FRANSIZLARLA, KİLİS KUVVAYİ MİLLİYE GÜÇLERİNİN ANTEP YOLU ÜZERİNDEKİ ÇATIŞMASI:
18 Şubat 1920 tarihinde, Kilis Kuva-yi Milliye güçleri ile İşgalci Fransız birlikleri ikinci kez çatışmaya giriyorlardı. Günler öncesinden Kilis istihbaratı, Fransız'ların, Kilis'ten Antep'e 150 araçlık korumalı bir konvoy nakledecekleri haberini almıştı. İki dağ topu takviyeli bir süvari takımı korumasındaki 150 arabalık Fransız konvoyu, Kilis'ten sabahın erken saatlerde hareket etti.
Kilis Kuva-yi Milliye güçleri geceden tertibat almışlardı. Hava soğuk ve hafif yağmur vardı. Kilis güçleri, Fransız konvoyunu çapraz ateş altına alacak biçimde konuşlanmışlardı. Zaman geçmek bilmiyordu. Mevzideki savaşçılar ara sıra avuçlarını ve parmak uçlarını nefesleri ile ısıtmaya çalışıyorlardı. Sabahın ilk ışıkları etrafı aydınlatmaya başlamıştı ki, Fransız konvoyu göründü. Mevzide Oylumlu Kadir Kiya ile Dazburunlu Abit Kuş yan yana bulunuyorlardı.
Fısıldayarak birbirlerine seslendiler;
---- Gazamız mübarek olsun.
İlk ateşi müfreze komutanı Alaaddin Bilgen açtı. Peşinden diğer savaşçılar. Fransızlar neye uğradıklarını şaşırmışlar, yoğun ateş altında kalmışlardı.
( Yıl 1920den →☺→ 2005e ) Tam bu sırada zaman değişti ve daaaaaaaattt!! Diye müthiş bir ses, arkasından gökyüzünden gök gürültüsüne benzer ikinci bir ses duyuldu. Hiç kimse ne olduğunu anlamamıştı ki, önce Gaziantep havaalanına inmek üzere olan Ankara uçağı, peşinden, Antep'den Kilis istikametine seyretmekte olan Çayırağası otobüsü göründü. Yoldan çekilmeleri için havalı kornasını sürekli çalıyordu. Peşinden iki tane 500 SL Mercedes marka otomobil geçti.
Mevzideki Oylumlu Kadir Kiya, yanı başındaki Dazburunlu Abit Kuş'a, hayret dolu gözlerle sordu;
---- Bunlar neydi yahuu!!
Dazburunlu Abit Kuş olayı kavramıştı;
---- Göktekine uçak diyorlar, içerisi yüzden fazla adam alıp, Cumhuriyetin başkenti Ankara'dan, bir saatte Oğuzeline varıyormuş. Yoldan geçene ise, büyük olanı, Kilislilerin büyük şehirlere ulaşmak için kullandıkları büyük araba "otobüs" diyorlar. İçinde yaz günü soğutması, kış günü ısıtması varmış. Arkadan gelenlere otomobil diyorlar. Kilisli hemşerilerimizin, Kilis dışında yaşayan işadamlarımızın. Zaman zaman bu otomobillerle Kilis'i ziyarete geliyorlar. Ancak kimisi geçmişini unutmadan hemşerilerine yardım etmek, işyerleri açmak, okul, fakülte hizmet binaları yaptırmak amacıyla, kimileri de sadece Kilis'in katmerinin, tepsi kebabının tadına bakmak için geliyorlarmış. Bu gelenler inşallah birinci niyette olanlardandır.
Oylumlu Kadir Kiya;
---- Desene, dünyaya erken gelmişiz, sıkıntılı yılların çilesini bizler çektik, sefasını şimdikiler sürüyor. İnşallah ellerindeki vatanın, bağımsızlığın, hürriyetin kıymetini bilirler. Bizleri de unutmazlar.
( Yıl 2005den →☺→ 1920e ) Otobüs ve arabalar geçti savaş kaldığı yerden devam etti.
Öğleye doğru Fransızlar çok kayıp vererek geri dönmek zorunda kaldılar.
- SON -
Ecz. İbrahim Beşe
Aralık. 2005
Yararlanılan kaynak:
Kilis Kurtuluş Direniş ve Sonrası, Ankara 1991, Şinasi Çolakoğlu









