalesi nedeniyledir.
Henüz 2-3 gün önce 24 insanımızı şehit verdik ve her gün onlarca insanımız
ölüme mahkum edilmektedir. Bu durum, yanlış siyasetin sonucudur. Şayet bu
yabancı yönlendirmeli siyaset devam ederse, Türkiye sadece istemediği
insanlarla bir masada oturmak zorunda kalmayacak, bölünüp parçalanmanın
tartışmalarına da sahne olacaktır. Yapılması gereken, en fazla birlik ve
beraberliğe ihtiyacımız olan bugünde Müslümanların birliğini savunarak İslam
dünyasına saldıranlara karşı bir blok oluşturmak, hiçbirinin kusurunu görmeden,
yanlış araştırması yapmamaktır. İki gün boyunca devam eden ve Türk İslam
dünyasının birçok ülkesinden çok kıymetli ilim adamlarımızın iştirakiyle
gerçekleştirilen Uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumundaki birlik, kardeşlik ve
basiret, ülkemizdeki ve bölgemizdeki Haçlı oyununa son verecek kudret ve imanın
bir ifadesidir? diye konuştu.
yapan Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: ?Türkiye tamamen terörün kucağına
atılmış; her gün onlarca insanın öldürüldüğü terör ülkesi haline dönüşmüştür.
Ülkemizin bu noktaya gelişi, yabancıların içişlerimize müdahalesi nedeniyledir.
Henüz 2-3 gün önce 24 insanımızı şehit verdik ve her gün onlarca insanımız
ölüme mahkum edilmektedir. Bu durum, yanlış siyasetin sonucudur. Şayet bu
yabancı yönlendirmeli siyaset devam ederse, Türkiye sadece istemediği
insanlarla bir masada oturmak zorunda kalmayacak, bölünüp parçalanmanın
tartışmalarına da sahne olacaktır. Yapılması gereken, en fazla birlik ve
beraberliğe ihtiyacımız olan bugünde Müslümanların birliğini savunarak İslam
dünyasına saldıranlara karşı bir blok oluşturmak, hiçbirinin kusurunu görmeden,
yanlış araştırması yapmamaktır. İki gün boyunca devam eden ve Türk İslam
dünyasının birçok ülkesinden çok kıymetli ilim adamlarımızın iştirakiyle
gerçekleştirilen Uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumundaki birlik, kardeşlik ve
basiret, ülkemizdeki ve bölgemizdeki Haçlı oyununa son verecek kudret ve imanın
bir ifadesidir? diye konuştu.
Yeni Mesaj Gazetesi









