Kuru erik, vücuttaki hücrelere zarar veren serbest radikallerle savaşan güçlü antioksidanlar içerir. Bağışıklık sistemini destekleyen bu besin, özellikle sindirim sistemi sağlığı, diyabet ve kalp hastalıkları üzerinde olumlu etkiler göstermektedir.
Sindirim Sistemini Düzenler
Kuru erik, yüksek çözünür lif içeriği sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Düzenli bağırsak hareketleri sağlıklı bir sindirim sisteminin en önemli göstergelerinden biridir.
Bağırsak sağlığı;
Bağışıklık sisteminin güçlenmesi
Besin emiliminin artması
Genel vücut sağlığının korunması
açısından oldukça önemlidir.
Kanser Riskini Azaltabilir
Kuru erik lif bakımından zengin bir besindir. Bu özelliği sayesinde özellikle kolorektal (kalın bağırsak) kanseri riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Hangi Hastalıklara Karşı Faydalıdır?
Yüksek lif içeren besinlerin tüketimi şu hastalıkların riskini azaltmada önemli rol oynar:
Kardiyovasküler (kalp ve damar) hastalıklar
Meme kanseri
Diyabet
Sindirim sistemi rahatsızlıkları
Ayrıca lif açısından zengin beslenme programları, kilo verme sürecinde de daha başarılı sonuçlar sağlayabilir.
Güçlü Bir Antioksidan Kaynağı
Kuru erik, birçok meyveye göre daha yüksek antioksidan içerir. İçeriğindeki antioksidanlar:
Hücrelerin zarar görmesini önler
Beyin hücrelerini korur
Vücuttaki yağların oksitlenmesini engeller
Kolesterol de bir tür yağdır ve ancak oksitlendiğinde zararlı hale gelir. Kuru erik bu oksidasyonu azaltmaya yardımcı olur.
Araştırmalara göre kuru erik, en yüksek oksijen radikal emilim kapasitesine (ORAC) sahip besinlerden biridir. Bu özellik, vücudu zararlı maddelere karşı güçlü şekilde koruduğunu göstermektedir.
Yüksek Antioksidan Kapasitesi
Kuru erik;
Yaban mersini
Kuru üzüm
gibi antioksidan değeri yüksek meyvelerle birlikte listenin üst sıralarında yer alır.
Vitamin ve Mineral Deposu
Kuru erik aynı zamanda zengin bir vitamin ve mineral kaynağıdır. İçeriğinde:
A vitamini
C vitamini
Potasyum
Demir
bulunur.
Ayrıca yüksek miktarda fenolik bileşikler içerir. Bu maddeler güçlü antioksidan özelliklere sahiptir.
Hücreleri Koruyan Fitobesinler
Kuru erik ve erikte bulunan iki önemli fitobesin:
Neoklorojenik asit
Klorojenik asit
vücuttaki hücrelere zarar veren süperoksit radikallere karşı koruyucu etki göstermektedir.
Hindistan Cevizi Gerçekten Zararlı mı?
Doymuş yağ içerdiği için Hindistan cevizinin zararlı olduğu sıkça dile getirilmektedir. Ancak birçok bilimsel çalışma, Hindistan cevizi ve Hindistan cevizi yağının sağlık açısından önemli faydalar sağlayabileceğini göstermektedir.
Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?
1960 ve 1970’li yıllarda yapılan araştırmalar, beslenmelerinde yoğun olarak Hindistan cevizi yağı kullanan Pasifik Adaları ve Asya toplumlarında:
Kalp hastalıkları
Kanser
Dejeneratif hastalıklar
oranının oldukça düşük olduğunu ortaya koymuştur.
Tokelau ve Pakapuka adalarında yapılan uzun süreli araştırmalarda, insanların günlük kalorilerinin %35–60’ının yağdan, özellikle Hindistan cevizi yağından geldiği görülmüştür. Buna rağmen bu toplumlarda:
Kalp hastalıkları
Ateroskleroz
Kolon kanseri
görülme oranı oldukça düşüktür.
Hindistan Cevizinin Besin Değeri
Yarım kase dilimlenmiş Hindistan cevizi yaklaşık olarak:
4 gram lif
142 mg potasyum
13 mg magnezyum
3 gramdan az şeker
içerir. Ayrıca yaklaşık 13 gram sağlıklı yağ asidi barındırır.
Enfeksiyonlara Karşı Koruyucu Etki
Hindistan cevizi, orta zincirli yağ asitleri (MCT) bakımından zengindir.
Bu yağ asitleri bazı sağlık sorunlarında destekleyici olarak kullanılmaktadır.
Hindistan cevizi yağının yaklaşık %50’si laurik asitten oluşur. Laurik asit vücutta monolaurin maddesine dönüşür ve bu madde:
Antiviral (virüslere karşı)
Antibakteriyel (bakterilere karşı)
etki gösterebilir.
Ayrıca Hindistan cevizi yağında bulunan kaprik asit, vücutta monokaprin adlı maddeye dönüşerek bazı mikroorganizmalara karşı koruyucu etki sağlayabilir.









