ASALA–PKK Ortaklığı ve Tarihî Arka Plan
ASALA ile PKK, 1980’de Lübnan/Sidon’da ortak bir bildiri yayınladı.
“Savaşçılarımız Kürt savaşçılarla birlikte olacak... Ermenistan’ı birlikte kurtaracağız.”
Bu olay, ASALA’dan PKK’ya adeta bir "bayrak teslimi"dir.
ASALA siyasallaştı, silahlı mücadele PKK’ya bırakıldı.
Taktikler, ideolojik dil ve hedef aynen devredildi.
Avrupa’daki Ermeni diasporası, PKK’yı özellikle Batı’da desteklemeye başladı.
PKK ile ASALA’nın ortak düşman algısı Türkiye Cumhuriyeti oldu.
Stratejik iş birliği üzerinden Türkiye’ye karşı ortak propaganda üretildi.
Tarihî Olaylar ve Talat Paşa’nın Uygulamaları
1915’te Ermeni çeteleri Doğu Anadolu’da isyan çıkardı, halkı katletti.
Albay Aziz Samih İlter’in hatıratına göre: Erzurum’da binlerce Müslüman köylü Ermeni ve Rus saldırılarından kaçarak yollarda öldü.
Erzurum Valisi’ne göre en az 15.000 kişi hayatını kaybetti.
Talat Paşa, bu tehdit üzerine tehcir kararını uyguladı.
Ancak 1916’da güvenlik sağlandıktan sonra geri dönüşlere izin verildi.
1919’da çıkan resmî genelgeyle Ermenilere geri dönüş hakkı tanındı.
Talat Paşa’nın amacı soykırım değil, savaş içinde iç güvenliği sağlamaktı.
Eğer yok etme amacı olsaydı, geri dönüşe izin verilmezdi.
Bu gerçek göz ardı edilerek, Paşa’nın adı günümüzde suçlamalarla anılıyor.
Güncel Siyaset ve Propaganda Süreçleri
Bugün Talat Paşa’yı suçlayan söylemler, ASALA–PKK çizgisini sürdürüyor.
Örnek: DEM Partili George Aslan’ın son açıklamaları bu çizgiyle örtüşüyor.
Türkiye hedefte söylemi kullanılarak içeride siyasal konsolidasyon sağlanıyor.
“Dış tehdit var” denerek muhalefet bastırılıyor.
KCK gibi yapılar da “terör söylemi terk edilmeli” diyerek anayasa pazarlıklarına katkı sunuyor.
Ekonomi bilinçli biçimde kötüleştiriliyor, halk geçim derdine düşürülüyor.
Amaç: Halk meşgulken anayasal düzenlemeleri kolayca geçirmek.
“Şok doktrini” uygulanıyor: Kriz yarat, fırsata çevir.



