Kiliste birçok kişinin asıl mesleği ayrı olmasına rağmen, az çok bir üzüm bağına, fıstık bahçesine, zeytinliğe veya bir tarlaya sahiptir.
Mesleği çiftçilik olmamasına karşın bilgisiz de değildir bu tür konularda. Bazı işlerini kendi başına görmeyi tercih eder. Kazma, ot alma, ilaçlama gibi birçok tarımsal faaliyeti kendisi de yapmaya çalışır. Baharın gelmesi ile birlikte yazı yabanda da işler artmaya başlayınca, Kilisliler motosikletlerine atladıkları gibi soluğu yabanda almaya başladılar. Kilise yakın çevrede bulunan bağlara, fıstıklıklara, tarlalara yolunuz düşerse eğer, birçok vatandaşı çalışır halde görürsünüz.
Günlük yaşamın stres ve yorgunluğunu açık havada bağ, bahçe işleri ile uğraşarak atmaya çalışan vatandaşlarımızın sayısı günden güne artıyor. Yemyeşil yapraklarını ve meyvelerini açmaya başlayan ağaçlar, mis gibi çimen ve toprak kokusu Kilislileri, doğanın kucağına itiyor adeta.
Sabah erken saatlerde veya ikindi vaktinden sonra bağının, bahçesinin durumunu görmek isteyen, az da olsa iş yapıp, temiz havayı ciğerlerine doldurmak isteyen Kilisliler, şehir yaşamından uzaklaşıp bir nebze rahatlamaya çalışıyorlar.
Tabii çalışmanın, doğayla baş başa olmanın yanında Kilisli vatandaşlar, üzümünün, fıstığının kısacası yetiştirdiği her ürünün para etmesini umutla bekliyor. Beden olarak rahatladığı gibi ekonomik anlamda da gün yüzü görmek istiyor. Geçmiş yıllarda yaşadıkları kayıplara üzülüyorlar. Ne diyelim bekleyelim ve görelim! Her ne kadar görünen köy kılavuz istemese de!
Yazan: Fuat CAN
e-mail: [email protected]









