• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:28
Dolar - Euro - TL Kuru 8 Temmuz 2026
10:27
Altın Fiyatları 8 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Kilis Güncel
  3. KİLİS LİSESİ (Prof. Dr. Hikmet Y. Celkan)
Kilis Güncel
Yayınlanma: 11 Temmuz 2010 - 15:46
Güncelleme: 08 Mayıs 2013 - 12:35

KİLİS LİSESİ (Prof. Dr. Hikmet Y. Celkan)

Kilis Güncel
11 Temmuz 2010 - 15:46
Güncelleme: 08 Mayıs 2013 - 12:35
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
KİLİS LİSESİ (Prof. Dr. Hikmet Y. Celkan)

Biz ortaokulda öğrenci iken (1957-1960) Kilis’te henüz lise yoktu. Mezun olanlar en yakın illerdeki liselere gidip okurlardı.

 

Gaziantep, Antakya, Adana, Maraş Liseleri en fazla gidilen yerlerdi. Hali vakti iyi olan aileler de çocuklarını Ankara, İstanbul gibi büyük kentlerde okuturlardı. Bazı yoksul aileler ise meslek okullarını (bugünkü meslek liseleri) tercih ederlerdi. Tercihten ziyade bir bakıma zorunlu kalıyorlardı. Öğretmen Okulu, Askeri Lise, Ziraat Okulu, Tapu ve Kadastro Lisesi, Astsubay Okulu vs. öncelikli tercih edilenlerden idi.


Çünkü bunlar parasız yatılı okullardı. Biz hiç düşünmemiştik, acaba nereye gideriz nerede okuruz, diye. Sonra bir baktık ki Kilis’e lise açılmış.

 

Menderes Hükümeti’nin Kilisli Ziraat Vekili Rahmetli Nedim Ökmen, Maarif Vekili merhum Tevfik İleri’ye rica ediyor ve lisenin açılışı gerçekleşiyor. Tabi bu arada gayret gösteren başka zevat varsa onları da rahmet anmak isterim.

 

Biz Kilis Lisesi’nin üçüncü dönem mezunlarıyız. Çok iyi hocalarımız vardı. Bazı derslerimize dışarıdan Hocalar gelirdi. Bunlar genellikle ilkokul hocalarıydı. Ayrıca kaymakam, diş hekimi, avukat, iktisatçı, veteriner gibi diğer meslek mensubu çok değerli hocalarımız da vardı. Branş Hocalarımız işlerinin ehli insanlardı ve sanıyorum öğrencilerini çok iyi yetiştiriyorlardı. Zira o dönemlerde mezun olan arkadaşlarımızın hemen hemen tümü bir yüksek öğretim kurumuna girmişlerdi. Kısa yoldan hayata atılmak isteyenler ise yine o sıralarda açılmış olan Kız İlköğretmen Okulu’nun dışarıdan bitirme sınavlarına girip öğretmen oluyorlardı. Nitekim üniversitede ikinci sınıfa geçtiğim yıl ben de aynı yolu takip etmiş ve bu okulun diplomasını almıştım. İyi ki almışım, çünkü bu diploma öğretmen okuluna meslek dersleri öğretmeni olarak tayin edildiğim sırada (1967) Bakanlık Talim ve Terbiye Kurulu’nca artı bir puan olarak değerlendirilmişti.

 

“Kilis Lisesi” kavramı, mezunlarının hafızasına adeta kazılmıştı. Kilis Lisesi bir irfan yuvasıydı, bir ilim ocağıydı, bir sembol ve imajdı. Hatta Müzik Hocamız Nezir Şener (Muhterem Hocamı minnet ve şükranla anıyorum) lisenin marşını bile bestelemişti. “Çınlasın gür sesin Kilis Lisesi…” diye marşı söylerken vecd içerisinde kendimizden geçer, okulun mensubiyetini ruhlarımızda hissederdik.

 

Duyduk ki, Milli Eğitim Bakanlığı ülke genelinde bütün liseleri “Anadolu Liseleri”ne dönüştürecekmiş. Üzüldüm ama şaşırmadım. Sonuç itibariyle Bakanlık komik ve mantıksız işlerinden birini daha uygulamaya koyacaktır. Bu liselerin adını Anadolu Lisesi diye değiştireceksiniz de ne olacak yani? Kaliteyi mi arttıracaksınız? Üniversiteye giriş oranını mı yükselteceksiniz? Lise-dershane vahim ikilemini mi ortadan kaldıracaksınız? Yoksa mevcut Anadolu Liselerinde öğretemediğiniz yabancı dili böylece daha iyi mi öğreteceksiniz?

 

Ben Milli Eğitim Bakanlığı’nda gerçekten çok iyi yetişmiş çok değerli idarecilerin ve bürokratların olduğunu biliyorum. Ama böyle komik kararlarla onları bir araya getirdiğimde işin mantığını çözemiyorum. Aslında biliyoruz da kanıtlanmamış bir şeyi mantık kuralları çerçevesinde doğru olarak ileri süremiyoruz. Fakat mantıktan öte insanın bir de sezgisi, sağduyusu ve iz’anı var. Konuya bu gözlükten bakarsak Türk Milli Eğitimini siyasallaştırmanın göbeğinde buluruz.

 

Bu işin zikredilen amacın dışında hiçbir “ilmi”, “pedagojik” ve “didaktik” bir gerekçesi yoktur. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bunun aksini savunan bir babayiğit varsa gelsin tartışalım. Böyle birisi ancak politik şartlanma ve güdümleme ile çıkar. Çünkü uygulamanın içinde bulunan o bürokratlar bu işin memleket, ilim ve irfanına bir yarar sağlamayacağını benden iyi bilirler.

 

Anadolu liseleri ilk açıldığı sırada temel amaç, yabancı dil öğretiminin daha sağlam esaslara dayandırılması ve güya bazı derslerin de yabancı dille verilmesi idi. Yani şu ulvi ve mukaddes hedefler karşısında gözleri yaşarıyor insanın. Baksanıza o günden beri bu liselerin mezunları bülbül gibi İngilizce konuşuyorlar. Daha ne olsun ! Ülke genelinde yabancı dil öğretimi konusunda bir arpa boyu yol kat edilmemiş iken, öğrencilerin hepsi “This is a book” edebiyatından öteye gidememişken, siz hangi mantık ve insafla böyle bir değişikliğe gidiyorsunuz? Öyle ya, böyle bir uygulama ancak değişiklik kelimesiyle sınırlı kalır.

 

Yabancı Dil Öğretimi, Yabancı Dille Eğitim, Liselerde Eğitim-Öğretimin Yapılanması gibi konuları tartışmanın yeri bu sütun değil. Merak eden yetkililer bu konulardaki düşüncelerimizi ilgili yayın organlarında bulabilirler.

 

Bu ülkede eğitim öğretimin yakasından siyasiler elini çekmezlerse memleketi batırırlar. Siyasilerin eğitimden sorumlu oldukları konular başka, bizim söylemek istediğimiz şey başka. Vatandaşın gözünü boyamaya yönelik böylesi tasarruflar ne devlete, ne topluma, ne de Türk Milli Eğitimi’ne yarar sağlar.

 

Sorunun Kilis Lisesi mezunlarını ilgilendiren tarafı, daha çok bireysel ve duygusal planda zihnimize yer etmiş bazı algı ve imajların sarsılmasıdır. Biz zaten Anadolu’yuz. Lisemize Anadolu kavramını eklemenin âlemi var mı? birisi çıkıp da, yok ben Rumeli’yi veya daha başka bir kavramı eklemek istiyorum derse ne diyeceksiniz? Sanıyorum bu işe en çok Nezir Hoca üzülecektir. Hoca şimdi: “Yahu kardeşim benim bestemdeki Kilis Lisesi kavramını siz Kilis Anadolu Lisesi diye nasıl değiştireceksiniz? Bestenin bütünlüğü bozulmayacak mı? Sizin için bu yaştan sonra bir daha mı beste yapacağız, ha dedin mi beste yapılmaz, bunun için uygun ortam, motivasyon ve koşulların aluşması gerek” demez mi?

 

Prof. Dr. Hikmet Celkan

Kaynak: Zeytindalı Dergisi

Bu haber 2373 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir
Kilis’in Tarihi Mirası Canbolat Paşa Camii’nde Restorasyon Süreci Hız Kazandı
Kilis’in Tarihi Mirası Canbolat Paşa Camii’nde Restorasyon Süreci Hız Kazandı
Kilis Tanıtım Günleri Rekorla Tamamlandı: 45 Bin 82 Ziyaretçi Ağırlandı
Kilis Tanıtım Günleri Rekorla Tamamlandı: 45 Bin 82 Ziyaretçi Ağırlandı
BTP Kilis İl Başkanı Alaaddin Özkar Trafik Kazası Geçirdi
BTP Kilis İl Başkanı Alaaddin Özkar Trafik Kazası Geçirdi
Kilis Belediyesi’nden Dolandırıcılık Uyarısı
Kilis Belediyesi’nden Dolandırıcılık Uyarısı
Son Haberler
Dolar - Euro - TL Kuru 8 Temmuz 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 8 Temmuz 2026
Altın Fiyatları 8 Temmuz 2026
Altın Fiyatları 8 Temmuz 2026
"Altında Atatürk'ün imzası olmayan son zafer olmasaydı, önceki hiçbir...
Altın Fiyatları 6 Temmuz 2026
Altın Fiyatları 6 Temmuz 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 6 Temmuz 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 6 Temmuz 2026
ASAYİŞ HABERLERİ
ASAYİŞ HABERLERİ

Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.