Referandum sürecinde dikkat ediyorsanız oylanacak Anayasa değişikliğinden başka her şey konuşuluyor.Ortalık toz duman .Şen şunu dedin, ben şunu söyledim, senin maaşın bu kadar benim ki bu kadar
Vatandaş yazılı ve görsel iletişim araçlarını takip edince havanın pusundan başka hiçbir şey göremiyor.
Anayasa değişiklik paketinin neler getirip neler götüreceğinden çok , pakete kimin evet kimin hayır dediği tartışılıyor.Evet ve hayır diyenlerin ötekileştirilmesi üzerinden referandum propagandası yürütülüyor.
AKPye (Hükümete) karşı olanlar Anayasa değişikliğini kabul etmemelerini AKP karşıtlığına , AKPde referandumda niçin evet denmesi gerektiğini ; HAYIR diyenlerin siyasi görüşlerine göre değerlendirme mantığını devamlı surette empoze etme derdinde.Başka laf yok.
Anayasa değişiklik paketine evet demenin gerekçesi asla BTP, CHP, MHP (Saadet Partisi hariç) ve diğer muhalefet partilerinin Anayasa değişikliğine hayır demeleri olamaz.Başbakan bu mantık üzerinden propaganda yürütüyor.
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı ve kadrosu dışındaki Sivil Toplum Kuruluşları veya Siyasi Partilerde Anayasa Değişiklik paketine hayır deme gerekçesi olarak sadece bu Anayasa Değişiklik Paketinin AKP'nin ürünü olmasını göstermekte başkaca bir izahat ve savunma yapamamaktadırlar.
Esaslı bir gerekçe gösterebilmeleri için parti programlarında buna ilişkin çözümlerini olması gereklidir ki bu yoktur.
Anayasa Değişiklik paketinde memurları ilgilendiren 53 maddeyi değerlendirerek sanırım dediğimi daha iyi anlatabilirim. Anayasa 53.madde şöyle: (Eski Metin )
A. Toplu is sözleşmesi hakkı
MADDE 53. isçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu is sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu is sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
(Ek: 23.7.1995-4121/4 md.) 128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idarî veya kanunî düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir.
53.Maddenin Değiştirilmiş Hali
A. Toplu is sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı
MADDE 53. isçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu is sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu is sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu is sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.
Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Uzlaştırma Kuruluna başvurabilir. Uzlaştırma Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma sekli, usulü ve yürürlüğü, Uzlaştırma Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.
Eski metinde 54.madde hükümlerine tabi olmayan sendikaların ve üst kuruluşları üyeleri adına yargı yoluna müracaat edebilecekleri belirtilirken değişiklik metninde bu fıkra iptal edilmiştir.Yeni düzenleme Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması
halinde taraflar Uzlaştırma Kuruluna başvurabilir. Uzlaştırma Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir şeklindedir.
Bu ne demektir?Maddede belirtilen uzlaştırma komisyonu kararları kesin ve toplu sözleşme hükmünde olması memurların elinin , kolunun , vicdanının ve düşüncesinin zaptı rapt altına alınması demektir.Bundan sonra artık devletin memuru yoktur hükümetin memuru vardır dönemi başlayacaktır.Amirinizle veya mesai arkadaşınızla bir propleminizin olması durumunda veya çalışma şartlarına bir adaletsizlik olması durumunda uzlaştırma komisyonunun dediklerini kabul etmek aksi halde işinizi kaybetmek durumunda kalacaksınız.
Hükümet YAŞ kararlarına yargı yolunu açarken memurların hak arama özgürlüğünü yok etmekte yargı yolunu kapamaktadır.Toplu Sözleşmenin bütün unsurları hükümet tarafından belirlendikten sonra geriye demokratikleşme adına ne kalabilir.
Bu çelişki hangi duygusal gerekçelerle ile izah edilebilir? Bu çelişkiyi mezarda yatan ölülere sorsak acaba ne cevap verirler?
AV. Mehmet Galip Akdağ









