6.8.2009 tarihinde Kilisle ilgili anılarımı yazmıştım. Uzun zaman Mersin dışında olduğum için duygularımı aktaramamıştım.
Nihayet beklenen gün gelmiş olacak ki özlemini çektiğim memleketimize ailece tekrar döndük. Babamız o zaman Kadı camisinin arkasında yerden 1 metre kadar yüksekte dükkanlar vardı orada yine köşkerlik sanatını yapmaya başladı. Çok mutlu idi. Tüm esnaf arkadaşları arasında sevilen bir esnaftı. Bende 7 Aralık ilkokulunda okumaya başlamıştım. Hiç unutamadığım mekânı cennet olsun ilkokul öğretmenim Münire Aktuna hepimize bir anne şevkatı ile bakıyor ve ilgileniyordu. İlkokul bitti, Ortaokulu da Hassa ilcesinde bitirdikten sonra, yine bende, bir Kilis sevdası başladı, lise için tekrar Kilise döndüm.
16 -17 yaşlarına gelmiştim. Kilisim öğle güzeldi ki. İkindi vakti itfaiye arabasının caddeleri sulamasından sonra mis gibi kokan havayı tenefüz etmek. Arkadaşlarla cumhuriyet meydanından santrala kadar şöyle bir tur atmak, hatta birkaç tur atmanın ayrı bir zevki vardı. O yıllarda
Şehre elektrik veren santralın bahçesi de ayrıca bir park gibi idi içinde de 3-4 tane havuzu olan bir mesire yeri idi.
Karataşın havası ayrı bir güzeldi, şimdiki sanat okulunun ve valiliğin bulunduğu yerlerde çok ve şekilli kayalar vardı bahar gelince aileler yine buralara seybanaya gelir ve gelirken de yanlarında gelinlik genç kızlarımız da bulunurdu. O zaman evliliklerde genellikle görücü usulü olduğu için buralar bir yerde gençlerin birbirlerini görme beyenme yerleri gibi idi. Benim yaşımdaki arkadaşlarım ve bizden büyük ağabeylerimiz bu güzel anıları hatırlayacaklardır.
Rahmetli ebe hanım Teyzemizin şimdiki PTTnin arkasında ki yazlık sineması, şimdiki Kız Meslek lisesinin karşında kışlık sineması , Özyurt ve renk sinemaları vaz geçilmez eğlence yerleri idi.
Sinema çalışanlarının, oynayan filmlerin afişleriyle süslü kocaman tablayı omuzlarına alıp ellerinde hoperlör yerine tenekeden yapılmış huni şeklindeki aletle sokak sokak dolaşıp filmin reklamını yaparken yapıştırılmış resimleri yakından incelemek ayrı bir zevk idi. Sinemaların dışında, ara sıra gelen konserlere halk büyük rağbet gösterirdi. Hele bir de dansözü varsa organizatör köşeyi dönerdi, sinema tıklım tıklım dolardı. Sinema çıkış, bir sarğı burma tatlı yemek,bir baklava ve dondurma yemek bu güzel gecenin kaymağı olurdu.
Tüm bu eğlencelerin dışında bir de okul tiyatro kollarımızın sahnelediği çok güzel eserler vardı. Tabi ki insanlarımız bu gösterilerde büyük önem verirlerdi. Genellikle Özyurt sinemasında sergilenen bu oyunlarda birçok arkadaşımız birer profesyonel tiyatro sanatçısı gibi oyun sergilerlerdi.
Lisemizin her faaliyetinde olduğu gibi, sayın Yahya Efe, Emekli öğretmen ve benim dayım olan Süleyman Özbakış, Abdurrahman Çorapören kardeşimiz ve isimlerini hatırlayamadığım bir çok okul arkadaşlarımız bu geceye renk katarlardı. o zaman 2 seferde ben katılmıştım.
Belediye otobüsü 1960 yılların başında Kiliste çalışmaya başlamıştı. 10 kuruşu verir Kilisi dolaşır dururduk. Tabiki otobüs sohbetlerinin o zaman ki talebeler arasında ayrı bir yeri vardı.
Beden eğitimi hocamız Yılmaz Bey sayesinde birçok arkadışımız sigarayı bırakmak mecburiyetinde kalmıştı ve ne de iyi olmuş, istersen 100 metreyi 5 saniyede koş 10 metre yükseğe atlı sigarda içtin mi yandın bedenden kaldın. Bu hocamın sayesinde sigaraya alışmadım. Onu her zaman minnetle anarım.
Yıllar sonra birlikte atletizm çalışmaları yaptığım ve koştuğumuz Sayın Em. Beden eğitimi öğretmeni Sabit Elmacı ile sınıf arkadaşım Em. Veteriner hekim Yaşar Uzel, Em. Öğretmen Abdullah Kestane ile de tekrar buluşmak nasip oldu. O yıllar Kilis lisesinin bana göre en parlak dönemi idi. Balkan Şampiyonu İbrahim Güneş kardeşimiz lisemizin öğrencisi idi. Öğle kuvvetli bir ekip vardı iki. Her yerden derece ile dönülüyordu. Temennim, hatıralarımızda kalan bu sosyal faaliyetler daha da çıtayı yükselterek devam etsin Güzel Kilisimin adı ve Kilis Lisesinin başarıları devam etsin.
A.Vahap Keskiner
Em. Başkomiser
Kaynak: www.musabeyli.tr.gg








