[caption id="attachment_528" align="alignleft" width="150" caption="arkadaşlık"]
[/caption]
Bir gün sokakta dolaşıken yanına yaşlı ve hasta bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. İlaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını ona bırakmıştır. Saf adam artık zengindir. Biraz da dostuna kırgınlığından dolayı dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir.
Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır, karnını doyurur. Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve "bu evde birlikte yaşayalım, sen evin işlerini ve yemeklerini yaparsın" der. Yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder.
Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kıza nasıl ulaşılacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler. Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler.
Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yine de unutamamıştır. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir.
Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda birşeyler söylemek isteğiyle mikrofonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya;
Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi. Elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim. Çünkü biz gerçek dosttuk. Onun üzülmesini istemezdim. İşlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. Çok üzüldüm ama yine de arkadaşıma kızamıyorum. Çünkü biz gerçek dosttuk.
Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz, mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya;
Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını istememin nedeni ise o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı. Çünkü o kadın hayat kadınıydı. Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım. İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi. Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim. Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen yaşlı kadın benim annemdi. Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kişi de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Herşey senin içindi arkadaşım...
Hikayeden alınacak ana fikir; insan dostu için yaptıklarını mecbur kalmadıkça açıklamaz. Tüm yakınlık duyduklarınıza bir de bu gözle bakın. Siz farketmeden sizin için kim bilir neler yaptılar. Sadece sizin için...
[/caption]Bir gün sokakta dolaşıken yanına yaşlı ve hasta bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. İlaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını ona bırakmıştır. Saf adam artık zengindir. Biraz da dostuna kırgınlığından dolayı dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir.
Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır, karnını doyurur. Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve "bu evde birlikte yaşayalım, sen evin işlerini ve yemeklerini yaparsın" der. Yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder.
Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kıza nasıl ulaşılacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler. Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler.
Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yine de unutamamıştır. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir.
Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda birşeyler söylemek isteğiyle mikrofonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya;
Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi. Elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim. Çünkü biz gerçek dosttuk. Onun üzülmesini istemezdim. İşlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. Çok üzüldüm ama yine de arkadaşıma kızamıyorum. Çünkü biz gerçek dosttuk.
Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz, mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya;
Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını istememin nedeni ise o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı. Çünkü o kadın hayat kadınıydı. Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım. İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi. Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim. Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen yaşlı kadın benim annemdi. Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kişi de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Herşey senin içindi arkadaşım...
Hikayeden alınacak ana fikir; insan dostu için yaptıklarını mecbur kalmadıkça açıklamaz. Tüm yakınlık duyduklarınıza bir de bu gözle bakın. Siz farketmeden sizin için kim bilir neler yaptılar. Sadece sizin için...








