VAHYİN IŞIĞINDA EHL-BEYT (1)



Cenabı-ı Hak,  Peygamberimizi, ismet sıfatı ile her türlü yanlıştan ve günah işlemekten korumuştur,  bu hüküm tarih boyunca yaşamış, tüm peygamberler için aynıdır.

Fakat yüce kitabımız Kuran’ı kerime baktığımızda, Peygamber olmadıkları halde, vahiy ile Allah tarafından tertemiz olduklarına dair şahitlik edilen seçilmiş insanlar vardır.

Bu bahsedilen seçilmiş insanlar, bilinçli ve bilinçsiz olarak göz ardı edilmiş, başkaları da işin içine katılarak sulandırılmış ve toplumun dikkati başka yönlere çekilmiştir.

Hâlbuki Kuran'ı Kerim mücerrettir, onu doğru yaşayarak, müşahhas örnek olan seçilmiş insanlar vardır  

 Peki, kim bu Cenab-hak'kın bahsettiği seçilmiş insanlar.

Cenabı-ı Hak, Ahzab suresinin 33'üncü ayetinde şöyle buyurmaktadır: "Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tertemiz bir hale getirmek diler."

Bu ayet-i kerime "Tathir Ayeti" olarak bilinmektedir. Ve kesin delillerle sabittir ki, haklarında bu ayetin indiği Ehl-i Beyt'ten maksat, "Al-i Aba" olarak bilinen beş kişidir. Hz. Fatıma (a.s.), Hz. Ali (a.s.), Hz. Hasan (a.s.), Hz. Hüseyin (a.s.) ve Rasulullah (s.a.v)'dır.

Ebi'l-Humrai'den şöyle rivayet edilmektedir: "Rasulullah'ın (s.a.v) altı ay devamlı olarak Fatıma'nın (a.s.) kapısına gelip şöyle buyurduğunu kendim duydum: Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden her türlü pisliği gidermek ve sizleri tertemiz bir şekilde kılmak ister." (Heysemi, Mecma'üz-Zevaid, s.121)

Sünni Celaluddin-i Suyuti Ed-Durrü'l-Mensur adlı kitabında bu ayetin tefsirinde, ayette geçen Ehl-i Beyt'ten maksadın belirttiğimiz 5 kişi olduğunu nakletmektedir.

 Sünni Ahmet bin Hanbel, Müsned'inde (6. cüz, s.323) Ümmü Seleme'den şu nakli yapmaktadır:

Peygamber (s.a.v), Fatıma'ya (a.s.), "Eşin Ali ile çocukların Hasan ve Hüseyin'i yanıma getir" diye buyurdu. Fatıma da onları alıp Peygamberin huzuruna getirdi. Sonra da hepsinin üzerine Fedekî cübbesini örttü. Daha sonra Peygamber mübarek ellerini onların üzerine koyarak şöyle buyurdu: "Allahım! Bunlar Muhammed'in Ehl-i Beyt'idir. Rahmet ve bereketin Muhammed'e ve Ehl-i Beyt'ine olsun. Şüphesiz ki Sen Hamîd ve Mecîd'sin."

Ümmü Seleme diyor ki, "Ben cübbeyi elimle kenara iterek altına girmek istedim. Ama Peygamber elimi iterek, 'Sen hayır üzeresin' buyurdu."

Bu olay Sünni Beyhaki, İbn'l-Münir Sünen kitaplarında mevcuttur 

Sünni İbn Cerir Taberi der ki: Bize İbn el-Müsenna, Ebu Said'den nakletti ki, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden eksikliği gidermek ve sizi tertemiz temizlemek ister, ayeti beş kişi için nazil olmuştur: Ben, Ali, Hasan, Hüseyin ve Fatıma."

Ruh'ül-Beyan eserinin 3. cilt 112. sayfasında "Al-i Aba" şöyle tarif edilir:

"Rasulullah (s.a.v), kızı Fatıma-i Zehra, Aliyyü'l Murteza, çocukları Hasan ve Hüseyin bir araya geldiklerinde hepsine birden Al-i Aba denilir."

Tathir ayetinin Al-i Aba ile ilgili olduğu başka Ehl-i Sünnet kaynaklarında da yer almaktadır: İmam Fahr-i Razi, Tefsir-i Kebir'de (c.6, s.873); Celaluddin Suyuti, Ed-Durrü'l-Mensur'da (c.5, s.199); Şeyh Süleyman Belhi el-Hanefi, Yenabi'ul-Mevedde'nin 33. babında; Sahih-i Müslim'de, Şevahid-u Hakim'de, on rivayet Tirmizi'de ve daha birçok Sünni kaynakta bu ayetin Ali-Aba hakkında olduğu belirtilmiştir.                                                                                    

Bu ayet bir defa vahyedildiği halde Rasulullah (s.a.v) bir rivayete göre 6 ay, İbn-i Abbas'a göre 7 ay ve bazılarına göre de 8 ay bu ayette kastedilenler hakkında açık beyanlarda bulunmuştur.

Tathir ayetinin Ümmü Seleme'nin (a.s.) evinde indiğine dair hiçbir şüphe yoktur. Ancak Rasulullah (s.a.v) bu ayetin özellikle bu beş kişi hakkında olduğunu vurgulamak için farklı kereler abanın altında toplama hadisesini tekrarlamıştır.

 Gördüğünüz gibi, Ehl-i Beyt'in "tertemiz" olduğuyla alakalı ayet-i kerime vardır; diğer bir ifadeyle Ehl-i Beyt'in tertemiz olduğuna bizzat Cenab-ı Hak şahittir.

Tüm bu delillere  rağmen, Ehl-beyt’ e sırtını dönen, onları örnek almayarak ,müşahhas olarak yaşadıkları İslam’a, ters düşen insanların vay haline.

  Allah şefaatlerinden mahrum eylemesin.  (devam edecek)