• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:19
Dolar - Euro - TL Kuru 16 Temmuz 2026
10:18
Altın Fiyatları 16 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Kilis Güncel
  3. OYLUM KÖYÜ LEBENİYE GÜNÜ (YUSUF İZZETTİN HAZRETLERİ)
Kilis Güncel
Yayınlanma: 01 Mayıs 2010 - 01:33
Güncelleme: 08 Mayıs 2013 - 12:35

OYLUM KÖYÜ LEBENİYE GÜNÜ (YUSUF İZZETTİN HAZRETLERİ)

Kilis Güncel
01 Mayıs 2010 - 01:33
Güncelleme: 08 Mayıs 2013 - 12:35
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
OYLUM KÖYÜ LEBENİYE GÜNÜ (YUSUF İZZETTİN HAZRETLERİ)

Mümbit Hilal" denilen tarihsel coğrafyanın günümüz Türkiye topraklarında kalan bir kısmım Kilis ili ve civarı oluşturur (Türkiye, Su­riye, Irak, Lübnan, İsrail, sınırları içinde kalan doğu Torosların güneyinde, Basra Körfezi'nin kuzeyinde kalan verimli topraklarla kaplı hilal şeklindeki bölge Mümbit Hilal Yayı veya Levant denmiştir).

 

Bu konumuyla da Kilis tarih boyun­ca ilgi görmüştür. Özellikle de Kilis'in hemen batı çıkışındaki Oylum köyü hemen her dönem­de iskân edilen bir yer olmuştur. Eski zamanlardan beri iskân yeri olması ne­deniyle arkeolojik açıdan büyük önem teşkil eden Oylum köyünde aynı adla tanınan ve Kilis ovasına hâkim bir höyük vardır. Geçmişi Hele­nistik döneme kadar uzanan höyük üzerinde yaklaşık 20 yıldır kazı çalışmaları sürdürülmek­tedir.


Oylum koyunun ve Oylum Höyük'ün bu ta­rihsel öneminin yanında, bir "inanç merkezi" el­ması, buna bağlı olarak da kültürel etkinliklere ev sahipliği yapması bakımından önem arz etti­ğini görmekteyiz.

Oylum Höyük'ün tepe noktasında bir türbe bulunmakta, burada Yusuf İzzettin (2) adında bir din büyüğünün yattığı söylenmektedir. Bu türbe etrafında çeşitli inanmalar ve bu inanmalara bağlı olarak bir takım uygulamalar oluşmuştur. Yusuf İzzettin Türbesi etrafında teşekkül eden inanma ve uygulamalara geçmeden önce Türk kültüründe türbe ve mezarlık ziyaretlerinin tarihî kökenine değinmekte fayda görüyoruz.

 

Türk Dünyası olarak adlandırılan coğrafyada pek çok dağın-tepenin üzerinde kutsal kabul edilen birinin türbesini görürüz. Türkler buralar­da yatan kimseleri kutsal kabul ederler ve onla­rın türbelerinden bir takım beklentileri söz konu­su olur. Bu beklentilerin gerçekleşmesi için veya gerçekleştikten sonra buralarda bir takım uygu­lamalarda bulunurlar. Bu ortaklık arz eden uygulamalar Orta Asya, Anadolu ve Balkanlar'da canlı şekilde yaşatılır.

 

Bugün "türbe-yatır-mezar-ziyaret" gibi adlar­la anılan yerler etrafında oluşan uygulamalar İs­lamî çerçevede değerlendirilir. Ancak İslami­yet'in kabulünden önce Türklerin eski dinleri içinde (Şamanizm) yer alan ve belirgin bir inanç olan atalar kültü ile bu uygulamalar arasında bariz bir bağ olduğu görülmektedir.

 

Kült kavramı insanların kutsal kabul ederek saygı gösterdikleri veya tapındıkları varlıklar için kullanılır. Eski Türklerde bu saygı ve tapın­ma belli zamanlarda dua, kurban ve dinsel tö­renler şeklinde uygulanırdı. Atalar kültünde ölen atalar unutulmaz, onların üstün ruhlu olduklarına, ruhlarının kendilerini koruyacağına, atalar mem­nun edilmezse kendilerini cezalandıracaklarına inanılır. Bu bağlamda İslamiyet'in kabulünden son­ra atalar kültürüne dair uygulamalar, Türkler arasında ziyaret kültürünün oluşumunda etkili olmuştur. Ataların ruhlarına saygı gösterme ve ondan bir şey bekleme İslam'la bağdaştırılmıştır.

 

Bu geçişi en belirgin şekilde ata, baba, dede kavramlarının kullanım sürecinde görmekteyiz. Bütün Türk coğrafyalarında gördüğümüz "baba" türbeleri, daha önceleri "ata" mezarlarıydı. Ana­dolu'nun Türk ve Müslüman kimliğe bürünmesi sürecinde kutsallık atfedilen kişilerin mezarlarına, atanın devamı olarak baba denilmeye baş­lanmıştır. Atalar küllünün bir gereği olarak Orta Asya'daki ata uluları, Anadolu'da önce babaya; bundan da dedeye dönüşmüştür. Türk toplumu ata kavramından baba-dede kavramına geçişte, atalarının ruhlarına, dolayısıyla atalar kültüne İs­lamî bir renk katmıştır. Başka bir deyişle, İslam dinini ulusal kimliğine uyarlayarak benimsemiştir. Görüleceği gibi, Türklerin İslamiyet öncesi inanç sistemlerine ait bazı uygulama ve inanma­lar İslamî karaktere bürünmüştür. İslamî devre­de de ata mezarlarım ziyaret, onlara hürmet gösterme, mezarları koruma süregelmiştir.

 

Kilis'in Oylum Köyü'ndeki Yusuf İzzettin Tür­besi ve türbe etrafında oluşan uygulamalar da eski atalar kültü çerçevesinde İslamî renk ka­zanmış bir kültürel faaliyettir. Şeyh İzzettin adıyla da bilinen Yusuf İzzet­tin'in hayatı hakkında tam bir bilgi mevcut de­ğildir. Köy halkı ziyaret ettikleri bu zatın kimli­ğiyle ilgili tutarlı bilgiler verememektedirler. Kilis ve civarında "sahabe" mezarlarının olması sebe­biyle burada yatan kişinin de bir sahabe olduğu düşünülmektedir. Höyük'ün tepesindeki türbenin bundan 30 yıl kadar önce, köylülerden bir kadının rüyasına gi­ren Şeyh İzzettin'in isteğiyle yapıldığı, hatta ya­pılan ilk yapının yıkıldığı, daha sonra da şimdiki halini aldığı söylenmektedir. Şeyh İzzettin Tür­besi, her zaman ziyaret edilebilmekle birlikte, Nisan ayının son Cuma günü ziyaret edilmekte ve türbe etrafında Kilis'in yemeklerinden olan lebeniye ile etli bulgur pilavı yapılarak ziyarete gelenlere dağıtılmaktadır.

 

Bu yıl her zamankinden farklı olarak nisan ayının son cumartesi "Lebeniyye Günü" ve ziyaret gerçekleştirildi. Kilis Belediyesi'nin katkılarıyla kö­yün meydanına kurulan çadırlarda ziyaretçiler ağırlandı. Kuran, Mevlit ve Dualar toplu olarak dinlendi. Bu bir gün sonrasına ertelemeyle ilgili olarak, dışarıda çalışan insanların da katılımının sağlanması bakımından iyi olduğu dile getirenlerin yanında, "geleneklerin (gününün) değiştirilmesinin yanlış" olduğunu söyleyenler de oldu.

Hatta bu düşüncede olanların bazıları ziyaretlerim ve yemeklerini cuma günü yaptılar. Bazı köylüler ise kurbanlarım kesip yemeklerim pişirerek misafirlerini evlerinde ağırladılar.

 

Bu türbe ziyareti ve buna bağlı olarak gelişen uygulamalarda yukarıda değindiğimiz atalar kültürünün izlerim görürüz. Burada yatan şahsın kim­liği tam olarak bilinmese de ona bir kutsallık izafe edilmektedir. Bu kutsallık, zamana bağlı dinî ka­rakterli törensel bir uygulamayı beraberinde getir­miştir. Bir başka deyişle dinsel bir inanmadan folklorik uygulamalar doğmuştur. Türk insanı kutsal kabul ettiği şahıs ve nesnele-re büyük saygı duyar ve bunların aracılığıyla Tanrı'dan çeşitli dileklerde bulunur. Dilekler ve adak­ların adanması sırasında ve dahi bu dileklerin ger­çekleşmesiyle adanan şeyin (genelde bir koyun-keçi kurban edilir) yerine getirilmesinde topluca veya bireysel bir takım uygulamalar geliştirmiştir. Şey İzzettin Türbesi etrafındaki uygulamalar da bu durumla ilgilidir. Bir dileği olan kişi (Çocuk iste­me, kısmetin açılması, çeşitli hastalıkların sağaltılması, rızk arttırma, çocuğunun veya kocasının kö­tü alışkanlıklardan kurtulması, bir iş sahibi olma... gibi), "Allah'ım burada yatan Şeyh İzzettin senin sevgili bir kulundur. Bunun hatırı için, benim ço­cuğum olmuyor, benim de bir çocuk sahibi olma-mı nasip et" şeklinde bir dilekte bulunur. Eğer maddî gücü varsa bir kurban keser. Kurbanın etiyle adet üzere lebeniye ve etli bulgur pilavı yaparak gelenlere ikram eder. Dilekte bulunanların çoğu dileklerinin gerçekleşmesi halinde yerine getireceklerine Tanrı huzurunda söz verdikleri bir adak adarlar. Örneğin çocuk dileyen birisi, çocuğu olursa seneye bu vakitte veya uygun bir zamanda kurban keser. Bunu ya yemek yaptırarak ya da öylece dağıtır.

Bunun dışında türbenin içinde çeşitli uygula­malar da dikkat çekmektedir. Geleneksel ziyaret gününde daha fazla olmak üzere, özellikle kadın­lar -çünkü erkekler izdiham nedeniyle içeri girememektedirler- sandukanın etrafında oturarak du­alar etmekte, hasta olanları türbenin içinde yatır­maktadırlar. Yine türbeye tespih, seccade gibi nesneler bırakılmaktadır.

 

Yukarıda kaynağım ve uygulanış biçimini anlat­tığımız Oylum Köyü'nün bu törensel gününe katı­lanların tamamının aynı hislerle orada bulunduk­larım söylemek mümkün değildir. İnanç merkezi yahut kutsala karşı takınılan tavrın neticesi olarak, verilen ziyafetin çoğu kişi için kutsaldan daha öne geçtiğini söylemek de mümkündür. İtiraz edenler olsa da bu gün için kullanılan "Lebeniye Günü" söyleyişi bu görüşümüzü destekler. Hatta bu gü­nün sosyal fonksiyonu için katılanlar da az değil­dir. Evlilik çağma gelmiş oğlan annelerinin kız bakmaları ve birlik-beraberlik duygusunu sağlam­laştıracak kaynaşmalar, haberleşmeler gibi sosyal olgular yaşanmaktadır. İşte işin folklor yanım oluş­turan nokta burasıdır.

 

Biz her ne kadar bu tür uygulamaları İslam adına yapıyor olsak da Müslüman milletlerde çok faz­la yaygın değildir böylesi uygulamalar. En azından bu tür uygulamalar çok belirgin şahsiyetlerin mezarları etrafında toplanmıştır. Türklerde ise durum tamamen farklıdır. Bir mezar-türbe etrafında bir­takım uygulamaların olması, orada yatan şahsın tarihi kimliğinin bilinmesi, kişinin meşhur olmasına bağlı değildir. Hatta çoğu mezar-türbede yatan kişinin tanınmayan bir şahsiyet olması, o yerin zi­yaret edilmesi ve bir takım uygulamalar geliştirilmesi açısından daha şanslı durumdadır. Çünkü şahsın belirli olmaması bir gizem yaratmakta ve bu da o mezara veya yere atfedilen kutsiyeti arttır­maktadır.

 

Sonuç olarak. Oylum Köyü'nde Şeyh İzzettin Hazretleri'ne bağlı olarak yapılan Lebeniye-Ziyaret Günü, Türk kültürünün en eski çağlarında var olan bir inancın İslamî renge bürünmüş şekli olarak de­vam ettirilmektedir. İnanç tarafının yanında za­manla sosyal yönleri de öne çıkmıştır. Gelenekselleşmiş bu uygulama kültürün devamlılığım sağla­yacak önemli unsurlardan biridir. Bilindiği üzere gelenekler pek fazla dışarıdan müdahaleyi sev­mez. Ziyaretin gününün değiştirilmesi hususunda yerel seslere de kulak verilmelidir.

 

(1) Yrd. Doç. Dr. Kilis 7 Aralık Üniversitesi, Fen Ed. Fak. Türk, Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğrt.Üyesi.

(2) Yusuf İzzetin Efendi hakkında yapmış olduğumuz küçük bir araştırmaya göre, (Salih Efendi Zadelerden) Tiraje (Salihoğlu) KEÇİK Hanımefendi'nin (83) anlattık-larına dayanan, şu bilgilere ulaşılmıştır: "Harputlu Hasan Efendi adında soylu bir alim, (o zaman Diyarbekir'e bağlı kasaba olan Harput'tan), oğlu (Torun) Ali'yi, medrese eğitimi için Kilis'e yolluyor. Kilis'te Salih Efendi Zadelerden, Müderris (Kara) Salih Efendi de din ve fıkıh konularında verdiği derslerle ünlenmiş. Oğul Ali Efendi, burada aldığı eğitim sonrası, memleketine dönecekken, Hocası Salih Efendi, bu pek beğendiği zeki, terbiyeli ve yetenekli delikanlıya; 'Evladım, bak ben seni çok beğendim, kal bu­rada sana kızımı vereyim' diyerek, takdir ve sevgisin; ortaya koyunca, delikanlı; 'Çok alicenap ve lütufkarsınız efendim, basımın tacıdır efendim. Ancak, geleneklerimize göre, bir büyüğümüzün buraya gelerek sizden kızınızı istemesi için bana müsaade büyürünüz!' demesi üzerine, bu delikanlı Harput'a döner, babası hasta olduğu için, amcası Şeyh İzzetin Efendi ile dönerek kızım isterler. Düğün yapı­lır. Dönüşünde Şeyh İzzettin Efendi hastalanıp ölür. O za­man kendisini buraya gömerler. (1700'lü yıllar).

 

Yrd. Doç. Dr. Mehmet Erol

Kaynak: Zeytindalı Dergisi

 

Bu haber 4555 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir
Kilis Belediyesi'nden Öğrencilere Karne Hediyesi: Millet Bahçesi'nde Büyük Şenlik
Kilis Belediyesi'nden Öğrencilere Karne Hediyesi: Millet Bahçesi'nde Büyük Şenlik
Kilis Belediyesi'nden
Kilis Belediyesi'nden "Su Kesintisi" İddialarına Yanıt: "Olay İnsani Bir Yardımdan İbarettir"
Kilis’in Tarihi Mirası Canbolat Paşa Camii’nde Restorasyon Süreci Hız Kazandı
Kilis’in Tarihi Mirası Canbolat Paşa Camii’nde Restorasyon Süreci Hız Kazandı
Kilis Tanıtım Günleri Rekorla Tamamlandı: 45 Bin 82 Ziyaretçi Ağırlandı
Kilis Tanıtım Günleri Rekorla Tamamlandı: 45 Bin 82 Ziyaretçi Ağırlandı
Son Haberler
Dolar - Euro - TL Kuru 16 Temmuz 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 16 Temmuz 2026
Altın Fiyatları 16 Temmuz 2026
Altın Fiyatları 16 Temmuz 2026
"Milli iradeye yönelik her türlü müdahalenin karşısındayız"
Altın Fiyatları 14 Temmuz 2026
Altın Fiyatları 14 Temmuz 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 14 Temmuz 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 14 Temmuz 2026
LEBENİYE GELENEĞİ UNUTULMADI
LEBENİYE GELENEĞİ UNUTULMADI

Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.