Kilis 7 Aralık Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KODAM) ile Orta Doğu Araştırmaları Topluluğu, Türk tarihinin en köklü sembollerinden biri olan çift başlı kartalı mercek altına alan önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
Üniversite bünyesinde düzenlenen "Orta Doğu'da Türk İzleri: Selçuklular ve Çift Başlı Kartal Efsanesi" başlıklı etkinlik, tarihsel derinliği ve sanatsal perspektifiyle yoğun ilgi gördü. Programda Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Bayındır, konuya dair akademik bir sunum gerçekleştirirken, ressam Halil Gören ise etkinlik kapsamında gerçekleştirdiği uygulamalı çalışma ile Selçuklu motiflerine hayat verdi.
Tarihin Derinliklerinden Anadolu’ya Uzanan Bir Sembol
Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Bayındır, sunumunda çift başlı kartal figürünün Orta Asya Türk mitolojisinden günümüze uzanan evrimini ele aldı. Figürün Şamanizm’deki ruhani anlamlarına dikkat çeken Bayındır, Anadolu Selçuklu döneminde bu sembolün mimari yapılara nasıl işlendiğini örneklerle açıkladı.
Özellikle Divriği Ulu Camii, Erzurum Yakutiye Medresesi ve Diyarbakır Surları gibi UNESCO miras listesinde yer alan veya kültürel önemi büyük olan yapılardaki taş işçiliği örnekleri üzerinden figürün sanatsal ve kültürel kodları analiz edildi.
"Resmi Devlet Arması" Algısına Akademik Şerh
Etkinliğin en dikkat çekici kısımlarından birini, çift başlı kartalın Selçuklu Devleti’nin "resmi devlet arması" olduğu yönündeki yaygın kabule yönelik değerlendirmeler oluşturdu. Dr. Öğr. Üyesi Bayındır, tarihsel veriler ışığında şu kritik tespitlerde bulundu:
Hâkimiyet Sembollerinin Doğası: Orta Çağ Türk-İslam devletlerinde hâkimiyet sembollerinin doğrudan hükümdarın şahsına bağlı olduğu ve dönemden döneme farklılık gösterdiği vurgulandı.
Kapsamlı Kullanım: Çift başlı kartal figürünün yalnızca sultanlar tarafından değil; beyler ve hatunlar tarafından da kullanılmış olması, onun modern anlamda "tek ve resmi bir devlet arması" olarak tanımlanmasını zorlaştırdığı ifade edildi.
Akademik sunumun ardından gerçekleştirilen sanatsal uygulamalarla zenginleşen etkinlik, öğrencilerin ve tarihseverlerin yoğun katılımıyla tamamlandı. Üniversite yönetimi, bu tür etkinliklerle Türk-İslam medeniyetine dair değerlerin akademik bir disiplinle genç kuşaklara aktarılmaya devam edileceğini belirtti. KilisPostası Haber Merkezi
Üniversite bünyesinde düzenlenen "Orta Doğu'da Türk İzleri: Selçuklular ve Çift Başlı Kartal Efsanesi" başlıklı etkinlik, tarihsel derinliği ve sanatsal perspektifiyle yoğun ilgi gördü. Programda Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Bayındır, konuya dair akademik bir sunum gerçekleştirirken, ressam Halil Gören ise etkinlik kapsamında gerçekleştirdiği uygulamalı çalışma ile Selçuklu motiflerine hayat verdi.

Tarihin Derinliklerinden Anadolu’ya Uzanan Bir Sembol
Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Bayındır, sunumunda çift başlı kartal figürünün Orta Asya Türk mitolojisinden günümüze uzanan evrimini ele aldı. Figürün Şamanizm’deki ruhani anlamlarına dikkat çeken Bayındır, Anadolu Selçuklu döneminde bu sembolün mimari yapılara nasıl işlendiğini örneklerle açıkladı.
Özellikle Divriği Ulu Camii, Erzurum Yakutiye Medresesi ve Diyarbakır Surları gibi UNESCO miras listesinde yer alan veya kültürel önemi büyük olan yapılardaki taş işçiliği örnekleri üzerinden figürün sanatsal ve kültürel kodları analiz edildi.

"Resmi Devlet Arması" Algısına Akademik Şerh
Etkinliğin en dikkat çekici kısımlarından birini, çift başlı kartalın Selçuklu Devleti’nin "resmi devlet arması" olduğu yönündeki yaygın kabule yönelik değerlendirmeler oluşturdu. Dr. Öğr. Üyesi Bayındır, tarihsel veriler ışığında şu kritik tespitlerde bulundu:
Hâkimiyet Sembollerinin Doğası: Orta Çağ Türk-İslam devletlerinde hâkimiyet sembollerinin doğrudan hükümdarın şahsına bağlı olduğu ve dönemden döneme farklılık gösterdiği vurgulandı.
Kapsamlı Kullanım: Çift başlı kartal figürünün yalnızca sultanlar tarafından değil; beyler ve hatunlar tarafından da kullanılmış olması, onun modern anlamda "tek ve resmi bir devlet arması" olarak tanımlanmasını zorlaştırdığı ifade edildi.
Akademik sunumun ardından gerçekleştirilen sanatsal uygulamalarla zenginleşen etkinlik, öğrencilerin ve tarihseverlerin yoğun katılımıyla tamamlandı. Üniversite yönetimi, bu tür etkinliklerle Türk-İslam medeniyetine dair değerlerin akademik bir disiplinle genç kuşaklara aktarılmaya devam edileceğini belirtti. KilisPostası Haber Merkezi









