Kiliste yaşayan birçok kişinin büyük bir keyifle ve kolaylıkla sebze-meyve alış-verişlerini yaptıkları bir mekandı Sabah Pazarı. Mekandı diyorum çünkü şimdi eskisi kadar rahat değiliz.
Nedenine gelince; biz Kilisliler olarak az çok birbirimizi tanırız. Alış-veriş ederken de aynı ürünü satan tanıdıklarımızı kırmamak için dikkatli davranır, diğerinin bizi alış-veriş ederken görmesini pek istemeyiz. Sabah Pazarının eski ferah düzenin yerini birbiri içine geçmiş sekilerin aldığı şimdilerde ise alış-veriş etmek her zamankinden daha da zor.
En sık karşılaşılan sorun ise hangi tezgahın hangi esnafa ait olduğudur. Alış-veriş ederken bir sebzenin fiyatını soruyor veya esnaftan bir poşet istiyorsunuz. Esnafın size cevabı şu oluyor: O benim değil, şu benim ki. Siz ister istemez bir an duraklıyor, alsam mı almasam mı? diye düşünüyorsunuz.
Eski Sabah Pazarının düzenini az çok herkes hatırlar. İki sıra halinde paralel şekilde dizilmiş sekilerden istediğiniz ürünü rahatça alırdınız. Ancak bu şimdi mümkün değil. Hangi malın kime ait olduğunu anlamak bile mümkün değil, iç içe geçmiş sekilerin arasında.
Kilislilerin özlediği ve beklediği bu değil. Yapılan bir hizmetin biz vatandaşları rahatlatması gerekirken, ortaya koyulan iş durumu daha da zor bir hale sokuyor. Çoğu kişi Sabah Pazarının eski halini özler oldu. Peki bu düzenleme Kilisin dokusuna uygun bir şekilde eski hali aynı kalmak suretiyle modernize edilerek yapılamaz mıydı? Elbete yapılarbilirdi ve Kilislilerin memnuniyeti kazanılabilirdi. Ne yazık ki, bizlerin memnuniyeti hep geri planda kalmıyor mu?
Yazan: Fuat CAN
e-mail: [email protected]









