Dinlerarası diyalog konusu gündemden düşmüş gibi görünse de aslında öyle değil. Konu artık maalesef devletin kurumları tarafından uygulanır duruma geldi.
Adana Emniyet Müdürlüğü başka dinlere, dillere, ırklara tahammül duygularının geliştirilmesi amacıyla Başka dinlere tahammül projesi adı altında diyalog icraatlarına imza atıyor. Bu iddia bana ait değil. Yukarıda yazdıklarım TBMMye verilen bir soru önergesine konu oldu. Adana Milletvekili Yılmaz Tankut verdiği soru önergesinde dinler arası diyalog projelerine Emniyet teşkilatının da alet edilmeye başlandığını bunun da skandal olduğunu söyledi.
Tankutun önergesinden öğrendiğimiz kadarıyla Avrupa Birliğinin fonlamasıyla Adana Emniyet Müdürlüğü tarafından Gönüllere Yolculuk Projesi kapsamında 10u kız toplam 20 öğrenciye değişik dinlere ait ibadethaneler gezdirilip, konferans ve panel gibi eğitim programları düzenlenecek.
Bu projenin amacı gençlerin din, dil, ırk gibi olguları sosyal ve kültürel zenginlikler olarak kabul etmesinin sağlanması ve hoşgörü duygularının geliştirilmesiymiş.
Oysa bilindiği gibi dinler arası diyalog Vatikanın ortaya attığı bir kavram.
Eğer diyalog farklı dini inanca sahip olan insanları zenginlik olarak görmeyi sağlıyorsa bu proje önce rahmet peygamberi Hz. Muhammede hakareti maharet sayan ve ödüllendiren Danimarkada uygulanması gerekmez mi?
Bu proje Gazzeye yardım götüren gemilerde katliam yapan İsrailde uygulanması gerekmez miydi?
Bu proje Irakta ve Afganistanda sırf eğlence olsun diye Müslümanları öldüren Amerikan askerleri üzerinde uygulanması gerekmez miydi?
Ama böyle olmadı.
Asıl hoşgörüyle tanışması gereken batılı ülkelerde değil de hoşgörü noktasında hiçbir eksiği olmayan İslam âleminde uygulanıyor dinler arası diyalog projesi. Bu projeyi ortaya atan Vatikan da zaten böyle olmasını istiyordu.
İslam ülkelerinde uygulanıyor çünkü amaç başka
Vatikandan yapılan şu açıklama dinlerarası diyalogun hedef kitlesini ortaya koyuyor;
Dinler arası diyalog, kilisenin bütün insanları kiliseye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır... Bu misyon aslında Mesihi ve İncili bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir.(Papa 2. Paulun 1991 yılında ilan ettiği Kurtarıcı Misyon (Redemptoris Mission) adlı genelgeden)
Bu konuda çok şey yazıldığı ve söylendiği için fazla uzatmadan devletin kurumlarının bu işlere alet olmasının, hele de Vatikan tandanslı bir projeyi yürütmesinin faturasının Türkiye için çok ağır olabileceğini ifade etmek isterim.
Orhan DEDE
Yeni Mesaj Gazetesi
28.09.2010









