Cenabı Hak, mekânlar içinde mukaddes mekânlar; zamanlar içinde de mukaddes zamanlar yaratmıştır. Zamanlar içinde yarattığı mukaddes zamanlardan birisi de Müslümanlarca "Üç Aylar" diye bilinen "Recep, Şaban ve Ramazan" aylarıdır.
Asırlardan beri bütün Müslümanlar, feyizli, bereketli, birbirinden sevap ve fazilet bakımından güzel, bir nevi hasat mevsimi olan bu üç aylara erişmenin manevî hazzını duymuşlardır.
Hatta birçok kimse bu mübarek ayları oruçlu geçirmişlerdir. Bu aylar Müslümanlar tarafından derin bir saygı ve dinî heyecanla karşılanır. Diğer aylara nispetle daha çok ibadetle değerlendirilmeye çalışılır. Hemen her Müslüman bu ayların girişi ile bir hazırlık yapar. Geçmişini gözden geçirerek düzenli bir geleceğe kavuşmanın imkânlarını arar.
Recep, Şaban ve Ramazan ayları, Müslümanlarca "mübarek" yani bereketli aylar olarak görülmüş ve böyle isimlendirilmiştir. Çünkü sırf bu zaman dilimine girmekle kendiliğinden ulaşacağımız bir kazançtan ziyade ibadetlerle, iyi ve doğru davranışlarla elde edebileceğimiz bir sevap, çabayla hak edilecek bir bereket ve verimlilik vardır.
Kurban Bayramı ve Mevlide Gecesi dışındaki mübarek gün ve geceler bu aylar içindedir. İnsanlık için bir hidayet kaynağı olduğunda şüphe olmayan Kuran-ı Kerim bu aylardan biri olan Ramazan ayında inmiş, inmeğe başlamıştır. İslâmın beş temel ibadetinden biri olan Oruç da bu aya tahsis edilmiştir. Bu aylarda meydana gelen dinî olaylar, bu aylara kutsiyet ve hususiyet kazandırmıştır.
Hicrîkameri aylardan olan ve "Üç Aylar" diye isimlendirdiğimiz "Recep, Şaban ve Ramazan" aylarının milletimize hayırlar getirmesini niyaz ederiz.






