CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründe artan ithalat ve yükselen yem maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, sektörde dışa bağımlılığın giderek arttığını belirterek özellikle yem hammaddelerindeki ithalatın hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bıraktığını ifade etti.
“Hayvancılıkta sorunlar büyüyor”
Hayvancılıkta yaşanan sorunların her geçen gün arttığını söyleyen Gürer, bölgede yaşanan savaşın gübre ve yem fiyatlarını da etkilediğini belirtti.
Gürer, “Bakanlık hayvan varlığımız arttı derken daha yılın ilk ayında ithalata sarıldı. Savaşla birlikte gübre, yem ve hayvan varlığında yeterliliğin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Bu süreç doğru yönetilmezse et ve süt ürünlerinde fiyatlar katlanabilir. Aynı zamanda tüm gıda ürünlerinin maliyeti artacağı için raf fiyatları da yükselebilir.” dedi.
Özelleştirmelerle birlikte kamunun yem ve gübre fabrikalarının satıldığını söyleyen Gürer, bunun ithalatın önünü açtığını belirtti. İran’dan önemli miktarda gübre ithalatı yapıldığını ifade eden Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yem hammaddesi tedariki için ihale açmasının da ithalatın devam edeceğini gösterdiğini dile getirdi.
2025’te 739 Bin Sığır İthal Edildi
AKP iktidarlarının hayvancılık politikalarının ithalata dayalı olduğunu savunan Gürer, son yıllardaki ithalat rakamlarına dikkat çekti.
Gürer’in verdiği bilgilere göre:
2025 yılında 739 bin 652 adet sığır ithal edildi.
Bu ithalat için 1 milyar 19 milyon dolar ödeme yapıldı.
2026 yılının ilk ayında ise 85 bin 160 adet sığır ithal edilerek 131 milyon dolar yurt dışına gönderildi.
Gürer, yıl için belirlenen 500 bin baş ithal hayvan hedefinin, ilk ay verilerine bakıldığında aşılabileceğini ifade etti. İthalatın sektörde kalıcı çözüm üretmediğini söyleyen Gürer, besicinin desteklenmesi yerine dış alımın tercih edilmesinin sorunu büyüttüğünü dile getirdi.
Yem İthalatı 5,7 Milyar Doları Aştı
Hayvancılıkta en önemli maliyet kalemlerinden birinin yem olduğunu belirten Gürer, Türkiye’nin bu alanda da büyük ölçüde dışa bağımlı hale geldiğini söyledi.
Gürer’in açıklamasına göre:
2025 yılında yem ithalatı 5 milyar 712 milyon dolar oldu.
En fazla döviz soya fasulyesi, dane mısır ve kepek ithalatına harcandı.
Soyada yüzde 95 dışa bağımlılık
2025 yılında:
4 milyon 71 bin ton soya fasulyesi ithal edildi ve bunun için 1 milyar 773 milyon dolar ödendi.
4 milyon 730 bin ton dane mısır için 1 milyar 139 milyon dolar ödeme yapıldı.
1 milyon 997 bin ton kepek ithalatına ise 416 milyon dolar harcandı.
Gürer, soya fasulyesinde yüzde 95 oranında dışa bağımlılık bulunduğunu ifade etti.
2026’nın İlk Ayında 475 Milyon Dolarlık Yem İthalatı
Gürer, 2026 yılının yalnızca ilk ayında yem ithalatına 475 milyon dolar ödendiğini belirtti. Bu ithalatta ilk üç sırada dane mısır, soya fasulyesi ve soya küspesi yer aldı.
Arpa Üretimi Düştü
Yem üretiminde yerli üretimin yeterince değerlendirilmediğini ifade eden Gürer, üretimdeki düşüşe de dikkat çekti.
2024 yılında 8 milyon 200 bin ton olan arpa üretimi,
2025 yılında 6 milyon tona geriledi.
Gürer, üretimdeki bu düşüşün yem açığını daha da artırdığını söyledi.
800 Bin Ton Yem Hammaddesi İthalatı Planlanıyor
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açtığı ihalelerin de ithalatın boyutunu gösterdiğini belirten Gürer şu bilgileri paylaştı:
Mart ayında 455 bin ton yem hammaddesi tedariki için ihale açıldı.
28 Şubat’ta ise 350 bin ton yemlik mısır ithalatı için ihale yapıldı.
Bu ihalelerle birlikte kısa sürede planlanan toplam yem hammaddesi ithalatının 800 bin tonu aşacağı ifade edildi.
Kaba Yemin Yüzde 31’i Üretilebiliyor
Türkiye’de hayvansal üretim için gerekli kaba yem üretiminin de yetersiz olduğunu belirten Gürer, gerekli minimum kaba yem miktarının yalnızca yüzde 31’inin üretilebildiğini söyledi. Bu durumun yaklaşık yüzde 70’lik bir açığa işaret ettiğini ifade etti.
“Mera Islahı ve Yem Bitkisi Üretimi Artırılmalı”
Hayvancılığın sürdürülebilirliği için üretim odaklı politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirten Gürer, meraların ıslah edilmesinin önemine dikkat çekti.
“Meraların kalitesinin artırılması ve verimliliğin sağlanması, yem ihtiyacı olan ürünlerde üretimin artırılması gerekiyor.” dedi.
Yem Fiyatları Et ve Süt Fiyatlarını Etkiliyor
Gürer, yem maliyetlerindeki artışın doğrudan gıda fiyatlarına yansıdığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“İthal yemlerdeki fiyat artışı devam ederse et ve süt ürünlerinin yanı sıra beyaz et fiyatlarında da artış yaşanacaktır. Çünkü kırmızı ve beyaz et üretiminde kullanılan yemlerin önemli bölümü ithal ediliyor. İthal yem oranının yüzde 70’e ulaşması nedeniyle yem fiyatları dövize bağlı olarak artıyor.”
Süt Yemi 900 Liraya Çıktı
Yem fiyatlarındaki artışın üreticiyi zorladığını belirten Gürer, 50 kilogramlık süt yemi torbasının 900 liraya kadar çıktığını söyledi. Ayrıca yonca, saman ve küspe fiyatlarının da sürekli arttığını ifade etti.
Gübre Fiyatları da Artıyor
Gürer, savaşın gübre fiyatlarını da olumsuz etkilediğini belirterek bazı gübre türlerindeki fiyat artışlarını şu şekilde sıraladı:
Üre gübresi: 26.000 TL’den 30.500 TL’nin üzerine çıktı
DAP gübresi: 32.000 TL’den 37.500 TL’yi aştı
%21 Amonyum Sülfat: 14.500 TL’den 16.500 TL’ye yükseldi
%26 CAN gübresi: 15.600 TL’den 16.500 TL’ye çıktı
Gürer, savaşın sürmesi halinde fiyat artışlarının devam edebileceğini belirterek, artan maliyetlerin gıda fiyatlarına da yansıyacağını söyled





