İZMİR'İN İŞGALİ ve KİLİS'TE PROTESTO HAREKETİ
1919 yılının Mayıs ayı başlarında Kilis'e bir tiyatro gurubu gelmiştir. Bu gurubun içinde bir de, Eleni isminde bir Rum bayan şarkıcı vardır. Eleni, her gece görterisinde, " Oh oh Maşallah İzmir'de buluşuruz inşallah" nakaratlı bir de şarkı söylermektedir.
Tam da bu günlerde, 15 Mayıs 1919 günü İzmir Yunanalılar tarafından işgal edilmişti. Bu haber o günün koşullarında, iki gün sonra, 17 Mayıs 1919 günü öğleden sonra Kilis'e ulaşabilmişti. Her zaman ki gibi Maarif Kahvesinde toplanan Heveskarani Maarif Cemiyeti üyeleri bu haber karşısında şok olmuşlardı.
Hasan Kamil Bey;
--- Vay anasını! Demek her gece tiyatroda Eleni denen yosma, " Oh oh! Maşallah, İzmir'de buluşuruz inşallah" şarksını boşuna söylemiyormuş, der.
Kilisli vatansever gençler bu duruma sessiz kalamazlardı. Aralarında bir plan yaptılar. Gerisini Hasan Kamil Demirbaş'ın anılarından dinleyelim;
"Ben, Sait Baytaz ve Asaf Sarıca sokaklara daldık. Bir iki saat içinde Hüseyin Fevzi Sansal ve Mahir Canbolat'ı evlerinden aldık. İki yüz kişi olmuştuk. Turan Mektebinde toplandık. Bir protesto bildirisi kaleme aldık. Kilis Kaymakamlığından yurtsever bir insan olan İbrahim Süreyya Bey ayrılmış yerine Kamil Amil adında Arap kökenli biri gelmişti. Miting yapacak, işgali protesto edecektik.
Jandarma Kumandanı Yusuf Ziya Bey ve Kara Hakkı diye biri mitinge karşı idiler. Bizi hükümet konağının önünde karşıladılar. Bir hareket yapılmasını sakıncalı görüyorlardı. Kaymakam da aynı fikirde imiş.
Fakat biz girşimimizi sürdürdük. Müftüyü aracı koyduk. Kaymakamı ikna etmesini istedik.
"İşgal altındayız. Rumları ayaklandırırız." gerekçesi ile reddedildi. Mitingi yapamadık. Böyle de kalamazdık. Rum tiyatrosu gözlerimizin içine baka baka " İzmir'de buluşuruz inşallah" türküsünü okuyacak mıydı?
Bu tiyatro Kilis'de kalamazdı. Karar verdik. O akşam kimse tiyatroya gitmeyecekti. Salon boş kalmalıydı. İçeriye kimsenin girmesine izin vermeyecektik. Gece tiyatronun bulunduğu yeri tüm gençler sardık. O akşam herkes sözümüzü dinleyip, Ermeniler dahil hiç kimse içeriye girmedi. Fakat yine üzülerek söylerim ki on-on beş müslüman girmişti. Fakat tiyatroyu sabote etmeye kararlıydık.
Ben dışarda mevzilenecektim. Sait Baytaz içerde salonda lüks lambasının altında yerini alacaktı. O, tabanca ile başının üzerindeki lambaya ateş edecek, ben de pencereden görülen sahnenin üzerindeki lambaya nişan alıp ateşleyecektim. Ne raslantı ki aynı anda ateş etmişiz. Bir anda salon karardı, çevreye dağılanları patakladık.
Olay kısa sürede Kaymakan ve Jandarma komutanına yansıdı. Kemal Amil gece yarısı Arabacı Şerif'i yatagından kaldırıp tiyatrocuları, Antep'e postalamak zorunda kalmıştı."(*)
( Yıl 1919 - 2005e ) Bu olaydan sonra, ertesi gün sokağa çıkan Heveskarani Maarif Cemiyeti üyeleri bir de ne görsünler; bilbordlardaki reklamlarda, yakında Kilis'te bir gece klübü açılacağı ve burada ünlü sanatçılardan, " Aldo, Kıldo, Fedon'un" sahne alacağını ve Rum kültürünün bir parçası olarak bolca tabak kırılacağını ve sirtaki oynanacağını haber veriyordu.
Bir gazete haberinde ise , Milli Kıbrıs davasından ödünler verildiği, bir başka haberde , kendine aydın (!) denilen bazı yazar takımının Türklük aleyhinde sözler sarfettiği yazıyordu.
Heveskarani Maarif Cemiyeti üyeleri birbirlerine baktılar. Önce içlerinden " acaba" diye bir tereddüt geçiriyorlardı ki, geceki baskına katılan İzzetin Tahmisçi ( Azzo Çavuş ) ;
--- Sakın ha! Hiç tereddüte mahal yok, bunların da sırası gelir.
Dedi.
Not: Atatürk Nutukunda , İzmirin, 15 Mayıs 1919da Yunanlılar tarafından işgali karşısında; "Milli varlığa vurulmuş olan bu korkunç darbeye karşı açıktan açığa harhangi bir tepki gösterilmemişti. Milletin, bu haksız darbe karşısında sessiz kalması, elbette kendi lehine yorumlanamazdı. Onun için milleti uyarıp harekete getirmek gerekirdi. Bu maksatla 28 Mayıs 1919 tarihinde valilere ve bağımsız mutasarrıflıklara, Erzurumda 15. Kolordu, Ankara'da 20. Kolordu ve Diyarbakır'da 13. Kolordu Komutanlıklarına, Konya'da Ordu Müfettişliklerine birer genelge gönderdim."
demektedir.
OYSA KİLİSLİ GENÇLER, ATATÜRK'ÜN BU GENELGESİNDEN 11 GÜN ÖNCE, 17. MAYIS. 1919'DA TEPKİLERİNİ GÖSTEMİŞLERDİ.
Ecz. İbrahim Beşe








