Kilis Kenti düşman işgalinden 84 yıl önce kurtuldu. Bu kurtuluş günü tarihte 7 Aralık 1921 olarak kayıtlıdır.
Birinci Dünya Savaşında oyuna getirilen Osmanlı İmparatorluğunu parselleyen işgal kuvvetleri, bir yandan Türkleri yok etme çabalarını tezgâhlamaya çalışıyorlardı.
Üzerine kara bulutlar çöken yurdumuzun her yanında kan ağlayan ulusumuz, içinde sönmeyen mücadele volkanının yeniden filizleneceği uygun bir zamanı ve oryamı bekliyordu.
Yıl 1919, Mayısın 19u. Mustafa Kemalin Samsuna ayak basışı tüm ulusumuz için Kurtuluş Savaşının ilk belirgin işareti oluyordu. Türk Ordusunun yanı sıra yer yer silaha sarılarak yurdu düşmandan kurtarma çabalarına katıla Kuva-yi Milliyecilerin bir gurubu da Kilis ve yöresinde faaliyete geçmişti. Kilis Caddelerinde çalımlı turlar atan Fransız Askerleri bu yörede de tutunamayacaklarını kısa sürede anladılar. Bir umutla giriştikleri yıldırma politikaları kısa sürede iflas etti
Kentin batısındaki zeytinlik ve bağlarda üstlenen Kuva-yi Milliyeciler gece baskınlarıyla işgalcileri şaşkına çeviriyorlardı. Kuva-yi Milliyecilerin giderek artan hücum ve baskıları sonrasında Fransızlar Kilise geldiklerinden çok farklı biçimde ve arkalarına bakmadan kenti terk ettiler.
Kilisi düşman işgalinden kurtarmak için tarihe altın sayfalar açanlar, Ölmek var dönmek yok parolasıyla yola çıktılar. Öldüler, fakat dönmediler. Cepheden cepheye koştular. Analar oğullarını şehit verdiler. Küçük yavrular babalarını bir daha geri göremediler. Bir bir çoğaldı güçlü ordu oldular.
O karanlık günlerde güney cephesinden Kilise gelen Mustafa Kemal, Anadolu Harekatını başlatırken Kilis Hükümet Konağının önünde toplananlara şöyle sesleniyordu:
İlk Ayak Bastığın Türk Şehrindeki bu uyanıklığa cidden hayran kaldım. Ve bir daha iman ettim ki, bu millet asla ölmeyecektir. Var olun aziz Kilisliler.
Ahmet Barutçu
Kilis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı









