Aşı duadır!


Dua iki türlüdür. Biri kavli, yani sözle yapılan dua; diğeri fiilidir, davranış ile yapılan duadır.

Sözlü olması gereken bazı dualar vardır, fiili olması gereken bazı dualar vardır, bir de hem sözlü hem de fiili yapılması gereken dualar vardır.

Bunlar sıradan şeyler değildir ve sünnetullah denilen kurallar içerisinde bizlere bildirilmiştir.

Ne demek istediğimizi daha açık anlatabilmek için örneklendirelim müsaadenizle:

Allah Teâlâ her şeyi yoktan var edebilen kudrete sahip olmasına rağmen bilinmek ve bildirmek maksadıyla bazı kurallar koymuş bu kurallara hem uymuş hem de uymamızı emretmiştir.

Bir insan kendi soyundan bir evlat sahibi olmak isterse, mutlaka doğurgan olan bir kadınla evlenmesi ve döllenme şartlarını yerine getirmesi lazımdır. Sonra da sözlü olarak Allah’tan sağlıklı ve hidayetli bir evlat istemesi de gerekmektedir.

Fiili ve sözlü duadan sonra oluşma süresi beklenir ve doğumla neticelenirse bu oluştaki fiili ve sözlü dua kabul olmuş olur.

Hayatını bir kadınla bütünleştirmeden elini açsa, asırlarca “bana soyumdan bir evlat ver” diye sözlü dua etse bu oluş gerçekleşmez. Çünkü fiili bir oluşun fiili duaya ihtiyacı vardır.  İstisnalar kaideyi bozmaz.

Bir örnek daha verelim: Bir bahçemiz olsa; içinde de kiraz ağacı olmasa, elma- armut-portakal ağaçları olsa, senelerce bu ağaçların altında sözlü duada bulunsak, elma-armut-portakal ağaçlarından kiraz toplamak istesek, bu ağaçlardan kiraz toplamamız mümkün değildir.

Bunun duası önce fiili olarak kiraz ekilecek, yetişecek, zamanı gelince de bu ağaçtan kiraz toplanacaktır.

Aslında burada Allah’ın vesile kavramı da gündeme gelmektedir. Elde edilecek maddi manevi oluşlarda, mutlaka vesileye sarılmak vardır. Vesilesiz istek boşa emektir.

İlgili ayeti kerime şudur: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının, O’na yaklaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda cihat edin ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide 35).

Makale başlığımıza dönersek “Aşı duadır” dedik. Bu bir iddia değil fiili duanın ta kendisidir.

Her ne sebeple olursa olsun, Covit-19 diye bir virüs, insanlığın başına bela olarak musallat oldu. Bu virüsten korunmanın yolu olarak da aşılar üretildi. Bu aşılar virüsün bulaşmaması ya da zararını azaltmak için şimdilik önemli bir buluş olarak görünmektedir.

Sağlıklı yaşamak arzusunda olanlar, kendini dört duvar arasına hapsederek ya da insanlarla istibat kurmadan yaşamayacağına göre mutlaka bu virüsün tehlikelerinden korunmalıdır. Ve Allah’a dua etmelidir.

Bu konuda da iki dua bir arada olmalıdır. Ancak öncelikle fiili dua, sonra sözlü dua yapılmalıdır.

Aşının fiili duası aşı vurulmaktır; korunmak için de maske, mesafe, temizlik, kurallarına uymaktır. Sonra da sözlü olarak “ya Rabbi bizi bu musibetten koru” diye yüce yaratana sığınmaktır. 

Aşı vurularak fiili dua yapmadan, senelerce sözlü dua etmek, kimseyi bu virüsün zararlarından korumaz.

Sözde inanç uğruna ya da başka sebeplerle de olsa, sünnetullah dışı şeylerle uğraşıp; hem milletin imanıyla hem de sağlığıyla oynamak isteyenleri, fiili aşı duasına davet ediyorum.